Yazan: Prof. Dr. İlyas Çelebi*

İslam dini insanın dini yükümlülüğünü, onun akleden ve irade sahibi bir varlık oluşuna bağlamış ve bu iki yeteneği onun fıtratına yerleştirmiştir. Dolayısıyla insan bilinçli olarak yaptığı işlerden sorumludur. İslam dini insanın dini yükümlülüğünü, onun akleden ve irade sahibi bir varlık oluşuna bağlamış ve bu iki yeteneği onun fıtratına yerleştirmiştir. Dolayısıyla insan bilinçli olarak yaptığı işlerden sorumludur. Akıl insanın bilgi edinmesini sağlayan bir güçtür. İnsan, aklı sayesinde varlıkların hakikatini bilme, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini birbirinden ayırma imkanına sahip olur. Akıl, fizik dünya ile ilgili olarak, duyuların dış dünyadan algılayıp kendine ilettikleri izlenimleri kavram haline getirir. Bunların aynı nitelikte olanlarını bir araya toplar, farklı nitelikte olanlarını ayırır, kavramları birbirleri ile kıyaslayarak varlık ve olayları anlamaya çalışır. Okumaya devam et “Dini Bilginin Oluşumunda Aklın Rolü”