Hakkımda

 

 

 

 

 

 

grs-medium.jpg

1975 Yılında Antalya’da doğdum. İlk öğretimimi Antalya’da tamamladıktan sonra iki yılı Eskişehir Fatih Fen Lisesinde, bir yılı da İzmir Özel Yamanlar Fen Lisesi’nde olmak üzere orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. Üç yıl Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünde , yedi yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk bölümünde okudum. On yıllık üniversite maceram 2002 yılında Hukuk fakültesi diploması almamla son buldu.

grnt061-large.jpg

 

Müzik Yaşamım

 

Müzik benim için ilkokul yıllarında; öğretmenimin, “Sen fülüt çalamıyorsun…” gazıyla başladı. Bir yıl özel fülüt dersi aldım ve hayatımın ilk konserini ilkokul yıllarında verme şansına eriştim.


Ortaokul yıllarında ise eskiden beri içimde yer alan klavye tutkusunu dindirmek için bir yıl da özel piyano dersleri aldım. Fen Lisesi yatılı olduğu için ortaokuldan sonra müzik öğrenimim kesildi. Lise yıllarımda devreye bağlama girdi. Bağlamayı ders almadan kendi kendime çaldım. Sonra da vazgeçilmezim oldu.


Halka açık ulusal konserler ise üniversiteye ilk gittiğimde Ülkü Ocakları Genel Merkezi’ne katılmamla başladı. Bunun ardından takriben dokuz yıl sürecek hareketli bir konserler yaşamım oldu. Anadolunun hemen hemen her yerinde irili ufaklı bine yakın konsere katıldım. Bu süreçte çok insanlarla tanıştık çok şeyler yaşadık. Yollar büyük anılar ve düşünceler verdi bize…

Albüm çalışmam ancak 1999 yılında Akbaş Plak bünyesinde “Kar Tanesi” albümü ile başladı. Bunun öncesinde, Ankara’da Mevlevi tarikatı için, Celalettin Ada ile birlikte Grup Akran “Sisler İçinden” adlı bir albüm yaptık. Fakat bu piyasaya sürülmedi. Sadece tarikat içerisinde dağıtıldı. Kaset piyasada bulunmadığı ve hiçbir reklam yapılmadığı halde halen daha kasetin örnek kopyalarını isteyenlere yetişemediğimi, pek çoklarına da mahcub olduğumu söyleyebilirim. Aslında çok kompleks ve profosyonel bir yapım değildi. Ben bu kaseti ta lise yıllarımda, mevcut ilahi kasetlerindeki müzik katliamlarına kızmam neticesinde Allah’a verdiğim bir sözün gereğini yerine getirmek için yapmıştım. Alanında ilk oldu diyebilirim. İnşallah önümüzdeki yıllarda bunun güncellenmiş halini piyasada görebiliriz.

Kar Tanesi albümünde çok profosyonel bir ekiple çalıştık. Ancak albüm benim tarzımı yansıtmaktan çok uzak olarak tamamlandı. Yani tecrübe edindim diyebilirim. Albümdeki “Verem Eyler” adlı parçaya video klip çekildi ve bu kasetin promosyon dönemi boyunca tüm televizyon kanallarında yayınlandı. Aynı dönem içerisinde promosyon döneminin bir gereği olarak radyo ve televizyonlarda onlarca programa iştirak ettim.

Yapımına katıldığım albümler de oldu… Ülkü Ocakları Genel Merkezince hazırlanan “Kızıl Elma 1” adlı albüme bir şiir ve bir beste ile katıldım. Konya’da bulunan Metehan kardeşim ve bazı arkadaşlarımızla birlikte Grup Orhun’u kurduk. Bu grup için bir albüm hazırladık ama onu piyasaya sürmedik. Tekrar elden geçirme ve yenileme kararına vardık ve bunun çalışmaları halen devam ediyor. Konserlerden veya radyo programlarından kopyalanarak elden ele dağıtılanlar ise zaten insanların malumudur. Bu bir övünme değil… Zira siyasi parçalarımı başka yollarla kimse edinemez. Hatta, siyasi parçalarımın çoğunu teknik imkansızlıklar sebebiyle sahnelerde okumadığım için beni sahnelerde sürekli olarak dinleyenler dahi bunların pek çoğundan haberdar değildir. Geneli, Doğu Türkistan’daki gerilla mücadelesini tema edinmiştir. Bunlar kısmet olursa kendine has bir radikal siyasal seri olarak insanlarla buluşacak. Eserlerimi kategorize ederek yayınlama niyetindeyim. Kar Tanesi’nin devamı olarak sevda parçaları, Siyasal Seri, İlahi Serisi, Konser Albümleri ve Entsrumental bestelerden oluşan albümler olarak ayırmayı düşünüyorum.

Bestelerimi sanatçı arkadaşlarımla paylaştığım da olmuştur. Aşık Sefai, Arif Nazım, Osman Öztunç, Atilla Yılmaz, Mustafa Aksoy, Ozan Davut bunlardan bazıları…

Müzikal çalışmalara ek olarak bir şiir kitabı hazırlığım da var….

 

grnt016-large.jpg

 

Siyasal Süreç

Siyasete, Ermenistan’ın Karabağ’ı işgalini protesto eden bir mitingle başladım. Bunun öncesinde tek işimiz ders çalışmaktı. Bu mitingde sadece Milliyetçi Çalışma Partisi’nin bayrak ve pankartlarının olması, diğer partilerin böyle bir mitingde bir araya gelememiş olmaları benim de tercihimi belirledi. Öteden beri taşıdığım milliyetçi duyguları ancak bu çatı altında geliştirebileceğimi anladım. Bu konuda çok hızlı bir literatür taraması ve okumadan sonra diğerleri ile aramdaki farkı kapattım. Zira bunun öncesinde siyaset adına hiçbir şeyle ilgilenmemiştim.

Üniversiteye gittiğimde olaya direk Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde başlamamız ise bana siyaset adına çok şey kazandırdı. Ülkücü Hareketin sevk ve idare merkezinde bulunmakla, olaylara başka açılardan bakma imkanını elde etmiş oldum. Konserlerde de tüm yurdu ve teşkilatları gezip, bölgesel gerçekleri ve yönelimleri inceleme, analiz etme fırsatım oldu.

2001 Yılında bazı yönetim zaaflarına tavır olarak Ülkü Ocakları Genel Merkezinden ayrıldım. Hukuk fakültesinden arkadaşım olan Tarkan Toper ve aynı devreden Türkçü arkadaşlarımızın çağrısı ile Ata Ocaklarının kurulumunda görev aldım. Ata Ocakları Genel Merkezinde genel başkan yardımcısı olarak bir müddet çalıştım. Daha sonra mevcut ATP yöneticilerinin siyasal ve doktriner anlamda bizim umduklarımızı karşılayamayacaklarını görünce, yurt geneline öteden beri istişare halinde bulunduğumuz genç kardeşlerimizle beraber Demokratik Ülkücü Gençlik Hareketi’ni kurduk. Esas itibarla biz, Ata Ocakları’nın kurulum aşamasında da, hiçbir partiye bağımlılığı olmayan, Türkçü çizginin net olarak sergilenebileceği bağımsız bir gençlik örgütlenmesini savunmuş fakat, diğer arkadaşlarımızın, Ata Ocakları kapısının denenmesi gerektiği yolundaki genel eğilimlerine saygı duyarak iştirak etmiş ve bu yollu girişimlerimizi tehir etmiştik. Nihayetinde, 3 Mayıs 2002 tarihinde Demokratik Ülkücü Gençlik Hareketi benim öncülüğümde kurulmuş oldu. Bu oluşumun çalışma ilkeleri ve genel doktrini ilgili yayın organlarında yazılıdır. Çalışmalarımız halen devam ediyor…

 

İlgi Alanlarım

İlk olarak çok geniş yelpazede meseleler üzerine çalıştığımı, düşünceler ürettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bunların başında da Din bilimleri ve özellikle tefsir gelir. İslam dininin akaid ilkeleri ile bağlantılı olan, metafizik mevzuları inceler ve bu hususlarda çokça düşünürüm. Yaratılış, zaman, mekan, kader, ezeliyet, Allah’ın isimleri, sıfatları ve sünnetullah bunların başlıcalarıdır. Bununla ilişkili olarak, Allah’ın adaleti yani mutlak adaletin nasıl tesis ettiği ve edeceği üzerine düşünce ve çalışmalarım var. Bunları bir kitap olarak derlemeyi düşünüyorum. Yine aynı doğrultuda, Kur’an ve Devlet yönetimi ve Kur’an Siyaset Usulü üzerine araştırma ve çalışmalarım, konunun önem ve özelliğine binaen uzun yıllardan beri devam ediyor. Bana göre, Kur’an-ı Kerim’de, sevk ve idare bilimlerine ilişkin çok önemli ilkeler yer almaktadır. İslam literatüründe bu alana ilişkin yazılan eserler, Kur’an kaynaklı olmaktan ziyade, kişisel görüşler, tavsiyeler ve tarihi menkıbeler üzerine kuruludur. Ben olayın sadece Kur’an kaynaklı bölümleri üzerinde çalışıyorum ve inşallah bunları da bir kitap olarak diğer insanlarla paylaşmayı umuyorum.

Sevk ve idare ile ilgili olarak yine, Strateji bilimleri üzerine çalışmalarım var. Bu da bir hayli kapsamlı bir konu. Ulaşılmak istenen bir hedef için strateji geliştirirken kullanılacak örnek ve sistematik yöntemleri, “Sistematik Strateji” adlı bir çalışmada topluyorum. Strateji geliştirme işi mutlak olarak sistematize edilemez ama olabildiğince sistemleştirilirse kullanıcılar ve analizciler için büyük kolaylıklar sağlar.

Felsefi olarak, biraz önce andığım Adalet felsefesi ile iletişimin insan ve toplumların gelişimindeki rolü gibi hususlar ilgim dahilindedir. Genel yaklaşım tarzı olarak faydacılık ekolünü benimsediğimi söyleyebilirim.

Meslek olarak ta benimsediğim Hukuk alanında da, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, Ticaret Hukuku ve sözleşmeler hukuku ilgimi çeker. Aynı düzlemde, İslam Kamu Hukuku da daimi olarak dikkat ettiğim alanlardır. Benzer olarak bir nevi Allah’ın kendisi için belirlediği kurallar veya uygulama teamülleri diyebileceğimiz Sünnetullah kaideleri de hukuk bağlamında incelediğim bir konudur.

Tabiat daima ilgimi ve hayranlığımı çekmiştir. Zira tabiat aslında sünnetullahın önemli bir bölümünü barındırır ve tabiat her mevzuda bilgi edinmek isteyenler için içi açılmış yaşayan bir kitaptır. Fen Lisesi mezunu olmam sebebiyle pozitif bilimlere hep yakın ve alakadar olmuşumdur. Tüm tabiat hadiselerine ilişkin belgeseller ve yazılar bende büyük ilgi uyandırır. En detaylıları dahi asla beni sıkmaz ve yormaz.

Tabiat dahilinde olarak, insanlığın gelecekteki yaşam ve savaş alanı olan gökler ve uzay hep ilgimi çekmiş ve gelecek adına uzayda nasıl bir yaşamın şekillenebileceği üzerine sıklıkla düşünmüşümdür.

Pozitif bilimler içerisinde matematiği ve geometriyi hep sevmişimdir ve genelde bu alanlarda yeterince başarılı olmuşumdur.

Sevk ve idare bilimleri ile ilgilenen bir kişi olarak tabi ki sosyal psikoloji, sosyoloji ve psikolojiyi es geçmem mümkün değil.

Eğer yarayışlı bir yazı yahut belgesel dek getirebilirsem, eski uygarlıklar, yaşam tarzları ve eserleri üzerine konularla, Kur’anda sıklıkla bahsedilen Firavun dönemi Mısır uygarlığı feci şekilde dikkatimi tetikler. Bunda, Kur’an da benim tespit ettiğim sevk ve idare ilkelerinin önemli bir kısmının Hz. Musa çerçevesinde oluşmasının da büyük katkısı var. Yine, önceki peygamberler ve kavimleri de aynı kapsamda ele alınabilir.

İnsanlığın medeniyet gelişiminde en büyük etkiye sahip bilgisayar, internet ile bağlı teknoloji ve yazılımlar hoşuma gider ve yeterince kurcalarım.

Gökler ve uzay mevzuunda belirttiğim gibi insanlığın gelecekteki yaşamları ile kıyamet alametlerinin oluşum ihtimalleri daimi olarak düşündüğüm şeylerdir. Bu kapsamda bilim kurgu yapıtlarını, normal bir izleyici yahut okuyucudan biraz daha farklı detayları ile takip ederim. Bilim kurgu ile uğraşanlara da hayranımdır. Zira bilim kurgu çok engin bir hayal gücü gerektirir. Mevcut ve olası buluşlarla Kur’an ayetleri arasındaki paralellikleri her zaman incelerim. Onlara bakarak, yakın gelecekte keşfini beklediğim ve Kur’an ayetleri ile delillendirdiğim pek çok olası buluş ve icattan bahsedebilirim.

Hafızam zayıf olduğu ve beni pek çok ortamda mahçup duruma düşürdüğü için, beyin fonksiyonları üzerine okumuşluğum da fazladır. Hafızamı geliştirmek adına, mevcut tüm yöntemleri de araştırıp inceledim. Beynin çalışma fonksiyonlarını ve yapısını inceledikçe Allah’ın ilmi ve kudreti karşısında eğilmemek mümkün değil…

Hayatım boyunca yaptıklarımla, yapabilecek olduklarımı karşılaştırınca, inatçı, geçimsiz ve tembel olduğumu söyleyebilirim. Yapı itibariyle çabuk affediciyimdir. Unutkanlık çerçevesinde geçmişe yönelik bir takım şeyleri de unuttuğum için kin tutamam diyebilirim. Affedici olmakla birlikte biraz asabi ve sabırsızımdır.

Karşımdakinin zeka ve anlama kaabiliyeti müsait olur ve bir de demagoji yapmazsa karşılıklı tartışmalara bayılırım. Fakat tartışma usulü tamamen delillere dayalı olmalıdır. Kişisel kanaatler üzerine konuşmayı sevmem. Zira bunların aksini kanıtlamak ve bu hususta muhatabı ikna edebilmek zordur. Bu kurallar dahilinde sert ve sıkı bir tartışmacı olduğumu söyleyebilirim. Bununla birlikte karşıt düşüncelere ve her türlü düşünceye saygı duymasını bilirim. Tartışmak için pek konu sınırlamasına da ihtiyaç duymam. Belki spor ve edebiyat gibi konuları es geçerim.

Dertleşmek isteyen insanları dinlemeyi çok severim. Benden daha tecrübeli olan insanların tecrübelerinden istifade etmek ve anılarını dinlemek beni hiç sıkmaz. Hatta, onları ben zorlarım. Bunlar harici sohbetlerin tamamı, yani tarafların birbirlerinden bir şey öğrenmeyecekleri yahut neticede bir fayda elde etmeyecekleri muhabbetler bana çok ters ve sıkıcı gelir.

Kuran-ı Kerim meali müstesna olmak üzere, yazılı olarak elde edip okuyarak öğrenebileceğim bir hususu dinleyerek öğrenmekten nefret ederim. Dolayısıyla, dersler, konferans ve paneller beni ileri derecede sıkar, bunları dinlerken derhal ve inanılmaz bir biçimde uykum gelir…

Korku filmleri ve dram içeren filmleri seyretmeyi sevmem. Çünkü bana göre, hayatta yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz hissettiğimiz vs. her şey bizim hormonal yapımızı ve bilinç altımızı az veya çok etkiler. Ben bu durumu “Hayattaki her şey her şeyi etkiler” sözüyle formülüze ederim. Korku filmleri ile dram filmleri bence hormonal yapımızla bilinç altımızı olumsuz etkiler ve bu durum, gelecekte alacağımız kararları, sarf edeceğimiz sözleri vs. makro veya mikro planda, az veya çok etkiler. Her ne kadar, bunlardaki bazı durumların hayatın gerçekleri ile insanın korunma güdüleri üzerinde alıntı tecrübeler oluşturacağından bahisle faydalarından bahsedilebilecek olsa da, ben seyretmemeyi ve ilgilenmemeyi tercih ediyorum.

Yürümek ve yürürken düşünmek en büyük hobimdir. Balık tutmak, zeka ve strateji oyunları, bir hususu çeşitli kaynaklardan araştırmak diğer hobilerim arasındadır. Araştırmayı sevdiğim ve kıt kaynaklara bağlı kalmayı doğruya ulaşma anlamında güvensiz gördüğüm için iyi bir kaynak arşivi bulundurmayı, bunun maliyeti yüksek olsa da hep tercih etmişimdir. Kitaplığımdaki kitapların tamamı bilgi verici eserlerdir. Roman, hikaye gibi yapıtları okumam ve elimde bulundurmam.

Hafıza sorunları sebebiyle yabancı dillere ilişkin yeteneğim çok zayıftır. Bu sebeple, yabancı dilde yayınlanan eserleri okuyamamanın verdiği üzüntü bende çok büyüktür.

Antika şeylerden hoşlanmam. Eski eşyalar ve bunlarla dekore edilmiş mekanlar bana sıkıntı verir. Eski adına bende ilgi uyandıracak olan şey, milattan önce yaşamış uygarlıkların mimari eserleridir.

Bu kadar ilgi sahası içerisinde bir şey hakkında düşünürken benim dikkatimi dağıtıcı şeyler canımı sıkar. Bir müzisyen olmam sebebiyle belki ilk duyuşta ilginç gelecek ama, çoğu insanın aksine ben müzik dinlerken okumayı sevmem. Çünkü bu benim dikkatimi dağıtır. Biz müzisyenler, bir müzik eserini diğerleri gibi dinleyemeyiz. Kafamız, hangi enstrumanın nerede ne için kullanıldığı, duyguların hangi kelime grupları ile aktarıldığı, uyaklar, kafiyeler, ritimler, baslar vokaller vs. teknik konularla meşgul olur. Bu sırada da okuduğumuza konsantre olamayız.

İnsanları gece insanları ve gündüz insanları diye ayırmak gerekirse, ben gece insanlarındanım diyebilirim. Bununla birlikte, gündüzün de hiç bitmemesini isterim. Akşam vakitleri bende hüzün ve karamsarlık oluşturur. Gece ise, benim için fikir üretmek ve düşünmek adına en ideal vakitlerdir.

Duygusal bir insan olmamdan mıdır bilmem, etrafımdaki insanların psikolojik durumları, ruh halleri beni çok çabuk ve derinden etkiler. Karşımdaki stresli ise, öfkeli ise, heyecanlı ve neşeli ise bu bana derhal yansır. Bunun için olsa gerek ki, benim için bir insanda olması gereken en önemli hal gülmedir, gülümsemedir, neşedir. Bestelerimde bu tema sıklıkla işlenir. En çok geçen kelime de her halde gülme ve gülücüklerle ilgili kelimelerdir. Espri yapmayı, yapanları, fıkra anlatmayı ve anlatanları severim. Ortam hoş ve huzurlu olsun yeter…

Aynı mantık çerçevesinde olsa gerek, uzlaşmayı ve uzlaştırmayı da severim. Hatta, uzlaşı yöntemleri üzerine de düşünür ve ilgili materyalleri okurum. Kur’anda da belirtildiği gibi; “Sulh daima hayırlıdır…”

Bu kadar ilgi sahası içerisinde, dağınık bir insanımdır. Çalışma ortamında zaman zaman yaptığım toparlamalar olmasa, kişi kendisini bile kaybeder…

Bir kitabı baştan sona kadar okumaya değer ve önem vermem. Genel faydacılık ilkem gereği, ancak lüzumlu olan yerleri ile meşgul olurum. Tüm kitaplarım bir bilgi bankası olarak her zaman hazır ve nazır olarak durur. İhtiyacım olan şeyi inceler ve bırakırım. Okuduklarım içerisindeki, rakamlar, isimler, tarihler, yer adları gibi şeylerle ilgilenmem. Benim için ana tema, öz fikir önemlidir. Onu süzer çıkarırım. Fikirlerimi değiştirme konusunda asla ve hiçbir şekilde inatçı değilimdir. Bana mantıklı ve doğru gelen bir fikri derhal benimserim. Fikrin, kime, hangi siyasal tarafa ait olduğu beni hiç ilgilendirmez. Doğru olarak nitelendirmem yeterlidir. Bir başka grubun, bir başka kişinin fikrini benimsemeyi bir aşağılık veya basitlik olarak görmem. Böyle olunca kendi içimde oluşan hayat görüşü daima gelişir ve güncellenir. Asrın gerisinde kalmaz. İhtiyaçlara cevap verici ve genel kabul görücü olur.

Elbette bu yazı içerisinde her şeyi anlatıp bitirmek mümkün değil. Öyle bazı duygu ve düşüncelerim vardır ki, bunları ancak bestelerimle anlatabilirim…

Ali Aksoy

 

Reklamlar

112 thoughts on “Hakkımda

Add yours

  1. Ya koca Yunus! Atam Yunus ne kadar doğru söylemiş:”ilim,ilim bilmektir.İlim kendin bilmektir.” bir insan kendini bu denli iyi anlatabiliyorsa ilim çağı denilen şu zamanda Faydalı İnsan arayışına hiç girilmeden yön bulunabilir doğruya güzele ve sevgiye. o zaman dinle düsturu uyarınca atalarımın; dinlemeye devam etmek gerek:)

  2. ali abim ziyaretçi defterine mesaj bırakamadığım için buraya yazıyorum. ben sizinle çok uzun süredir(3,5yıl)irtibata geçmeye çalıyorum. konyadan metehan temizel ve ibrahim dülger ile belli zamanlarda çok görüşüp konuştuk. ahmet yılmaz abimle çok yakından tanışıyoruz. belli konularda size danışmak istediğim şeyler var ama dediğim gibi nasip olmadı irtibata geçersek çok sevinirim.allah razı olsun şimdiden abim…

  3. Merhaba Ali Bey,
    Benim için ana tema, öz fikir önemlidir. Onu süzer çıkarırım. Fikirlerimi değiştirme konusunda asla ve hiçbir şekilde inatçı değilimdir. Bana mantıklı ve doğru gelen bir fikri derhal benimserim. Fikrin, kime, hangi siyasal tarafa ait olduğu beni hiç ilgilendirmez. Doğru olarak nitelendirmem yeterlidir. Bir başka grubun, bir başka kişinin fikrini benimsemeyi bir aşağılık veya basitlik olarak görmem. Böyle olunca kendi içimde oluşan hayat görüşü daima gelişir ve güncellenir. Asrın gerisinde kalmaz. İhtiyaçlara cevap verici ve genel kabul görücü olur.
    Tüm insanlığın, sizin kendinizi anlatırken kullandığınız bu cümleler eşliğinde, birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını Allah’tan dilerim…Fikirlerinizi ve hayata bakış açınızı, yelpazelendirmeniz son derece güçlü gözüküyor…Şu üç günlük hayatta yaşamak istediklerinizi layık olduğunuz seviyede yaşamanızı engelleyecek hiçbir sorun çıkmayacaktır görüşündeyim…
    Sizi ilk defa tanıyorum ve bir arkadaşımla alakalı google da arama yaparken denk geldi…. yazdıklarınız ilgimi çekti, kendinizi tanıtırken ki düşünceleriniz ve yaşadıklarınız bana da son derece yakın gelince içinden yazmak geldi…sürçü lisan ettikse af ola..
    Selam ve sevgiyle..

  4. Asude hanım selam,

    Bu vesile ile de olda tanıştığımıza memnun oldum. Tüm insanlık için dile getirdiğiniz dua ve temenninize aynen katılıyorum. Allah razı olsun. Sitemizde yazı ve yorumlarınızı görmek dileği ve selam ile…

  5. “Üç yıl Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünde , yedi yıl Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk bölümünde okudum. On yıllık üniversite maceram 2002 yılında Hukuk fakültesi diploması almamla son buldu. Aynı yıl Antalya Barosu nezdinde avukatlık stajıma başladım. Halen Antalya’da avukatlık yapmaktayım.”
    Aklıma takılan bir şey var. Madem sadece dini kurandan anlayacağız ve siz öyle yapıyorsunuz, Kuran ilimleri üzerine vakıf olmanız gerekir diye düşündüm, hemen hakkımızda bölümüne baktım. Ancak Kuran ilimleri ile alakalı bir eğitiminiz gözükmüyor. Kuran’ı anlamak için en azından Belagat biliyor olmanız gerekir, yoksa (garip ama) mealden mi Kuran’ı anlıyorsunuz (:

  6. Selam Abdullah,

    Sana http://www.hanifdostlar.com sitesini tavsiye ederim. Bu forumda bu ve benzer pek çok meseleyi tartışıyoruz. Her ne kadar blog sayfalarına yorum yazılabilirse de, nihayet blog sayfaları tartışma yapılacak yerler değildir.

    Ama bu söylediğim, senin soruna cevap vermeyeceğim anlamına gelmez.

    Demek Allah, Kuran’ı “belagat” ilmini bilenler için mi indirmiş… Hayret … Ben de, ins ve cinn den bütün herkese indirildiğini biliyorum 🙂

    İslamda Ruhbanlık sınıfı yoktur. Bundan sonraki sorularınızı http://www.hanifdostlar.com sitesinde / forumunda sorunuz cevaplayalım inşaallah…

    Selametle kardeşim…

  7. Sevgili Ali Kardeşim ; beni hatırlaman için sadece 2 olay söyleyeceğim. 1- Nallıhan Ülkü Ocağı’nın Gecesi
    2- Nallıhan Ülkü Ocağı Eski Başkanının düğünü

    Evet Ali kardeşim siz 2001 yılında Nallıhan’da benim düğün törenimde bulunmuştunuz. Daha sonra size ulaşma imkanımız olmadı buraya msn adresimide yazıyorum unalkarahan1@hotmail.com İnşallah bundan sonra birbirini kaybeden ama yüreklerinin bir yerinde hep olan Ülküdaşlarımızı ve dostlarımızı bulmak ümidiyle….

  8. Ve aleyküm selam Ünal başkanım,

    Artık burdayım, değerli yorumlarınızı ve desteğinizi esirgememenizi umarım.

    Biz birbirimizi kaybetmeyiz. Bizim fenerimiz her yeri gösterir.

    Ülküdaşlarımıza selam…

    Dua ile…

  9. Kuran sadece belagat bilenlere indirilmedi elbette… ancak söylemiş ve iddia etmiş olduğunuz şeylerde meal ile anlaşılacak şeyler değil. En azından fiillerden bahsediliyor (salat kelimesi gibi), bu da sarf ve nahiv ilminin alanına girer, -demek ilim lazım-
    Kuran yolunda en azından millete yol göstermek bi şeyi ıspat etmek için lazım olan bir şeydir bu ilimler. Çünkü sizden bir kaç siteden almışsınız bu yazıları, bunları savunuyorsunuz ama onların doğru olup olmadıklarının sağlamasını yapamazsınız bi şeyleri bilmeden…
    peki hanifdostlar’da devam ederiz…

  10. Ah Abdullah kardeşim ah…

    İşte biz de bunun kavgasını veriyoruz aslında… Yani mealsiz olmaz ama, yanlış mealle de hiç olmaz. Yani meali / çeviriyi belli bir mantığın zorlaması altında yapmışsanız bu da olmaz. Misal; yıllar boyunca, Allah’ın; “Sana kadınların ay halinden sorarlar, de ki; o bir ezadır” ayetini, “Deki; o bir pisliktir” olarak okumadık mı? Hangi kendini bilmez (Diyanet dahil), hangi cürretle, Allah’ın “eza / rahatsızlık / hastalık / güçlük” olarak tanımladığı bir şeyi, “pislik” olarak çevirebilir ? Bunun yüzlerce örneği var.

    Neyse… Hanifdostlar’dan devam inşaallah…

    Selam ve dua ile…

  11. S.a
    Sevgili kardeşim bu gece nette dolaşırken siteni tesadüfen gördüm.Bu vesile çalışmalarını inceleme fırsatım oldu.
    İnşallah Antalya’ya yolumuz düşerse bir çayını içmeye ugrarım.
    Selam ve dualarımızla
    sevgiyle kalın.

  12. hasulku Diyor:
    23 Apr 2007 9:55 pm eDegerli Gardasim ali aksoy allah razi olsun,calismalarinizda basarilar dilerim bu aksam bloga girdim ülkücühaber sitesini biliyorudum.Calismalarinizin devamini diler Allah yar ve yardimciniz olsun.
    tr_musty Diyor:
    29 Apr 2007 2:12 pm eİşte, ey unsur-u isyan, bu elim izmihlal,

    Seni tahrik eden üç beş atığın marifeti!

    Ya neden beklemiyordun bu rezil akıbeti?

    Hani, milliyetin İslam idi… Kavmiyet ne!

    Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine.

    “Arnavutluk” ne demek? Var mı şeriatte yeri?

    Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri!

    Arabın Türke; Lazın Çerkese, yahut Kürde;

    Acemin Çinliye ruçhanı mı varmış? Nerde!

    Müslümanlıkta “anasır” mı olurmuş? Ne gezer!

    Fikr-i kavmiyeti tel’in ediyor Peygamber.

    En büyük duşmanımdır ruh-ı Nebi tefrikanın;

    Adı batsın onu islam’a sokan kaltabanın!

    Şu senin akıbetin bin bu kadar yıl evvel,

    Sana söylenmiş iken doğru mudur şimdi cedel?

    * *

    Artık ey millet-i merhume, sabah oldu uyan!

    Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan?

    Ne Araplık, ne de Türklük kalacak aç gözünü!

    Dinle Peygamber-i zişanın ilahi sözünü.

    Türk Arapsız yaşamaz Kim ki “yaşar”der, delidir!

    Arabın, Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir.

    Veriniz baş başa; zira sonu hüsran-ı mübin.

    Ne hükümet kalıyor ortada, billahi ne din!

    “Medeniyet” size çoktan beridir diş biliyor;

    Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.

    Arnavutluk bize ibret olacakken, hâlâ,

    Ne bu şüride siyaset, ne bu fâsid dava?

    Görmüyor gittiği yanlış yolu, zannım, çoğunuz…

    Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz!

    Bunu benden duydunuz, ben ki evet, Arnavudum,

    Başka bir şey diyemem… işte perişan yurdum!…

    M. Akif Ersoy
    tr_musty Diyor:
    29 Apr 2007 2:18 pm eMüslümanlık nerde, bizden geçmiş insanlık bile…

    Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nâfile!

    Kaç hakikî Müslüman gördümse: Hep makberdedir;

    Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!

    İstemem dursun o pâyansız mefâhir bir yana…

    Gösterin ecdâda az çok benzeyen bir kan bana!

    İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yâdigâr!

    Çok değil ancak! Necip evlâda lâyık tek şiâr.

    Varsa şayet, söyleyin bir parçacık insâfınız:

    Böyle kansız mıydı – Hâşâ – kahraman eslâfınız ?

    Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdâsına?

    Benzeyip şîrâzesiz bir mushafın eczâsına,

    Hiç görülmüş müydü olsun kayd-ı vahdet târumâr?

    Böyle olmuş muydu millet can evinden rahnedar?

    Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi?

    Böyle adet miydi, bî-pervâ, yemek insan leşi?

    Irzımızdır çiğnenen, evlâdımızdır doğranan!

    Hey sıkılmaz! Ağlamazsan, bâri gülmekten utan.

    MEHMET AKİF ERSOY
    ahmed değirmenci Diyor:
    04 May 2007 11:09 pm eAli Agbi merhaba. Beni hatırladığınıza ve rahatsızlık vermediğime inanarak buraya da bu mesajı yazıyorum. Epey bir zaman oldu ki size yine bir elektronik posta attım ama hala cevabını alabilmiş değilim. Sizinle görüşmeyi tanışmayı sizin gibi birini bir dost olarak kazanmayı gerçekten çok istiyorum.
    Bu arada ancak 1 ay kadar önce öğrendiğim bu siteyi de çok farklı buldum. Zira sadece ve sadece bir sanatçıya ve ya bir şahsa ait basit bir site olmayıp gerçekten Dini, Milli, Kültürel ve güncel konularda da bilgilendirme imkanı tanıyan bir site olduğunu düşünüyorum. Bunun için ayrıca tebrik etmek istiyorum.
    Allah’a emanet olun..
    Faruk ŞAHİN Diyor:
    22 May 2007 10:27 am eSaygılarla tadlandırılmış bir dost selamın ile….selamun aleyküm….

    sayın Ali abim abm diyorum zira inanılmaz çok beğendim sitenizi ve bahsettiklerinizi Allah yolundan ayırmasın sayın abim cümlemizi bu arada sizle görüşmek ve tanışmak da isterim http://www.vatanasiklari.com sitesinin adminiyim siizler kadar büyük olmasak da elimizden geldiğince genç kardeşlerimizi bir takım konularda zaaflarına çözüm bulmaya gaayret ediyoruz incelerseniz ve beğendiğiniz takdirde tavsiye ederseniz sevinirim..selametle
    Mehmet Aldemir Diyor:
    28 May 2007 3:49 am eSelamunaleyküm,
    Sayin Ali Aksoy sitenizi ve icerigini cok begendim tebrikler, böyle güzel icerikli siteler görmek insana huzur veriyor, calismalarinizin, basarilarinizin devamini dilerim, Allah yar ve yardimciniz olsun. uzun zamandir bende merak birakan bir konuvar onuda sormadan gecemeyecegim, acaba yeni bir albüm yapmayi düsünmüyormusunuz? yanlis anlamayin ilk albümüz kötü degildi hala dinliyoruz inanin, sadece albümlerin devami gelecekmi yoksa ilk ve son muydu?
    sizleri ve sizin gibi güzel doslari web sitemizde göremek bize mutluluk ve gurur verir.
    Mehmet Aldemir http://www.darendeli.de forum admini.
    Selam ve Dua ile
    teoman Alpsakarya Diyor:
    01 Jun 2007 9:27 pm es.a ali kardesim gezerken sitene tesadüfen rastladım.kendin gibi dolu dolu bir site hazırlamışsın.sevgiler…A.E
    toprak erdem Diyor:
    04 Jun 2007 12:36 pm es.a ali bey kardeşim

    evvela bu sitenizden dolayı sizi kutlarım

    Bakara 284.ayet hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Mademki kuranda nesh yok ki rabbimiz öncekiler için (ehli kitap)bunu kullanmışken bunun sebebide tahrifat olduğundan malumu aliniz üzere

    genelde hadislerle bu ayeti yorumladıkları için olay basite indirgenmiş durumdadır.

    allahın dini basit değil basit kişiler yüzünden bir çok şeyde kavram kargaşası yaşanıyor…

    kurana göre bu ayeti nasıl anlamalıyız???,

    Allaha emanet olunuz

    Malatyadan hasan yerli
    Ali Aksoy Diyor:
    04 Jun 2007 1:42 pm eSelam Hasan Yerli,

    Bu hususa dair sitemizde yazılar var. Lütfen yorumlarınızı bu başlıklar altında dile getiriniz.

    İlgili başlıklar aşağıda sunulmuştur.

    DİNİ OYUNCAĞA ÇEVİRME: NASİH – MENSUH

    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/04/01/dini-oyuncaga-cevirme-nesih-mensuh/

    KURAN’DA NESH VAR MIDIR ?
    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/01/kuran%e2%80%99da-nesh-var-midir/

    KURAN’DA NESH VE RECM CEZASI
    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/23/kuranda-nesh-ve-recm-cezasi/

    Bunların dışında da pek çok başlık altında bu hususa değinilmiştir.

    Gerek bu bölümde gerekse ziyaretçi defteri bölümünde yazılarla ilgili herhangi bir hususun tartışılmamasını, yazılarla ilgili meselelerin ilgili yazı başlıkları altında tartışılmasını rica ediyorum.

    Saygılarımla…
    Seyhan Aydin Diyor:
    09 Jun 2007 10:36 pm eAli bey kuran üzerine arastirmalar yaptiginizi sitenizden anliyorum bu konuda belki isinize yarar düsüncesiyle http://www.iktibas.info sitesini tavsiye edebilirim…
    insaallah hayirli olmasi ümidiyle…
    Ali Aksoy Diyor:
    09 Jun 2007 11:07 pm eSeyhan Bey selam,

    Bahsettiğiniz siteden alıntılarımız var.

    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/04/29/kuranda-itaat-kavrami

    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/01/risalet-ve-sunnet/

    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/01/nebevi-sikayet-bu-kavmim-kur%e2%80%99an%e2%80%99i-terketti

    https://aliaksoy.wordpress.com/2007/03/01/kuran%e2%80%99da-nesh-var-midir

    İlgi ve duyarlılığınız için teşekkür ederim.

    Selam ile…
    Tamer ÇINAR Diyor:
    12 Jun 2007 9:28 pm eÇalışmalarınızın ve araştırmalarınızın devamını ve hayırlara vesile olmasını dilerim
    Saygılarımla
    Tamer ÇINAR
    AHMED DEĞİRMENCİ Diyor:
    16 Jun 2007 8:47 pm eSelamün Aleyküm. Ali abi ısrarla sizden cevap bekliyorum. olumsuz da olsa bana bir şeyler deyin. Allah’a emanet olun abi.
    Ülkücü Liseliler Diyor:
    05 Jul 2007 4:33 pm eAli abi Ülkücü Liseliler(www.ulkuculiseliler.org) Her zaman arkanda.Abi Turan var hep şarkılarında çok güzel hayranlıkla dinliyoruz.Biraz Hak dinimizede yer versen.Türk-İslam Ülküsüne?
    Ali Aksoy Diyor:
    05 Jul 2007 4:47 pm e Ülkücü Liseliler selam,

    Sabredin biraz daha…
    Ali Aksoy Diyor:
    05 Jul 2007 5:01 pm eAhmet Değirmenci seni unutmadım,

    Ama senden bir cevap gelmedi. Sanırım e-posta adresini bana yanlış gönderdin. (ayaptekin ??)

    Önceki adresine yazdım bu sefer.

    Şiirlerin çok güzel ve kitabını bekliyorum.

    Selam ile…
    nihat koç Diyor:
    06 Jul 2007 7:05 am es.a.
    Ali kardeşim uzun zaman oldu seninle görüşmeyeli.Yapmış olduğun site sayesinde senden haberdar oldum.Çok tanıdığın vardır belki beni hatırlayamazsın ortaokuldan sıra arkadaşın.
    Çok güzel bir site yapmışsın.Nerden nereye gurur duydum seninle, başarılarının devamını dilerim.
    Allaha emanet ol görüşmek dileğiyle.
    Saygılarımla.
    Ali Aksoy Diyor:
    06 Jul 2007 8:11 am eSelam Nihat, unutur muyum seni…

    E-mail attım sana…

  13. Bozkurt Alperen Diyor:
    06 Jul 2007 2:35 pm eEyvallah abi:)
    Bekliyoruz
    dursun Diyor:
    20 Jul 2007 10:14 am esela ali aksoy
    milliyetcilik ile islamı nasıl bağdaştırıyorsun?
    türk islam sentezi ne anlama geliyor?
    Allah dinin tamamlıyamadı sizmi tamamlıyorsunuz?
    esen kalın
    Ali Aksoy Diyor:
    21 Jul 2007 6:20 pm eSelam Dursun;

    Bu hususlarda daha evvel yazdım.

    https://aliaksoy.wordpress.com/ziyaretci-defteri/#comment-22

    Burada da tartıştık;

    http://www.hanifdostlar.com/forum_posts.asp?TID=3179&PN=1&TPN=1

    Selam ve dua ile, sen de esen kal…
    metin şekerci Diyor:
    05 Aug 2007 3:04 pm esevgili Ali Aksoy,
    daha önce konserlerinizi izleyen biri olarak, birgün Ali Aksoy ile aynı çizgide buluşabileceğimi rüyamda görsem inanmazdım..
    Hatta, halen şok içerisindeyim desem bilmem ne dersiniz?..
    Bir dönemler aynı siyasi görüşü paylaşan ben, Ali Aksoy’un, Osman Öztunç’un Ahmet Baydaroğlu’nun HANİFLİĞE ne kadar yakışacağını hayal edip dururdum..
    Hele Osman Öztunç’un gittiği her yerde ilk önce türbe ve yatırları kutsaması öyle zoruma giderdi ki?..
    Fakat, sizin şu anki durumunuz inanın yüreğime su serpti..
    Birgün adını andığım insanların da bu gerçeğe teslim olacakları umudunu daha canlı tutmam gerekliliğini sayenizde hatırladım..
    Rabbim yar ve yardımcımız olsun.. vesselam
    Ali Aksoy Diyor:
    05 Aug 2007 3:25 pm eSelam Metin kardeşim;

    Allah senden razı olsun. Beni hükümde ortak koşmak gibi bir çukurdan çıkardığı için Allah’a hamd ediyorum. Allah dosdoğru yolundan ayırmasın.

    Konserlere ara verdiğim için diğer sanatçı dostlarımla bu hususlarda konuşma imkanı bulamadım. Fakat, şunu söyleyebilirim ki, Aşık Sefa-i için umduğun güzellik vücut bulmuştur.

    Esasen o eskilerden beri “Allah’ın Rahmeti” açısından benzer düşünüyor ve gelenek dininin “önüne gelen herkesi cehenneme gönderme merakını” kıyasıya eleştiriyordu.

    Bunları kim söylemişse “yalan” söylemiş diye açıkça da söylerdi.

    Bizim bu tarafa konsere geldiğinde konuştuk… Bana dedi ki, “Ben de aranızdayım”

    Allah dosdoğru yolundan ayırmasın. O, şahitlerin en hayırlısıdır.

    Selam ve dua ile…
    metin şekerci Diyor:
    05 Aug 2007 4:25 pm eBu ne güzel bir haber sevgili Ali Kardeş,
    Demek Sefai abi de artık MUSA’NIN RABBİNE İMAN ETTİM diyenler kervanında..
    Hep merak ederdim..
    Ölmeden şu gelenekçilik dininin yıkıldığını görürmüyüm diye..
    Ümidim öyle arttı ki..
    Rabbim göstersin de gözlerim açık gitmesin inş..
    BEL MİLLETE İBRAHİMA HANİFA.. VEMA KANE MİNELMÜŞRİKİYN..
    amenna ve saddekna..
    damla Diyor:
    11 Aug 2007 2:43 pm emerhaba Ali bey böyle bi site hazırladığınız için sağolun benim kafama takılan sorular var msn adresinizi yazabilirmisiniz?
    Veli KOÇ Diyor:
    11 Aug 2007 7:21 pm eselam ali abi
    Nihayet siteden beni haberdar ettiğin için sağol. Abdullah Bey’e, bir insanın bu kadar şeyi nasıl bilebileceği konusunda, bana ilk mektuplarından birisinde yazdığın bir cümle ile küçük bir yanıt da ben vermek istiyorum. Hatırlarsan internetin bu kadar yaygın olmadığı zamanlarda mektuplaşırdık… Demiştin ki “bizler hal, hatır sormak için mektup yazmayız. Birşeyler öğrenmek ve öğretmek için mektup yazarız.” Yani birşeyleri bilmek için yalnızca meal yetmeyebilir, bilenlerle dost olmak öğrenmenin ilk adımıdır. İnşallah Abdullah kardeşimiz de bildiklerini bizimle paylasır ve biz de o kunuda nereden ğrendiğimiz sorulduğunda Abdullah Beyden cevanını veririz.

    Allah yar ve yardımcın olsun.
    Ali Aksoy Diyor:
    11 Aug 2007 8:26 pm eSelam Veli kardeşim / dostum;

    Hoş geldin. Sitemizde kal. Burada “en mühim bir haber’e / Kuran’a” ilişkin “alışılmadık” sözler, bilgiler var…

    Selam ve dua ile…
    damla Diyor:
    13 Aug 2007 6:55 pm ehttp://www.islamca.org/showthread.php?t=38
    merhaba Ali abi bu siteden okudum.Şimdi resim yapmak harammı?
    Ali Aksoy Diyor:
    13 Aug 2007 7:13 pm eSelam Damla;

    Birincisi; her soruyu ilgili olduğu bölümde sormanı rica ediyorum.

    İkincisi; helal yahut haramı belirleyen ben değilim. Bu yetki kime aitse öncelikle O’na sormalısın. Orda bulamazsan, o sitede konuşan kişiye “bakara” ne demek, Kuran’da böyle bir sure neden var diye sormalısın.

    Üçüncüsü; Kuran’dan heykel ile ilgili ayet aktardığını zanneden kardeşe, bunun neresinde heykel yapmak haramdır yazıyor, farklı farklı dillerden mi konuşuyoruz diye sormalısın. Hatta, o zat-ı muhtereme, Kuran’da Süleyman peygamber için koca koca heykeller yapan cinlerin ve bunu yaptıran Süleyman peygamberin hükmü nedir diye sormalısın.

    Dördüncüsü; akledip düşünmek için aşağıdaki linkte yazılanları okuyabilirsin.

    http://www.mustafaislamoglu.com/haber_detay.php?haber_id=264

    Selam ve dua ile…
    Damla Diyor:
    13 Aug 2007 8:42 pm eselam Ali abi.

    Zihnimdeki bulanıklıkları netleştirdiğiniz için çok teşekkürler.

    Evt ilgili bölümüne yazmam gerekirdi ama bununla ilgili bölüm yok..Belki de burda yeni olduğum için bulamadım.Kusura bakmayın.

    Sevgi ve dua ile..
    mehmet selim polat Diyor:
    13 Aug 2007 11:07 pm eMEVCUT SİYASETİ TERK ETMEN GÜZEL ŞEY.
    Mevcut siyasetle,Ülkeye ,halka bir şey verilmez.Bende senin gibi siyaseti terk ettim,ancak islami siyaseti terk etmedim.Bu seçimde bütün oylarımı çürüttüm.
    İslami siyaset dedim.
    Bir Alman Profesöre sormuşlar.en büyük siyasetçi kim?.
    O şöyle cevap vermiş.
    MUHAMMED(S.A.S.) demiş.
    Neden demişler?.
    Bir kişiydi,iki milyara yakın delegesi var demiş.
    Hıristiyanlar azaldı,müslümanlar çoğaldı.o insan avlamasını,yakalamasını,ikna etmesini çok iyi bilirdi.
    Müslümanın bir gayesi olur,bugünkü dille politika veya siyaset deniyor.
    Ben riyazet diyorum,kimse anlamazöyle ise asrin idrakine göre ,siyaset diyoru.
    Peygamberimiz bir gün Ashabuna diyorki:
    Benimle sizin aranızdaki fark,ben ürkmüş olan devenin yakalanmasını bilirim,siz ise iyice ürkütürsünüz.
    Tabiiki hidayet Allahdandır.müslüman siyasetini kullanır.
    yine mesela,
    Müslüman müslümana karşı yumuşak,şefkatli,merhametli olur.
    Düşmana,kafire,müşrike karşı ise şiddetli,azametli olur.
    selamün aleykum.

    http://groups.google.de/group/islamisiyaset/topics
    Ali Aksoy Diyor:
    14 Aug 2007 7:21 am eSelam Mehmet Selim Polat;

    Duyarlılığınız için teşekkür ederim.

    İyiniyetinizden kuşkum olmamakla beraber, şu aşağıda alıntıladığım cümleniz, her ne kadar siz alıntı yapmış olsanız da bana pek “nazik” gelmedi. Bunu başka bir söylemle ifade etmek daha uygun olur diye düşünüyorum.

    “…Hıristiyanlar azaldı,müslümanlar çoğaldı.o insan avlamasını,yakalamasını,ikna etmesini çok iyi bilirdi…”

    Peygamberimize düşen görev yanlızca tebliğdir. “avlama” tabiri bunu karşılamaz hatta münasip te değildir.

    Dediğim gibi, iyi niyetinizden kuşkum olmamakla birlikte acizane bir dikkat çekmedir benimkisi…

    Selam ve dua ile…
    Ali Aksoy Diyor:
    14 Aug 2007 5:00 pm eSelam Damla;

    Senden çok özür diliyorum. Sen öğrenmek, öğrendiğini düşünüp öğüt almak, sözü dinleyip en güzeline kulak vermek için soruyorsun. Onun için sen, neresi sana kolaysa, nerede istersen orada sor. Artık varsa bildiğimizden paylaşmak da üstümüzde bir borçtur.

    Dilediğin yerde dilediğin gibi sor.

    Selam ve dua ile…
    Bozkurt_Baha Diyor:
    14 Aug 2007 10:17 pm eÖncelikle Allahın selamı üzerinize olsun Başkanım…

    Başkanım diyorum çünkü Antalya’da üniversite okurken 1,5 yıl bana ikinci başkanlık yaptınız. O süreç içinde sizden çok şey öğrendim. Allah sizden razı olsun…

    Şimdiye kadar siyaset uğrunu ölüme yollanan biz Ülkücü Türk gençliğinin artık yaşaması gerektiğini gerçeğini bana öğreten siz oldunuz.

    Şu an Ankara’dayım ve biz Ülkücü Gençliğin yapabileceği en iyi tebliğ yollarından birisi olan İnternet Radyoculuğu yapıyorum. İnşaallah kısmet olursa sizi radyomuza konuk almak ve sizden öğrendiğim ve anladığım kadarı ile anlattığım şeyleri sesimizin ulaştığı heryere dinlettirmek isterim…

    Yaradan yar ve yardımcımız olsun.. Selam ile…
    deniz Diyor:
    15 Aug 2007 10:25 pm eSelam Ali abi.Beni tanıyorsunuz.

    Siteniz gerçekten çok güzel bizleri bilgilendiğiniz için çok teşekkür ederim.Çok güzel yazılar var.Sayenizde çok şey öğrendim.

    Keşke sizinle daha fazla sohbet imkanımız olsaydı..

    Biraz alınganım galiba kusura bakmayın…..

    Kendinize iyi bakın.

    selam ve dua ile….
    BİROL Diyor:
    16 Aug 2007 7:35 pm eALİ AKSOY………….
    UZUN YURT GECELERİNİN SANATÇISI, SAFAK VAKTİNDE CAMDAN DISARI BAKTIĞIMIZDA, TOHUM DÖKEN PAMUK TARLALARINDAN BASKA BİSEY GÖREMEDİĞİMİZ HASRET GECELERİMİZE HELE BAHAR GELSİNDE GÖR DİYEREK UMUT VEREN YÜREK..
    FLORANSANDAN ÇEKTİĞİMİZ ELKTİRK VE KIRIK BİR TEYİPLE BERABER SABAHLARKEN, MASADA UYUYA KALIPTA TEYİBİ, UZATMA KABLOYU DEĞİLDE KASETİNİ GÖREVLİYE KAPTIRMAKTAN KORKTUĞUMUZ YOLDAS..
    ARANAN, ARANAN HEP ARANAN AMA BULUNAMAYAN VE NİHAYETİNDE BİR GECE VAKTİ SANAL ALEMDE DENK GELEN KOCAAA BİR ÇINAR..
    TÜRKLÜK SÖLENLERİNE GİDERKEN HAYDİ HAYDİ TÜRKİYE, HAYDİ BÜYÜK ÜLKÜYE DİYE COSTURAN, HELE CEYLAN BAKISLI GÜZEL GÜL MENEVSE KOKUSLU GÜZEL DİYE SEVGİLİYİ ÖZLETEN, AÇMISTA KOLUNU BEKLER SEVDİĞİM DİYE FELEĞE ÇATTIRAN, NİYE BANA BAKTIN YAR YÜREĞİMİ YAKTIN YAR DEYİPTE SİTEM ETTİREN VE NEYDİ O SON SÖZLERİN GEÇMİSİ KARALAYAN, SENİN ELA GÖZLERİN GÜZEL GÖNLÜMÜ YARALAYAN HÜZÜNLENDİREN SES….
    SENİ ÇOK SEVİYORUM ALİ AKSOY…KASETİNİ BULAMIYORUZ, SENDEN HABERLER YOK ÖZLÜYORUZ…
    ALLAHA EMANET OLASIN. (TTK VE Y)

  14. sitenizde siyasi içerikli yazılar yazmama kararınıza çok sevindim..
    Allah razı olsun..
    Başarılarınızın devamını dilerim..

  15. es-salumaleykum 21. asrın yunus´una…

    ankarada universite ogrencısıyım alı abı. liseden, ocak yıllarımdan tanırım senı. cok de severım. bılgıne, gorgune hayranım, ornek alıyorum senı, görüşüp tanışmak bıze de nasıp olur insallah. Allah yolunu acık etsın. bu muziği bu dusunusu begenmemek ımkansız.
    abi
    , saygılarım, sevgılerımle

  16. MUVAHHİD OLDUĞUNU SÖYLEYEN BİRİ

    Nasıl partici olabilir ? Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenlere nasıl muhabbet besleyebilir ? (Allah’ın şeriatini isteyenlere yeşil komonist diyen biri mesela .)

    Alıntı yaptığınız yazılara uygun değil bu durum .

    Hemen celallenmeyin he .

  17. İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER

    Kur’an kaynaklı şiirlerimden göndermek isterdim . Hangi adres uygundur ?

    Slaytlarım da var ayrıca .

  18. SELAM ALİ BEY
    BEN SİZİ HANİF DOSTLAR SİTESİNDEN TANIDIM YORUM YAZAN ARKADAŞLAR IN BAZI SORULARI VAR BU SORULARA CEVABI http://www.hanifdostlar.com SİTESİNDEN BULABİLİRLER AYNI ZAMANDA TARTIŞABİLİRLER.
    SİZİ TANIDIĞIMA SEVİNDİM.

  19. Selam Yunus Emre;

    Tarih boyunca doğruyu söyleyen nice insanlar nice ithamlara / korkunç davranışlara maruz kalmışlar.

    Allah, bu kardeşlerimize / bize, kendileri için / kendimiz için hayırlı bir ilim ihsan etsin. Yollarını / yollarımızı aydınlatsın.

    Bilgilendirmen için teşekkür ederim.

  20. 1- BAHSETTİĞİN KİŞİ SAADETİ EBEDİYE KİTABININ YAZARI DEĞİL TOPARLAYICISIDIR. 2- PARANTEZ İÇERİSİNDE BELİRTTİĞİNİZ ANEKTOTLAR’DAN ÇIKARTTIĞINIZ ANLAMLAR DAHİ YANLIŞTIR.3- CEHALETİNİZİ PAYLAŞMAKLA KENDİNİZİ YIPRATMIŞSINIZ -ÜZÜLDÜM-)
    4- BU KADAR DİRSEK ÇÜRÜTMÜŞ BİR KİŞİ OLARAK TÜRKÇE YAZILMIŞ BİR KİTABI DAHİ ANLIYAMAMIŞSINIZ. DURUM TOPLUM İÇİN GERÇEKTEN VAHİM

  21. Selam İbrahim,

    Kimi hangi sebeple muhatap aldığını açıkça yazarsan belki bir cevap veren bulursun.

    Selam ve dua ile…

  22. siteni devamlı takip ediyorum yorum yazmadım diye kusura bakma çalışmalarının başarılarla devamını dilerim
    TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN

  23. sayin aksoy arkadasim,

    senin de sitendeki linkler bolumunde referans verdigin “Kuranda Celiski Yoktur” sitesine bir haftadir giremiyorum. buradaki problem nedir. bu konu hakkinda bir bilgin varsa, lutfen beni de bilgilendirir misin? cok sevdigim ve faydalandigim bir siteydi, insallah kapanip gitmemistir…

  24. Ali abi siteni googleden buldum asıl niyetim eserlerinden dinlemekti ama burayı buldum :)ne güzel olmuş siten… celaleddin ata ile yaptığın çalışmalardan edinebilme imkanım varmı iki güzel sesi birarada dinlemek çok güzel olur…
    bu arada sitede siyasete yer vermemen iyi olmuş biz bizi biliyoruz bilmeyenleri ürkütmeden kendi gönlümüzü açmışızdır inşallah…

  25. Sayın Ali Bey.Eğer sizin için de müsaitse sizinle msn de görüşebilir miyiz?Aklıma takılan bir durum şu:Kurandini gibi marjinal bir siteden niçin alıntı yapıyorsunuz?Saygılarımla…

  26. Muhterem kardeşim Ali aksoy

    senin yazmış olduğun bazı yazıları sana sormadan kaynak alıyorum.gerçektende ufkumuzun açılmasına vesile oluyorsun..uzun zaman iamam hatipte okumama rağmen Gelenekcilikten elhamdülillah sıyrıldım.
    öğrendiklerimle her zaman çelişkide oldum.her zaman sordum kendime islam dini hadislerden mi inaret diye?

    bir kardeşimin tavsiyesi üzerine hakkı yılmaz kardeşimizin sayfasına rasladım ve düşüncelerim özüne döndü..islamın özünü kavramış oldum..Rabbimiz sende ve kuran’ı hakkı ile anlatanlardan razı olsun..ufkumuzun açılmasına vesile oldunuz.çok güzel bir sayfa açmışsınız.devamlı kendimi geliştiriyorum…ezberlediğim hadisleri kuran’la karşılaştırıyor her zaman çelişkililerini atıyor…uydurma olduklarının farkında oluyorum…

    sayfanız çok güzel olmuş sizi tebrik ederim..

    selamlarımı sunar çalışmalarınızda başarılar temenni ederim..

  27. ahmet bayrak rumuzlu müslüman kardeşim…”…iamam hatipte okumama rağmen Gelenekcilikten elhamdülillah sıyrıldım.” demişsiniz…Ne demek gelenekçilik?Bizlere Allah’ın emanetini getirenlere bu nazarla mı bakıyorsun?Saygılarımla…

  28. Çalışmalarında başarıların devemını diler, Allah ( c.c’ Hak, hukuk ve adalet’ten yoksun bırakmamasını dilerim… sevgilerimle…
    Vedat ÇALIK

  29. sayfanız çok güzel olmuş gerçekten ALLAH razı olsun bizleri bilgilendirdiğiniz için

  30. s.a. abiciğim. ben senin ismini daha dün duydum. dün youtube da bir video ya senin heyya hey isimli parçanı eklemişler. dinleyince hemen seni araştırdım. bu siteye girince seni tanıma fırsatım oldu. Allah senden razı olsun. senin gibi entellektüel ülküdaşlarımı görmek beni çok mutlu ediyor. Allah bize senin yokluğunu göstermesin. sağlıcakla…

  31. selamun aleykum abi
    ben eskişehir fatih fen lisesinden Selçuk
    seni heyya hey isimli parçanla tanıdım kim söylüyor diye bir araştırayım dedim biyografini okuduğumda fatih fen lisesinde 2 yıl okuduğunu yazıyodu. Abi sana tüm fatih fen lisesi teşkilatının selamı var. heyya hey isimli parçan çok güzel.
    Allaha emanet ol.

  32. s.a Ali Aksoy kardeş
    Kurannesli sitesindeki yazılarımı buraya aktarman ve ayrıca resimler eklemen çok güzel olmuş.Allah razı olsun.
    Alıntı kaynağını da belirtmenden ayrıca çok memmun olduğumu belirtmek isterim.
    Selamlar

  33. Selam Fecr kardeşim;

    Asıl biz sana teşekkür ederiz. Ayetleri değişik kategoriler altında okumak onların akılda kalıcılığını arttırdığı gibi başka ayetlerle olan münasebetlerini de ortaya koyuyor.

    Çalışmalarının devamını ve başarılarını dilerim.

    Şüphesiz Allah kendi yolunda girişilen hiç bir çabayı karşılıksız bırakmayacaktır.

    Muhabbetlerimle…

  34. Selam.
    Sitenizi yeni inceleme fırsatı buldum, Nihat Kavşut arkadaşımdır. Sizden oldukça bahsetti. Bu doğrultuda sitenizi inceledim, oldukça ilginç konulara değinmişsiniz, inşallah bir gün karşılıklı oturup sohbet etmek nasib olur.

    Sitenizdeki bu değerli bilgiler için herkes adına teşekkür ederim.

    Başarılarınızın devamını dilerim.

    ILHAMI BEGEN

  35. yahu insanlara dinini öğretmwe calışan adolf hitlersin be kardeşim senin kafat atsa kesersin hepimizi sen önce kafa yapını düzelt de sonra dinini öğren sonra üniversite mezunu olman kuran a yorum yapma hakkını sana vermez sende kavmiyetcilik hastalığı mevcut can sağlığına kavuş bi sonra bakarız atalarının dinine ancak senin gibiler meyl eder ALLAH C.C ŞİFA VERSİN

  36. Selamun aleyküm ALi reis ben bursadan Oğuzhan sitenizi ziyeret edip düşüncelerinizi okuma fırsatı buldum işte reis sizin gibi değerli sanatçılarımız bizim içimizi yansıtarak değerli işlere imza atıyorsunuz sizi de kendini sanatçı zanneden bazı yorumculardan ayıran en büyük özellik bu olsa gerek başarılarınızın devamını diliyorum Allah yar ve yardımcınız olsun ALLAH TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN

    cCc_TURANİST-OĞUZHAN_cCc

  37. merhaba Ali Aksoy bey
    Nasılsınız,iyimisiniz?
    Sitenizi çok beğendim.Derleme makaleler kısmı güzel olmuş.Araştırmacı olmanız ve akla önem vermeniz,sanatla ilgilenmeniz hoşuma gidiyor.Bu sizin artılarınız.Eksilerinize gelince öncelikle tevhidi kimliği tam oluşturamamışsınız,hâlâ milliyetçi-ülkücü çizgiyle müslümanların karşısına çıkıyorsunsunuz.Bu tehlikeli bir itikadi sapmayı da beraberinde getirir.Müslümanın tek dini ve tek çizgisi vardır o da İslâm’dır ve bu husus Kur’an da da belirtilmektedir.Yani bizler İslâm’dan başka inanç, din,ideoloji,tağuti sistem ve rejimlere “Lâ” demezsek nasıl müslüman olabiliriz.Bu mümkün mü.Yani hem kapitalist hem müslüman olunabilir mi?Hem ateist hem müslüman olunabilir mi? Hem komünist hem müslüman olunabilir mi? Hem kavmiyetçi hem müslüman olunabilir mi?Bu şirk değil mi.Apaçık şirktir,Allah’tan başkasını râb edinmektir,bu birden fazla kimlik benimsemek demektir.Allah’ın bize verdiği “müslüman” kimliği yetmiyormu?Neden ısrarla kavmimizi çok abartıyoruz?Bizler dünyaya gelirken anne babamızı,ırkımızı,rengimizi, dilimizi kendimiz seçmedik.Kendimizin bir katkısı olmadığı konularda övünmek bir cahiliyye hastalığıdır.Allah katında tüm ırklar birdir,eşittir,üstünlük Türklükte,Kürtlükte,Araplıkta değildir,üstünlük “takva” dadır.Bazıları da bu cahiliye hastalığına mazaretler bulmaya çalışıyor,milliyetçiliği-ulusalcılığı İslamileştirmeye çalışıyor.Bu çok vahim bir sapmadır.Beşeri felsefi ve siyasi yapılanmaları meşrulaştırmaya çalışmak usul açısından da çok yanlıştır.Aslolan İslamdır,Kur’an dır.Bunun karşısında olan tüm felsefi sistem ve yapılanmalar batıldır ve bizleri hüsrana götürür.
    Ben Zaza’yım.Bu kadar.Zazalığım benim ırki kimliğimdir.Hiçbir zaman ırki kimliğimi abartmadım,yani Zaza milliyetçiliği yapmadım.Zaza oluşumu İslami Kimliğimin önüne geçirmedim.Zaza oluşum beni bir Türk’ten daha üstün ve aşağı yapmaz.Beni üstün yapacak olan Allah’ın ayetlerine ihlasla teslim olmamdır.Bilmem anlatabildim mi? Mesele bu kadar açıktır.Allah’ın huzuruna çıktığımızda “Türk kavminin menfaatleri için ne yaptın” denilmeyecektir. “Benim rızamı kazanmak için ne yaptın” diye sorulacaktır,Allahu alem.Kürt milliyetçilerine bakıyoruz DTP-PKK peşinde.Türk milliyetçilerine bakıyoruz MHP-Ülkü ocakları peşinde.İkisininde ortak hassasiyetleri ırk,kavim.Kavmiyetçiliğin tehlikesini farkedemeyen,bunun çok tehlikeli bir cahiliyye tavrı olduğunu farkedemeyenlere Allah basiret versin diyorum.Ne sağ ne sol, kurtuluş Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktadır.
    Allah’a emanet olun.

  38. Sevgili Aksoy Kardesim!
    Degerli alim Said Hatiboglu hocanin fikirlerini tanimak dinimizi dogru telakki etme adina nimetlerin en guzeli.Hilafetin Kureysliligi adli calismasini da okumanizi tavsiye ederim sayet okumadiysaniz cunku islam ummeti emevilerden gunumuze kadar turkuyle arabiyla irkcilik saplantisindan bir kac kisa donem mustesna maalesef kurtulamamistir.Omer b.abdulaziz hicri(99-101)donemi gibi.
    Tarih boyunca kurulan hemen hemen hic bir islam devleti siyasi olarak hakkiyla ummetci bir mantikla idare edilmemistir.SAYET BU BASARILABILSEYDI BU GUN ICIN ISLAM DUNYASI BU HALLERE DUSERMIYDI.Islam evrenseldir ve gercegi arayan (gercek asiklari)nin yitik malidir.Basi kuru uzum tanesi misali habesli bir kolede olsa.Tek ustunluk olcusu tavkadir derizde maalesef hic uygulamaya hakkiyla yansitamayiz.Ulkucu olmak kuran ca uygun degildir.Irkin hic bir degeri yoktur.Yasasin evrensel islam yasasin ummetcilik yasasin islam kardesligi.
    SEVGILER SELAMLAR.

  39. Ali kardeş umarım sapıtmaz ve saptırmazsın. Çünkü dinde herşeyi tenkit edenler genelde sapıtıyor da!

    Senin gibi -belki başlagıçta iyi niyetlerle yola çıkıp- sonradan sapıtan çok insan var ki!

    Ayrıca en fazla 1,5 kg belki de 2 kg gelen aklına da fazla güvenme!

    Sapıtmak istiyorsan bu da senin tercihin. O zaman cehennemde yerini hazırla.

  40. Selam Mustafa Cansoy kardeşim;

    Siz ilkin kendinizi düzeltmeye bakın. Siz kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar veremez.

    Selametle…

  41. Ali Aksoy beyin “Bagimsizlik Marsinin” bestelenmis ve söylenmis halini nerde bula bilirim ? kimse yardimci olursa pek sevinirim .. allah yolunuzu acik eylesin.

  42. Selam Mehmet;

    Sanırım sen bunu daha önce de talep etmiştin, cevap yazmayı unutmuşum kusura bakma.

    Bağımsızlık Marşının bestesi ile okunmuş halini kayıt yapmadım. Onun için bulamazsın.

    Ancak, sözleri bu sitede var. Müziği için şöyle yardımcı olabilirim.

    Ben bu parçayı besteledikten sonra bu bestenin benzer bir formunu Arif Nazım’ın kullandığını gördüm. Ve artık buna kendi bestem diyemiyorum.

    Arif abinin “Sen ne biçim adamsın” isimli parçasının müziği ile (sözler arasında çalınan melodi ile) hemen hemen aynı.

    İlerde kayıt yapma olanağım olursa bu siteden paylaşırım inşaallah.

    Esenlik dileklerimle…

  43. 6 7 yaşlarımda dinledim ilk parçalarını. ece erkenin programında konuk oldğun zaman hala aklımda. geçtim gittim o yaşta sanki dünyadan….. bu gezegene ait olamazdı sanki bunlar. ne bileyim anlatamıyorum abi. tüm parçalarının devamı gelsin. başarılar…

  44. Merhaba Ali,
    Yıllar öncesinden arkadaşım, görüşemeyeli çizginde epeyi yol almışsın. Seni takdir ediyorum. Halil Bey ile birkaç defa kulaklarını çınlattık.
    Görüşmek üzere.
    Allah yolunu açık eylesin.

  45. Peygamberimiz benden sonra her asırda bir müceddit gelecek demiştir.bu asrın mücediddide Bediüzzaman Said Nursi dir.bunu kimse inkar edemez.ayrıca 40 küsür dile çevrilmiş tüm dünya bu kitabı okurken siz tutup risalelerde tehlikeli sözlerden bahsediyorsunuz.ayrıca filipinlerdeki devlet üniversitelerinde okutulmaya başlandı ders olarak.bediüzzaman bu kitaplar için bir noktasını dahi değiştiremem ,çünkü bana yazdırıldı diyor.son olarak din konusunda hiç eğitim almadan,arapça bilginiz olmadan kuran-ı kerimin mealini okuyup kitap yazacağınızı söylüyorsunuz.bu işin eğitimini almış insaları bari hiçe sayıp böyle birşey yapmayın

  46. slm ali abi,
    sizle üniversitede ülkücü bir kız arkadaşımın ağzından düşmeyen “dön yurduna” parçasıyla tanıdım. bu kim? diye sordum; ali aksoy, senin de hemşeri dedi (manavgat)o günden sonra hep aklıma geldi o parça. sonra geçenlerde internetten buldum. döne döne tekrar dinliyorum tüylerim diken diken olarak. bu arada google den sitenizi buldum. görüşlerinizi ve kişiliğinizi kendime çok yakın ve samimi buldum. sizinle tanışmayı canı gönülden istiyorum…

  47. s.a. Ali abi bende esk fatih fen mezunuyum severek dinliyor neşeleniyor hüzünleniyoruz senin parçalarınla ağzına sağlık…

  48. abi siz gazipaşa lıydınız değil mi

    xxxx
    Admin: Doğrudur, Gazipaşa’lıyım. Esenlikler…

  49. selam aleyküm abi öncelikle başaralarınızın devamını dilerim…çalışmalarınızı destekliyoruz Allaha emanet olun abi saygılarımla…

  50. keşke tüm ülkücülerde sizin gibi olsa ozaman bu davamızı ölene dek sürdürürüz

  51. Selam dostum. Dun ne yaptıysamda giremedim sitene. Sanırım saldırı var:(
    İşallah düşündüğüm gibi değildir. Allah sabır ve güç versin. Selamlar

  52. Selam Selçuk,

    Yok saldırı değil, sunucuda arıza olmuş, güncelleme falan yapıyorlarmış, neredeyse 3 gün girilemedi siteye.

    Allah sana da sabır ve güç versin, ilgin için teşekkür ederim.

    Allah’a emanet.

  53. Yeniden merhaba Ali Bey.herhalde beni unutmamışsınızdır.facebookta celali isyanlarını tartıştığınız,daha doğrusu yoğun olmanızdan dolayı tartışamadığınız kişiyim.merak etmeyin,sık sık karşılaşacağımız için isteseniz de unutamazsınız zaten.Yorumları görünce bir de ben yazayım dedim.Bu arada yaklaşık 2 yıldır ‘Avlar Peşinde’albümünüzü bekliyorum.2 yıl önce sorduğumda biraz daha sabır,çıkacak demiştiniz ama maalesef hala göremedik.sabırla bekliyorum yine de.Facebooktaki mesajlarıma uygun olduğunuz bir zamanda cvp yazacağınızdan şüphem olmadığı için hatırlatmayacağım.bilgi alışverişini çok seven biriyim.inş.sizinle sık sık görüşürüz.selametle kalın…

  54. Bu arada sizden bir ricada bulunacağım.Uygun olduğunuz bir zamanda eğer elinizde mevcut ise,D.Türkisan ve Dağıstan(kökümün dayandığı yer.1,dünya savaşında Anadoluya gelmişiz) ile ilgili dosyaları mail adresime gönderebilir misiniz acaba?internette hep klasik bilgiler olduğu için yeterli gelmiyor,detaylı incelemek istiyorum.Anayurdumu ve D.Türkistanlı kardeşlerimizi daha yakından tanımak istiyorum…selametle kalın…

  55. saygıdeger ali abi. öncelikle abi die hitap ettiğim için özürdilerim.ama biz davamızın her bireyiyle abi kardeş olduğumuza inandık.insallah kusura bakmazsın.senin parçalarını dinlemeye başlayalı yaklaşık bir ay oldu.bir radyo sayesinde tanıdım seni.üzüntüm odurki geç kalmışım.kendi hatam.bugune kadar saygıdeger ozanlarımız ozan arif,ahmet yılmaz,ali kınık,sefai ve daha bir çok büyüğümüzün eserleriyle büyüdük.davayı,vatan sevgisini önce babadan olmak üzere bu ozanlarımızdan ve siz büyüklerimizden öğrendik.abi eserlerin çok ama çok güzel.yüreğine emeğine sağlık.ben afyonda üniversite öğrencisiyim inşallah burada konser imkanı bulursun ben ve arkadaşlarım hem seni dinlemekten hemde tanışma imkanı bulmaktan çok memnun oluruz.ışığımızın hiç sönmemesi dileğiyle saygıdeğer ozanım Allah’a emanet olun..

  56. Selam Bafralı,

    Övgülerine layık olmayı Allah nasib kılsın. Afyondaki tüm kardeşlerimize bolca selam.

    Esenlik sizinle olsun.

  57. Merhaba, kusura bakmayın sitenizi yeni keşfettim.İslamla ilgili sorulara yanıt vermişsiniz.Benim de bir sorum var.Uzun süre bazı esmaları okuyunca, bazı görüntüler görmeye başladım.Herhangi bir varlık değil, yanlış anlaşılmasın..Görüntülerin titremesi,dalgalanması,havanın artık canlı bir varlık olarak algılanması gibi.Esma-ül Hüsnaların okunmasında bi

  58. Merhaba Ali bey, çalışmanızı takdir ediyorum. sitenizi incelediğimde mail adresinizi göremedim. sizinle 1-2 konuyu görüşmek isterim eğer sizde isterseniz. selamlarımla..

  59. SELAMÜN ALEYKÜM YAZILARINIZI ÜZÜNTÜ İLE OKUDUM TEK SÖLEYECEGIM SEY BU ISIN EGITIMINI ALMAMISKEN DINI KONULARLA ALAKADAR OLMAYINIZ ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN INSALLAH ALLAHA EMANET OLUN

  60. Ali bey yazılarınızı ve konuk yazıları yaklaşık 10 gündür okuyorum ve sanırım tamamen gelenekçi islamdan kurtuldum. 1 küsür yıllık iman hayatım boyunca da, zaten hiçbir zaman gereçekten mantıklı gelmemişti “kuran hadis kıyas icma mezhep alim ” grubunun dini oluşturduğu. Ama küfre sapmamak için susuyor ve düşünmüyordum(?). Ancak beni düşünemeye sevkeden, ve “KRAL ÇIPLAK” diye bağıran insanları görünce “evet ya, saçmalık bunlar” deme cesaretine kavuştum çok şükür.

    Ancak şimdi kendime şunu söylemeden de edemiyorum…

    De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık verir?” De ki: “Allah. O halde ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!” 34-24

    gerçekten ya bizler apaçık bir sapıklık içindeyiz, yada onlar…

    benim aklım “doğru bu” diyor, bende uyuyorum. Allah sonumuzu hayır etsin.

    selametle

  61. Selam Alp;

    Hidayet ancak Allah’tandır. Ne ki bir Peygamber olsa Allah dilemedikçe asla hiç bir kimseye hidayet edemez.

    “… Şu sağırlara şu körlere SEN Mİ HİDAYET EDECEKSİN ?”

    Aklının “doğru bu” dediği şeye gelince;

    “Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündeki herkes iman ederdi. Ancak Allah akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır”

    İmanın şartına 6 madde sayanlar şu mealini verdiğim ayette imanın birinci şartının “akletmek” olduğunu göremeyenlerdir.

    Yaratıcı hiç kimseyi ona vermediği bir şeyden mesul tutmaz, kimseyi gücünün üstünde bir şeyle muaheze edici de değildir.

    Ahiret sorgusu, her kişinin kendi özgün koşulları içerisinde mevcudundan hesaba çekileceği geri döndürülemez bir akıbettir.

    Her kişinin ektiğini biçeceği şu yaşam sürecinde Allah imanını kabul etsin. Umduğundan güzeline eriştirsin de sevdikleri ile beraber salihler arasına katsın.

    Esenlikle…

  62. ART deneyiminizin sona ermiş olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.
    Hakkınızda hayırlı olsun temennilerimi ileterek hayırlı günler dilerim.

    Nedim Çivrilli

  63. slm ali abim size saygı ve sevgilerimi öncelikle sunar ve görüüşlerinizi tadir ederim…efendim şarkılarınızı dinledim sözler ve söyleme tarzınız hoşuma gitti…konserlere çıkıyorsanız eğer birgünde karamana gelirsiniz inşallah…çok iyi karşılanacagınızdan eminim…ali kınık ve izzet yıldızhan abilerimiz senede bi gelirler ve bizi çok mutlu ederler…saygılar sevgiler hürmetler abiciğim

  64. sitenizi yeni keşfettim. ben de uzun bir süre dini yaşadığımı zannediyordum, ama biraz araştırınca aslında yaşadığım şeyin din değil , tuhaf bir gelenek olduğunu farkettim. şimdi dini yeniden, ama bu sefer en temel kaynağından (kurandan- yan allahın sözlerinden) yeniden öğrenmeye başladım. ve öğrendiğim her yeni şey, eskiden islam hakkında doğru bildiklerimin aslında uydurma-hurafe ve geleneklerden olduğunu öğrenmem, beni her geçen gün daha da şoka uğratıyor. bir din nasıl bu kadar içi boşaltılır, saptırılır, şaşırmamak elde değil. allah hepimize kendi vahyettiği orjinal dini yaşamayı nasip etsin. amin.

  65. vehhabilerle ilgili yazinizi okudum hakkinizda bilgi edinmek icin hayatinizi okurken ve hersey iyi güzel giderken milliyetci olusunuz soguttu birden beni bu kadar dinle alakaniz var o kadarda arastirma yapiyorsunuz madem hic peygamber efendimizin veda hutbesini okudunuzmu ? ne diyor orda efendimiz s.a.v

    “Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem’in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Arap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O’ndan en cok korkaninizdir.

    sorarim simdi size türklük veya türkcülük varmi yada kürtcülük yada baska birsey lütfen okuyun arastirin ama yanlisa sürüklenmeyin derim ben hepimiz kardesiz ne olursak olalim kim olursak neci olursak hepimiz müslümansak eger gelin takvada yarisalim derim.

  66. ali abi seni müziğini fikirlerini hayat felsefeni ve dünya görüşünü benimsiyorum ve destekliyorum.senin gibi gerçek sanatçıların çoğalmasını ve milletimizin milli ruhuna yapacagı katkılar çok önemli.allah seni ve senin gibi düşünenleri başımızdan eksik etmesin.türk-islam ülküsü gün gelecek inşallah kainata hakim olacak.sizler bu yolda bizlere rehbersiniz.

  67. Peygamberimiz benden sonra her asırda bir müceddit gelecek demiştir.bu asrın mücediddide Bediüzzaman Said Nursi dir.
    demişsiniz.
    neden bu kadar emınsınız. nerden bılıyorsunuz.

  68. Senin çalıp söylediğin bizimse dinlemekten bıkmadığımız şarkılar çok eskide kalsa da yorumlarını okudum Ali aynı Ali, tebrik ederim seni. Hayat bizleri oportünizme bulaşmış tipik ortayolcular yaptı sen çizgini korumuşsun. Kolay gelsin… bol şans

  69. “…Akşam vakitleri bende hüzün ve karamsarlık oluşturur. Gece ise, benim için fikir üretmek ve düşünmek adına en ideal vakitlerdir.”

    Kesinlikle katılıyorum! 🙂


  70. turgay:

    Peygamberimiz benden sonra her asırda bir müceddit gelecek demiştir.bu asrın mücediddide Bediüzzaman Said Nursi dir.bunu kimse inkar edemez.ayrıca 40 küsür dile çevrilmiş tüm dünya bu kitabı okurken siz tutup risalelerde tehlikeli sözlerden bahsediyorsunuz.ayrıca filipinlerdeki devlet üniversitelerinde okutulmaya başlandı ders olarak.bediüzzaman bu kitaplar için bir noktasını dahi değiştiremem ,çünkü bana yazdırıldı diyor.son olarak din konusunda hiç eğitim almadan,arapça bilginiz olmadan kuran-ı kerimin mealini okuyup kitap yazacağınızı söylüyorsunuz.bu işin eğitimini almış insaları bari hiçe sayıp böyle birşey yapmayın

    Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiç bir şey vahyolunmamışken “Bana da vahy geldi” diyen ve “Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim” diyenden daha zalim kimdir?

  71. Merhaba abi manavgatta lise öğretimimi tamamladım..Antalyada gerçekten sağlam ülkücüler Atatürkçüler bulunmakta.

    Saidi kürdileri savunmak için kahramanlık yalanları uyduranlara her zaman karşı durup gerçekleri yüzlerine haykıracağız


  72. Mahmut Akar:


    turgay:

    Peygamberimiz benden sonra her asırda bir müceddit gelecek demiştir.bu asrın mücediddide Bediüzzaman Said Nursi dir.bunu kimse inkar edemez.ayrıca 40 küsür dile çevrilmiş tüm dünya bu kitabı okurken siz tutup risalelerde tehlikeli sözlerden bahsediyorsunuz.ayrıca filipinlerdeki devlet üniversitelerinde okutulmaya başlandı ders olarak.bediüzzaman bu kitaplar için bir noktasını dahi değiştiremem ,çünkü bana yazdırıldı diyor.son olarak din konusunda hiç eğitim almadan,arapça bilginiz olmadan kuran-ı kerimin mealini okuyup kitap yazacağınızı söylüyorsunuz.bu işin eğitimini almış insaları bari hiçe sayıp böyle birşey yapmayın

    Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiç bir şey vahyolunmamışken “Bana da vahy geldi” diyen ve “Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim” diyenden daha zalim kimdir?

    Selamın Aleyküm,

    Hem böyle yapıp hemde benzer şeyler söyleyip,kardeşlerimiz denizlerde katledilirken hala nasıl bir yol göstericilikten bahsedilebilir ki değil mi ?

  73. KUR’AN VE SÜNNET
    KURAN VE SÜNNET ANLAYIŞI
    Kur’an ve sünnet anlayışı tarih boyunca insanların kafalarını kurcalamış,ve yanlış algılama nedeniyle de tevhit dininin bozulmasına yol açmıştır. Ve bu sebeple de bir olan o din yüzlerce binlerce tarikat mezhep,meşreplere ayrılmıştır. Allah Bir tane olduğuna göre Emir komuta da o bir tane Allah a aittir. Şimdi bunları ayrı ayrı izah ederek Allah’ın Tanımladığı dini yerine oturtturmaya çalışalım
    KUR’AN
    Allah’ın İnsan oğlunun Var oluşu ile İnsanlar içerisinden duyarlı olanlardan peygamber olarak seçtiği ardı ardına dizilen elçilerle İnsanların nerde ne yapması gerektiğini en güzel bir biçimde tasarlanmış hayat projesinin adıdır.Allah bir taraftan kainatı yaratmış. Kainata bir yasa koymuş , bir taraftan da. Peygamber aracılığı ile göndermiş olduğu vahiylerle bu Kainatın, esrarını genelleme ile bildirerek, halife olan adem oğluna, yorumlamasını istemiştir. İnsan oğlunun var oluşunun yeni yürümeye başladığı, dönemlerinde helal ve haramları peygamberlik aracılığı ile bildirirken. Kendi dinini tamamlayarak peygamberlik hayatını da noktalayıp. Hayatlarında kılavuz olacak olan her örnekten ,bir örnek verdiği,, hiçbir eksiğin bırakılmadığı insanların elleriyle koruttuğu bir kitapla yeni bir döneme girilmiştir. Artık bir daha Allah’tan peygamber gelmeyecek.
    33/40- “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak O, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi bilendir.
    Allah bu Kainat kitabını yazarken hem kendi içerisindeki çelişkisizliği,hem de göndermiş olduğu vahiylerin çelişkisizliğini halife olarak yaratılan insanın yakalayıp.fıtratına uygun olarak inanıp yaşamasını istemiştir. Allah katında makbul olan dinin o olduğunu ve düşünen ve aklı olup da kullananların mutlaka o dini bulabileceklerini vurgulamıştı.
    30/30- Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
    Bütün insanları Allah böyle bir dine yönlendirmek istemiştir. Örnek olarak da Hazreti İbrahim i göstererek Çevresi hep putlara taparlarken o yerlerin ve göklerin yaratılışının sırlarını keşfederek çevresinde bulunan insanların düştüğü yanılgıyı kavrayıp ben sizin taptığınız putlara tapmam diyerek kimliğini ortaya koymuştur.
    6/74- Hani İbrahim, babası Azer’e (şöyle) demişti: “Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.”
    6/75- Böylece İbrahim’e, -kesin bilgiyle inananlardan olması için- göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.
    6/76- Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: “Bu benim Rabbimdir.” Fakat (yıldız) kayboluverince: “Ben kaybolup-gidenleri sevmem” demişti.
    6/77- Ardından Ay’ı, (etrafa aydınlık saçarak) doğar görünce: “Bu benim Rabbim” demiş, fakat o da kayboluverince: “Andolsun” demişti, “Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum.”
    6/78- Sonra Güneş’i (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: “İşte bu benim Rabbim, bu en büyük” demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: “Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım.”
    /679- “Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim.”
    İşte Hz. İbrahim peygamberdeki bu haslet insanların hepsinde vardır.düşünerek yapmış olduğu her iş olumsuzluklar tekrar gözden geçirilerek. Israrla üzerinde durulduğunda olumsuzlukların bir bir çözüldüğü görülecektir. Soruyorum düşünüp de tevhid dinini yakalayamayan insanların hangisi tatmin oluyor. Çelişkiler içerisinde olan din akleden ve düşünenleri rahatsız eder durur ve doğruyu buluncaya kadar.aramaya devam eder.
    2/144- Biz, senin yüzünü çok defa göğe doğru çevirip-durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Her nerede bulunursanız, yüzünüzü onun yönüne çevirin. Şüphesiz, kendilerine kitap verilenler, tartışmasız bunun Rablerinden bir gerçek (hak) olduğunu elbette bilirler. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
    Düşünen ve akleden nereye gideceğini bilmeyen ve Allah’ın yol göstericiliğine inanan birisi seyirci kalmaz. hemen onunla diyaloga geçer. İşte Allah ın dua eden birisinin duasına icap etmesinin anlamı budur. Dua Kişilerin istedikleri yöndeki arzularının fiiliyatıyla buluşmasının adıdır. Bahçesini sulamak isteyen bir adamın Allah’a duası Allah’tan yağmur istemesi değil.Allah ın yeryüzünde verdiği sularla sulamak için yönelmesidir. Doğru bir dinin duası da Allah’ım beni doğru yola götür dediği zaman o tarafa yönelmesidir.
    İşte Hz. İbrahim peygamberin İnandığı ve yaşadığı hayatın adı mesci-di haram yani haramlardan uzaklaştırılmış örnek bir yaşam biçiminin sembolize edildiği yerdir. Allah son peygambere böyle bir dinin örnekliğini vererek oraya yönlendireceğini bildiriyor.
    İşte Peygamberlerdeki temel özellik vahiylerin kontrolünde yol Almalarıdır.Hiç bir peygamber kendi keyfine göre hareket edemez. O Allah’ın tabiri caiz ise kumandasıdır Şimdi Peygamberin emirleri ve yaşadığı hayatı anlamındaki sünnet anlayışını kuran ile ölçerek değerlendirmeye çalışalım.
    SÜNNET KAVRAMI
    Allah’ın Göndermiş olduğu vahiylerin O çağda bulunan şartlarda olan teknoloji ile yaşanmasının bir peygamber örnekliğinde pratik hayata götürülmesidir.Hiç Bir peygamber vahyin dışına çıkamaz, ve vahyin dışında bir şey söyleyemez. Onların Yaşadıkları Hayat Kur’an’ın o toplum ve şartlarda Allah ın emirlerinin örnek verilerek yaşamasıdır. Yani Sünnet Eğer peygamberin söyledikleri ve yaptıkları anlamında kullanıyorlarsa Söylediği Kur’an ve yaşadığı ise Kur’an ın emirlerinin o çağa ait bölümüdür
    69/44Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı.
    69/45- Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.
    69/46- Sonra onun can damarını elbette keserdik
    Bilindiği gibi kültür ve medeniyet. Teknoloji gün değil, ay değil,yıl değil, asır değil , Saat ve dakikada bile değişmektedir. Bir öncekine göre daha güzeli daha iyisi oluşmaktadır.
    İnsan yaşamında kültürler.devamlı gelişmekte. Çağlar ilerledikçe. Eşyanın sırları çözülmekte, çözüldükçe de yaşam değişmekte ve kolaylaşmaktadır. Ama Tevhit esasları hiçbir peygamber de farklı değildir Allah’ın birine helal ettiğini diğerlerine de helal birine haram ettiğini diğerlerine de haram etmiştir.
    16/118- Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
    İnanç be ibadet esaslarında değişme olmadan devam edip gelmiştir. Ama ilk insanlar. yaratıldığı zaman kültür sıfır idi ilk insan topluluğu hayatlarını sürdürebilmek için,Allah’ın Yarattığı tabiata yönelerek deneme yanılma yoluyla kedi ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Yemek istediklerinde kendileri için hazırlanmış elverişli bir ortamda meyvelerden sebzelerden hayvanlardan bulup yiyerek hayatlarını idame ettirirken. Bir taraftan da üzerlerini yaprak ve otlarla örtmeye çalışıyorlardı.
    7/22- Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: “Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?”
    İlk insanlar yaşadıkları Hayat içerisinde bir kültür edinerek kendilerinden sonra gelecek olanlara yaşadıkları kültürü, miras olarak devretmişlerdir. Onlarda o kültürler üzerine bir kültür ekleyerek kendilerinden sonra kilere daha güzel bir hayat bırakmışladır. bu olay bu güne kadar devam edip gelmiş ve devam edecektir..ta… eşyanın esrarı çözülüp insanoğlunun ömrünün bitişine kadar
    Bunu somutlaştırarak anlatacak olursak, İlk insanlar doğdukları zaman çırılçıplak idi, ilk olarak doğada bulabildiklerini iklim şartlarına göre, Ağaç yaprakları ve otlarla örtünüyorlardı. Gün Gelmiş Hayvan derileriyle örtünmeyi keşfederek onlarla örtünmüşler. Gün Gelmiş Hayvan kıllarını eğirerek kendilerine elbiseler yaparak örtmeye başlamışlar. Gün gelmiş onların yerlerini dokuma tezgahları ve fabrikalar keşfederek daha modern elbiseler imal edip giyinmişlerdir. Bu Örtünüş biçimini Allah ın gönderdiği peygamberlerle. Ve kitaplarla da tarif edilerek, örtünmesi gereken yerler..tarif edilmiştir.
    Aynen onun gibi, Orijinal olan kitapla korunmuş olan vahiy çerçeve olarak peygamberlerin kitapla hayatlarını bütünleştirdikleri gibi, Günün koşullarında, Allah’tan gelen hangi bir emirin, hangi malzemelerle, ve aletlerle, nasıl yapılacağının örneğini pratik hayatta örnek olarak bizzat göstermiştir. Devlet başkanlarının da üfürüldükçe genişleyen balonun çevresini taşmadan, global kültürde,yerini alması sünnetlerdendir. Bunu Bir ayetle biraz daha genişletmeye çalışalım.
    8/60- Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah’ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup-caydırasınız. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size ‘eksiksiz olarak ödenir’ ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.”
    Dikkat edilirse, Kur’an da bahsedilen( kuvvet ve besili atlar,) ifadesi sözü edilmektedir. Buradaki hitap devlet başkanı ve ona tabi olanlaradır. Günün Şartlarına göre değişken bir emirdir. Yani Kültür ve medeniyet ilerledikçe, bir önceki kültürün yerini bir sonraki daha da güzelleşerek, yerini alacaktır
    Peygamberimiz döneminde, O Günün şartlarında, savaş aracı olarak, en önde geleni besili atlar imiş.ki, düşman güçleri onlarla püskürtülüyormuş. Ama şimdi savaş aracı olarak sünnet diye at beslemeye kalkışılırsa, Hem gülünç olur. Hem de bu yanlışlığın bedelini öldürülmek ve köleleştirilmekle öderiz. Rahmetli babam sağ iken Köyde,Evin yük taşıma ihtiyaçlarını, At ile temin ediyorduk, O Dönemlerde Traktörler cipler arabalar daha yeni yeni kullanılmaya başlamış idi Bazı traktör alanlar da ücretle yüklerimizi taşıyorlardı. Ona Verdiğimiz ücret ile at beslediğimiz ücreti hesapladığımız zaman, Traktöre kira olarak verilen ücret yem samana verilen ücrete göre çok komik kalıyordu. Ben Dedim ki Baba Bu Atı Satalım bize masraflı geliyor. Biz Her işimizi arabalarla yapıyoruz at bomboş yem yiyecekten başka yük getirmiyor. En Sonunda Babam bunu iki sene bekledikten sonra anlayabildi. Ve atı sattık. Aynen onun gibi ayette değişiklik kavramı Çağlar üstü bir kavram ifade etmektedir. Balonun içerisine hava üfürüldükçe, büyüyen balonun içerisinde yer almaya devam etmektedir. Asıl Sünnet olan Yirmi birinci asrın şu anda muhtaç olduğu teknoloji ne ise önemli olanı onu hazırlamaktır.
    İşte Kur’an’ın anlaşılmasını engelleyen zihniyet bu zihniyettir. Şeytan İslam toplumunun sağ tarafından yaklaşarak Hadis kılığına bürünerek, sünnet diye peygamber misyonuna yakışmayan, ve söz ve davranış biçimleriyle uyuşmayan, zihniyeti getirmişler. Peygamberin sünneti diye lanse etmişlerdir.
    Yine güncel bir örnekle söylediklerimizi daha da pekiştirmeye çalışalım. Hiç Laboratuar kelimesinin duyulmadığı bir zamanda,, Suyun Temiz olup olmadığının bilinmesi O Günün şartlarına göre anlaşılmaya çalışılıyordu. Saman çöpünün götürüp götürememesi suyun temiz olup olmamasının bir ölçüsü idi, Veya kuyudaki bir suya düşen ölü bir hayvanın çeşidine ve büyüklüğüne göre kuyudan ne kadar teneke ve kova su çekileceği tartışılıp duruluyordu..
    Şimdi Allah İnsanlar aracılığı ile teknolojiyi geliştirdi suyun temiz olup olmadığı birkaç damla suyu laboratuara götürüp tahlil neticesinde belli olmaktadır.
    İşte Günümüzde peygamber olsa, Suyun temiz olup olmadığını saman çöpünün, götürüp götürmediği ile değil laboratuarla inceletir öyle karar verirdi.
    3/159- Allah’tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
    Devlet başkanının yapacağı da odur. Eğer peygamber olayının bitişiyle beraber. İnsanlık yolunu kaybedecekse, elinde bir kılavuz yoksa haksızlık olur ve imtihan adaletsiz bir ortamda yapılmış olurdu
    Halbuki öyle değil, Kuranın yol göstericiliği altında, Müspet bilimlerin gelişmesiyle,İnsanlara faydalı ve zararlı olanlar tespit edilerek,Haram ve helaller ortaya konmalıdır. Onların vermiş oldukları kararlar devlet başkanlarının uyacağı kararlardır.
    Daha öncede bu konuda vermiş olduğum bilgilerde olduğu gibi Peygamber tıp alanında uzman değilse tıp ile bilgileri tıp uzmanlarından alıyordu, bu Tabi ki vahiy bilgisinin dışında olursa.
    10/94- Sana indirdiğimizden eğer kuşkudaysan, senden önce kitabı okuyanlara sor. Andolsun, Rabbinden sana gerçek gelmiştir, şu halde kuşkuya kapılanlardan olma
    21/7- Biz senden önce de kendilerine vahiy ettiğimiz erkekler dışında elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
    Zikir ehli bir şeyin uzmanı bilgi sahibi kişilerdir Peygambere gönderilen vahiyler Eşyanın yapısında zikir ehlinin bulduğu bulgularla çatışmaz. Kuran Herhangi bir konuda bir şey söylemişse o konu ile ilgili bilime eğer ulaşabilmişse Çelişkiye düşmez. Bakınız İlim ve teknolojinin ulaşamadığı dönemlerde Gök Yüzü ile ilgili bilgiler. Bu gün çözülüp ortaya çıkınca Kur’an ın söylediklerinin doğruluğunu görenlerin imanları daha da artmaktadır..
    36/37- Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
    36/38- Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.
    36/39- Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).
    36/40- Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler
    Dikkat edilirse Kur’an’ın yirmi üç yıllık dönemi içerisinde, Zaman ve şartlara göre değişme ve gelişme olmuştur. Müslümanların kesin bir zafer kazanıncaya kadar, esir alınmasını yasaklayan ayet olduğu gibi Müslümanlar kesin zafer kazandıktan sonra esir alınmasını emretmiştir.
    8/67- Hiçbir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz. Siz dünyanın geçici yararını istiyorsunuz. Oysa Allah (size) ahireti istemektedir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
    Görüldüğü gibi peygambere yön veren vahiydir, Nerde nasıl davranacağını Allah bildiriyor. Bakınız şartlar değişince aynı esir alma konusunda bunun tamamen tersini söylüyor
    8/70- Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: “Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
    İşte sünnet de Kur’an’da, Farzda Kur’an da dır. Allah ile peygamberi ayır maya kalkmak, peygamber kavramını kavrayamamak demektir.
    Allah Kur’an da Müslümanların zayıf olduğu zamanlarda esir almayın güçlü olduğunuz zaman esir alın diyor. bir peygamber kalkıp da esiri zayıf olduğunda alıp güçlü olduğunda almayabilir mi? Eğer bir peygamber öyle davranmış olsa Allah onu peygamberlikten azleder,
    Ben Çocuklara şöyle bir soru soruyordum. Allah bir emir verse, Peygamber de bir emir verse ikisi çelişkiye düşse hangisi doğru olur dediğim zaman Kafası çalışanlar veya peygamber kavramını bilenler Allah ile peygamberin verdiği emirler çelişmez diyor. Doğru olanı da odur. Peygamberler Allah’tan gelen emirleri Bir örnek olarak yaşar ve söyler. Diğer onu takip eden Müslümanlar bulunmuş olduğu dönemde onun yaptığı gibi yaparlar.
    Kurandaki Bütün emirler peygambere ait olan dönemde yapılması gereken emirleri bizzat kendisi yapar diğerlerini de kendinden sonra gelecek olan elçilere bırakırlar.
    Her Müslüman olan şunu iyi bilmelidir ki Peygamberlik hayatı devam etmiş olsaydı, ki devam etmeyecek, Eksiksiz ve her örnekten bir örnek verilen Kuran dururken, Bir olay karşısında ne yapardı.? Sorusuna cevap bulabiliyorsak, problemi çözmüşüz demektir. Kur’an’ı Çelişkisiz bir anlayışla kavrayıp, Önüne çıkan problemleri onun örnekliğinde çözülmesi gerekmektedir. Veya bunu Kendilerinde bir ilim haline getiremeyenler, Aklını Kullanarak O Konu İle ilgili uzman olanlara danışarak Akıl Ve takvadan gelen sese uyduğu zaman doğru olan bir davranış şeklini yakalar kanaatindeyim.
    Şu Bir gerçek ki herkes her konuda uzman olamaz. Her bilgi sahibin üstünde bir bilgi sahibi vardır.

    12/76- Böylece (Yusuf) kardeşinin kabından önce onların kaplarını (yoklamaya) başladı, sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte Biz Yusuf için böyle bir plan düzenledik. (Yoksa) Hükümdarın dininde (yürürlükteki kanuna göre) kardeşini (yanında) alıkoyamazdı. Ancak Allah’ın dilemesi başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır
    Hiç Olmazsa her Müslüman kendi yaşamında helal ve haramları bilip öğrenmesi gerekmektedir.uğraş verdiği hayat ile ilgili. Ticaret ile uğraşan birinin o konu ile ilgili bilgileri,öğrenerek,ticaret hayatında haram ve helal ölçüleri içerisinde mesleğini icra etmesi gerekmektedir. Ziraatte,siyasette, tıpta,çobanlıkta,v.s. her meslek dalında. Yaptıkları her davranışı helal ve haram ölçülerine dikkat ederek yaşaması gerekmektedir.
    Kuranı kerim, dikkat edildiği zaman,Günün şartlarına göre değişen problemlerin çözümünü kesin bir emirle bildirip mecbur tutmamıştır. Bunlardan bir örnek verecek olursak, zekat Müslümanların İslam devletine ödedikleri verginin adıdır. Vergi günün şartlarına göre devletin halktan kırkta bir,on da bir. Gün gelir yarısı veya hepsi insanlardan talep edilebilir. Bu şartlara göre değişken bir olaydır. Bunu O günün İslam otoritesi. Günün şartlarına göre belirler.. Kırkta bir zekat verilecek diye kuranda bir ayet yoktur. Bu kuranda yok diye. Klasik din alimleri bunu peygamberimizin sünnetinden öğreniyoruz diye kuranın dışına çıkıp yol aramaya malzeme olarak kullanmışlardı.
    Bakınız evrensel olan Kur’an ceza ve diyet bedelinden bahsederken, örfe göre tabirini kullanmıştır. Mesela, oruç tutmaya takati yetmeyenlerin, Her gün bir acı doyuracak kadar diyet ödemesi kişinin durumuna göre ve günün şartlarına göre değişken bir olaydır.
    4/92- Bir mü’mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü’mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini ‘hata sonucu’ öldürürse, mü’min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mü’min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü’min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir. Şayet kendileriyle aranızda andlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mü’min köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. (Diyet ve köle özgürlüğü için gereken imkanı) Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah’tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
    Ayette görüldüğü gibi altmış yoksulu doyurmaya gücü yetmeyenlerin altmış gün oruç tutmasından söz edilmektedir. Diğer bir ayette de.
    2/184- (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
    Bakınız ülkemizde,bile paraya çevrilebilen hapis cezalarının, Aradan on beş yirmi sene geçmesine rağmen, kanunun çıkışı anında gayet güzel ve mantıklı olan, fakat aradan kısa bir süre geçmesine rağmen, demode olup evrenselliğini kaybederek gülünç duruma düşmektedir. Bir örnek verecek olursak, Kanun çıktığı zaman, ağır para cezası olarak verilen, yirmi bin lira, o günün şartlarında o verilen para cezası bir apartman alırken, aradan on beş yirmi sene geçtiğinde para alım gücünü kaybederek sakız bile alacak değeri kalmıyor. Şimdi Hakim ceza verirken sakız parası dahi etmeyen yirmi bin lirayı, ağır para cezası diye tanımlarsa ne kadar gülünç olur.
    İşte çağ dışı diye ilan ettikleri kuran böle bir gafa düşmemiştir. Çağa göre değişebilecek ayetlerin yorumunu. Çağların kendisine bırakmıştır.
    Kur’an’ın diğer zamanın şartlarına göre değişken olan ayetlerden biri de, örf ile ilgilidir. Bu yorumu da o konuda ilim sahipleri yapar,
    2/233- Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği bilinen (örf)e uygun olarak, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Kimseye güç yetireceğinin dışında (yük ve sorumluluk) teklif edilmez. Anne, çocuğu, çocuk kendisinin olan baba da çocuğu dolayısıyla zarara uğratılmasın; mirasçı üzerinde(ki sorumluluk ve görev) de bunun gibidir. Eğer (anne ve baba) aralarında rıza ile ve danışarak (çocuğu iki yıl tamamlanmadan) sütten ayırmayı isterlerse, ikisi için de bir güçlük yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun olarak ödedikten sonra size bir sorumluluk yoktur. Allah’tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir
    Bakınız bu ayette de bir örften söz etmektedir. Örf olayı da toplumdan topluma değiştiği gibi zaman ve şartlara göre de değişmektedir. Daha önceki toplumlarda, anne babaya ait çocuğu emzirmek istemez, veya kadın boşandığı zaman iki yıla kadar emzirirse, günün şartlarına göre bir süt anneye ödenecek bedel kadar. Kendine ait olan çocuğun babası ödemesi gerekmektedir.
    Günümüz şartlarında süt annesi diye bir olay yoktur bunun yerine anne sütü kadar besin değeri olmasa da, hazır mamalar üretilmektedir.., eğer boşanmış olan kadın, çocuğa belirli zaman bakmak zorunda kalırsa, çocuğun bakım masrafları artı, çocuk için günün şartlarına göre gereksinimler boşadığı kadına ödenmesi gerekmektedir.
    Sonuç Olarak diyebiliriz ki peygamberimiz dönemindeki şartlarla , günümüz dönemindeki ve daha sonra değişerek gelecek olan şartlar bir değildir. Kur’an bunun formülünü verip, kültür ve medeniyet değiştikçe.ilerledikçe, balonun içerisine üfürülen Hava çeperlerine doğru genişlemektedir.
    2/228- Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ‘ay hali ve temizlenme süresi’ beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Azizdir. Hakimdir.
    Buradaki illet, “ başkalarına ait çocuğun saklamaları onlara helal olmaz.” Çocuğun kime ait olduğu bilinmesi ile ilgilidir, O dönemlerde laboratuar diye bir olay yoktu, kadında çocuk olup olmadığı, kadındaki fiziksel bir değişme ile bilinebiliyordu, Şimdi ise bir idrar tahlili ile çocuğun olup olmaması hemen belli oluyor.
    2106- Biz, daha hayırlısını veya bir benzerini getirinceye (kadar) hiçbir ayeti neshetmez (hükmünü yürürlükten kaldırmaz) veya unutturmayız. Bilmez misin ki Allah, gerçekten herşeye güç yetirendir.
    İşte Allah burada çocuğun olup olmamasını ilim ve teknoloji geliştiği zaman üç ay yerine bir tahlil ile bildirerek. Daha güzeli ile üç ay beklemeden çocuğun olup olmaması belli olabiliyor. Ayet devam ediyor.” Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidir ler” işte kuranın bahsettiği bu süre içinde barışıp barışmayacaklarını Allah’tan başka kimse bilmez. Bu değişken olmayan yönüdür. Çünkü bu dönem kadın ve erkek için düşünme ve ders alma dönemidir. Evli olan dönemle evli olunmayan bir dönemin mukayesesinin yapıldığı bir dönemdir. Kurandaki bu ayet,hem sünnetteki bir uygulamayı,hem de evrensel olan ikinci bölümdeki,” Kocaları başka kocalardan barışmak isterlerse daha çok almaya hak sahibi oluşu güncelliğini korumuş ve ilelebet koruyacaktı
    /
    İlim ve teknoloji ilerledikçe,insan yaşamı da o oranda kolaylaşmıştır, yenı yeni keşifler icatlar, bir öncekinin hükmünü yürürlükten kaldırarak.daha iyisi ve moderni hayata geçmektedir.Elektrik icat edilince, gaz lambasının hükmünün kalktığı, petrolün icat edilmesiyle, kömürle çalışan trenlerin, yerini mazotla çalışan trenlerin alması gibi.
    Çatal ve kaşık yokken peygamberimizin sünneti deyip avuçla yemek yemek, Arabalar uçaklar icat edildiği halde onlara binmeyip sünnet diye ata deveye binilirse.yanlış bir sünnet anlayışının örnekleridir. Asıl Sünnet olan, Daha güzeli varken daha az güzelini terk etmektir.
    Söylediklerimizi ve anlattıklarımızı toparlayacak, olursak, İnsan yaşamı ile ilgili Kur’an her örnekten bir örnek verip, ve hiçbir eksik bırakmadan, yol gösterici bir rehberdir. O Kur’an’ı bulunmuş olduğu çağda İnsan toplumlarındaki ilelebet değişmeyen yasallar aynı kalmak koşulu ile, şartlara göre değişebilen ayetlerin elçiler aracılığı ile çağlarda hayatla yorumlanmasıdır.
    İşte sünnet bazılarının söylediği gibi Peygamberimizin kuranın dışında söyledikleri ve yaptıkları değil, Sünnet peygamberimizin kuranın emirlerini hayata günün şartlarına göre yaşamasının adıdır.
    6/91- Onlar: “Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir” demekle Allah’ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: “Musa’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu göz ardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.” De ki: “Allah.” Sonra onları bırak, içine ‘daldıkları saçma uğraşılarında’ oyalanıp-dursunlar.
    Bakınız Ayette İnsan kültürleri ilerledikçe Açıklanabilecekler anlamında olan,”Bir kısmını açıkladığınız ve çoğunu göz ardı ettiğiniz kitabı kim indirdi” ifadesi, gelecek olan çağlarda açıklanabilecek olan ayetlerdir. Şimdi peygamber ortada yok, peki ileriki zamana bırakılan ayetleri. O zaman kim açıklayacak.
    Evrensel olan kuran elbette yirmi üç yıl gibi kısa bir zamana sıkıştırılamaz. O kitap insan oğlu var oldukça evrenselliğini koruyacak ve korumaya devam edecektir.
    3/159- Allah’tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
    Allah ve resulüne iman eden her devlet başkanının üzerine düşen yükümlülük, Kur’an a uygun olarak. Yapmak istediği bir icraatı o konunun uzmanlarını toplayarak,istişare yaptıktan sonra uygun olan kararı verir ve uygular. Şimdi peygamberlik devam etseydi onun yapacağı da o idi.
    O Zaman fıkıh kitaplarında aktarılıp durulan. Edilleyi şeriye dörttür Kitap ,Sünnet. İcmai ümmet, ve kıyası fukaha. Diye söylemeleri eksik bırakılmayan her örnekten verilen kuran anlayışına ters düşmez mi
    Peygamber Allah’ın bir kulu ve elçisidir, Kuran bir kanun peygamberin yaptıkları ve yaşadıkları da bu kanunun pratik hayata uygulanmasının adıdır.. peygamber kanun koyamaz hüküm koyan kanun koyucu Allah tır. Eğer O Kuranın dışında bir davranışta bulunsaydı, başına şunlar gelir.
    69/44- Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı.
    69/45- Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.
    69/46- Sonra onun can damarını elbette keserdik
    Öyleyse Kur’an artı sünnet eşittir İslam değil. İslam Allah’ın gönderdiği kur’an’ın öğütlediği hayatın adıdır. O zaman Müslüman’ım diyenlerin Allah’ı Bir tanedir. İnsanlar arasından Allah’ın peygamber olarak seçtiği Muahammet SAV. İman edenlere güzel bir örnektir. Onun Yaşadığı Hayat Kuran’ın ta kendisidir. Bize hadis diye aktarılan sözlerin büyük bir çoğunluğu. Yahudi ve Hıristiyanların uydurduğu hikayelerdir. Hicri yüz yüzeli sene sonra kaleme alınmaya başlamı.ştır. insanların ağızdan ağza aktardıkları unutma, yanılma ve kasıtlı olabilme sebepleriyle doğru olarak bu güne kadar gelebilme şansı çok azdır. Bu Sebeple hadis ilmi diye bir ilim olmaz İlim Belge gerektirir İnananlar için.farz sünnet diye bir olay yoktur Bu Allah’a ortak koşmak olur. Emirin tek kaynağı Allah tır.Onun Resulü de o emre uymakla , diğer iman edenlerde o emire uymakla yükümlüdürler.. İşte Kuran ve sünnet hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Eleştirilerinizi bekler sevgiler sunarım.

    .

  74. Koçum daha çok gençsin.. Yamanlarda kuyruğuna basmışlar herhalde.. Videonun bir yerinde Hocaefendi’yi hayal dünyanda beslediğin BOP saçmalığının merkezine oturtuvermişsin.. Hanefi Avcıyla alakalı bilmediğin çok şey var.. Hanefi Avcının seks kasedi kimlerin elinde, hocaefendinin üzerine kimler salmış, iyi bir araştır bakalım.. Aklının bir kısmını saza, bir kısmını da kafatasçılığa kiralarsan böyle saçma sapan noktalara varırsın.. Bir de dost uyarısı dînî ilimlerde temel eğitimin yoksa boşuna sallama. Madara olursun. Bir ilâhiyatçı olarak beni baya güldürdün.. Türklüğümle gurur duyuyorum, dinine sâdık Kürt kardeşimi öz Türk oğlu Türk kardeşimden çok seviyorum. Hadi eyvallah.

  75. Selamun Aleyküm Ali Abi , bende bir Antalya’lı hemşeriniz olarak sizi takdirle takip ediyor ve zevkle eserlerinizi dinliyorum . Eğer bir gün müsait olursanız sizi ziyaret etmek isterim e-mail’imden bana ulaşabilirsiniz Ali Abi…
    Saygı ve sevgilerimle Allah’a emanet olun …

  76. İlim kendini bilmektir. Dönünüz aynaya bakınız, nefsinizden ve inadınızdan başka bir şey göremeyeceksiniz. Ehli sünneti sevmiyorsanız bile dil uzatmayınız. İstirham ediyorum yapmayınız. Sünnet demek, peygamber demek, eshab demek, ehli beyt demek, dört büyük halife demek… Peygamberimiz ne buyuruyor? Eshabımı ve ehli beytimi sevmeyen beni de sevemez. Beni seven onları da sevsin… Sözlerin büyüğü büyüklerin sözüdür. Eğer içinizde az da olsa ülküdaşlık varsa aşağıdaki kısası okur ve ibret alırsınız. Benim demem, sizin istemenizle bu olacak iş değil. Nasip meselesi! Rabbim istemeseydi, istek vermezdi. Bu inceliği iyi anlayınız!…

    ***

    Necip Fazıl, Efendisine iki arkadaşıyla gidiyor… Üçü de felsefede derinlik sahibi… Üç gün boyunca en derin felsefi konularda sorular soruyorlar… Abdülhakim efendi ‘kuddise sirrehül aziz’ tatmin edici, doyurucu cevaplar veriyor… O ikisi çağdaş (!) batı eğitimiyle bir İslam alimini mat etmenin derdindeyken, vazgeçiyorlar bu beyhude çabadan… Baş edemiyorlar büyükler büyüğüyle…

    Necip Fazıl efendisine köle oluyor…

    Diğer ikisi olmuyor…

    Halbuki aynı ânı, aynı konuşmaları gözlemleyip, dinliyorlar…

    Yani Efendi Hazretleri, Necip Fazıl’ı ayrı bir odaya alıp, O’na farklı şeyler anlatmıyor ki… Üçü de aynı ortamdalar…

    Ama ikisi kavuşamıyor, Necip Fazıl, Necip Fazıl oluyor…

    Üstat bir gün de felsefeci başka bir arkadaşını götürüyor Efendisine…

    Çok bilgili ve çok konuşan bu arkadaşı, Efendinin huzurunda dut yemiş bülbüle dönüyor. Efendi hazretleri fazla bir şey de söylemiyorlar. O dipsiz derinlikteki gözleriyle o kişiye bakıyorlar sadece… Heybetinden konuşamıyor adam… Ve Efendi hazretleri şu sözleriyle o kişiye bedbahtlığını açıkça söylüyorlar: – Nasibinin olmadığını sen de anlıyorsun değil mi?

    Üstat dönüş yolunda o felsefeciye hislerini soruyor… ‘sakın konuşma, müthiş, müthiş’ diyebiliyor o adam… Ama kavuşamıyor yine de terbiye edicisine… Nasip… Görme meselesi…

  77. SELAMUN ALEYKÜM HOCAM 11/56 DAKİ ALLAH SRATÜL MÜSTAKİM DEDİR YANİ SİZİN ÇEVİRİNİZDE RABBİM DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK YOLUNDADIR DEMİŞSİNİZ BU İNSAN LARIN BU YOLDA OLMASI DOĞRU AMA BU ALLAH LA İLGİSİNİ AÇIKLARMISINIZ TEŞEKÜR EDERİM

  78. Bir web sitem vardı ta ki bloger yasaklanana dek.

    Hocam saygılar;
    İnternette tesadüfen buldum sitenizi. Siteniz gibi sizde bilgi dolusunuz.
    Tebrik ediyorum.

    Ufak da olsa bende görüşümü bildirmek isterim;

    Demişsiniz ki;
    “.farz sünnet diye bir olay yoktur Bu Allah’a ortak koşmak olur. Emirin tek kaynağı Allah tır.Onun Resulü de o emre uymakla , diğer iman edenlerde o emire uymakla yükümlüdürler.. İşte Kuran ve sünnet hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Eleştirilerinizi bekler sevgiler sunarım.”

    Bu cümleye kadar evet size katılabilirim. Lakin sizin de bu cümlede belirttiğiniz emrin kaynağı Allah tır dediğiniz Farz ın kendisidir.
    Örneğin; Namaz Kılmaz, Oruç tutmak, Kelimeyi Şahadet getirmek, Zekat vermek, Hacca gitmek (bir kez dahi de olsa)
    Sünnet e gelince; hz. Muhammed (S.A.V.) Allah’ın emir ve yasaklarını uygulayamış ve yaşantısı ile bizlere yol göstermiştir. Peygamberimizin (s.a.v.) yaşantısını örnek almak bizlere sünnettir.

    Adı üstünde Farz kesin olan demektir, sünnetse kişiye kalmıştır. Sünneti yerine getirmemekle günah işlemezsin ama sünnetleri yerine getirirsen sevabını artırırsın diye düşünüyorum. Tabi ki takdir Allah’ındır.

    Aslında çok basit;

    Kur-an’ı Kerim açık ve seçik yazmıştır.

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla;
    “İkra bismirabbikellezi heleka, heleka min sanel elak”
    “Oku, yaradan Rabbin adıyla oku, O seni bir kan pıhtısından yarattı.”
    Şüphesiz Allah Doğru söyler.

  79. doğru islamiyet anlayışını kavramaya bu kadar hevesli ve araştırmacı gördüğüm sizi, kavmiyetçilik anlayışına sürükleyen sebebleri ve bu konuda ne kadar ısrarcı olduğunuzu, ayetler ve hadisler ışığında kavmiyetçilik anlaşının çürütülüp ümmet anlayışının müslümanın bünyesinde ve kimliğinde gayet açık görülmesi gereken bir haslet olduğu halde bu konuya yeteri kadar önem verip vermediğinizi gerçekten çok merak ediyor ve bu konuda samimi olduğumu bilmenizi istiyorum.

  80. ””#35 written by Kürşat Dağhan
    27 Eylül 2010 – 01:35
    Alıntı

    Koçum daha çok gençsin.. Yamanlarda kuyruğuna basmışlar herhalde.. Videonun bir yerinde Hocaefendi’yi hayal dünyanda beslediğin BOP saçmalığının merkezine oturtuvermişsin.. Hanefi Avcıyla alakalı bilmediğin çok şey var.. Hanefi Avcının seks kasedi kimlerin elinde, hocaefendinin üzerine kimler salmış, iyi bir araştır bakalım.. Aklının bir kısmını saza, bir kısmını da kafatasçılığa kiralarsan böyle saçma sapan noktalara varırsın.. Bir de dost uyarısı dînî ilimlerde temel eğitimin yoksa boşuna sallama. Madara olursun. Bir ilâhiyatçı olarak beni baya güldürdün.. Türklüğümle gurur duyuyorum, dinine sâdık Kürt kardeşimi öz Türk oğlu Türk kardeşimden çok seviyorum. Hadi eyvallah.””

    BEN burada ki arkadaşın yorumuna canı gönülden katılıyorum.Sen sazına sözüne bak ali kardeş.çal oyna ama bu kadar basit dini ilminle insanların zihinlerini bulandırma.Yok risalelere laf atmalar.Üstadı küçümsemeler.
    zaten birazcık dini bilgisi olanlar olayı çözüyorlardır eminim ama saf dini bilgisi zayıf insanların zihnini bulandırma.
    ali rıza borazan diye bir vatandaşta hangi ilmi bilgisine güvenerek hadisler hakkında bir şeyler zırvalamış.yüzyıllarca yıldır devam eden hadis ilmini bu konudaki alimlerin dediklerini bu zevata inanarak kenara mı atalım.ayrıca kendince ayetlere yorumlar getirmiş.bizden yaptığı yorumlara , yorum bekliyormuş.Sana cevabım halt etmişsin:))

    Allah cc ıslah etsin

  81. Selam;

    Sizi sitenizin ziyaretçilere kapalı olması nedeniyle eleştirenlerden birisi de bendim. Bu eleştirimi forum, yorum vb. meşru yollarla şahsınıza yapmış, açılacağını da sizden öğrenmiştim. Fakat ancak girmek kısmet oldu. Bu -bana göre- yanlışı sürdürmeyip herkese açmış olmanıza sevindim. Kendi adıma teşekkür ederim. Kim din kardeşini salat ederken görünce sevinmez ki? Reklamlara tıklayarak kendimce destek de olmaya çalıştım. Allah sizi doğruya her geçen gün daha da yaklaştırsın, salih kullarından eylesin.

  82. abi seni çok takdir ve tebrik ediyorum.Allah yolunu daim etsin..Bize senin gibi insanlar gerek ..herşeyin bi sırası var ddiyosun abi inşallah bizimde sıramız gelir bir gün

  83. ilk ve son gelişim bu siteye ıyyyy fikirlere bak bu ne bea ne tefsir bilgisi ne hadis biraz meaal okumuş site kurmuş ooo din size mi kaldı


  84. turgay:

    Peygamberimiz benden sonra her asırda bir müceddit gelecek demiştir.bu asrın mücediddide Bediüzzaman Said Nursi dir.bunu kimse inkar edemez.ayrıca 40 küsür dile çevrilmiş tüm dünya bu kitabı okurken siz tutup risalelerde tehlikeli sözlerden bahsediyorsunuz.ayrıca filipinlerdeki devlet üniversitelerinde okutulmaya başlandı ders olarak.bediüzzaman bu kitaplar için bir noktasını dahi değiştiremem ,çünkü bana yazdırıldı diyor.son olarak din konusunda hiç eğitim almadan,arapça bilginiz olmadan kuran-ı kerimin mealini okuyup kitap yazacağınızı söylüyorsunuz.bu işin eğitimini almış insaları bari hiçe sayıp böyle birşey yapmayın

    said nursinin bu asrın müceddidi olduğunu nerden çıkardınız. size bunu kim söyledi. bu konuda ayet mi var hadis mi? Kuran ve sünnet varken vazgeçilmez bir kitap olur mu? Haşa said nursi peygamber mi ki kendisine bu kitaplar yazdırılmış. bu said nursi tutkusu onu putlaştırmak değil mi?
    sahi kuzum siz hangi dine inanıyorsunuz?


  85. Kumsal:

    merhaba,
    Kur’an’ın Türkçe mealini dinleyemiyoruz. Bu konuya dair çözüm olacak mı?

    Kumsal merhaba,

    Evet, Kuran meali linkleri maalesef ölmüş. Bunun nasıl telafi edilebileceği hususunda inşallah bir çalışma yürütebilirim. Kaynak web sitesindeki dosyaları daha önce arşivlediğimi hatırlıyorum. Eğer bir kazaya kurban gitmemişlerse, biraz uğraşarak bir düzene koyabiliriz.

    Uyarı için teşekkürler, esen kal.

  86. MERHABA ALİ BEY. BANA GRUP ORHUN (TÜM ALBÜMLER) VE SİZİN ALBÜMLERİNİZİ NASIL ALABİLECEĞİM KONUSUNDA BİLGİ VERMENİZİ RİCA EDERİM. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN

  87. Sayın ali bey geçde olsa yıllardır,düşünce olarak aynı kulvarda olduğum, bilgili bir insan ı bulmam beni çok mutlu etti….30 sene önce beşiktaş kütüpanesinden eski bir kuran ve birde o dilin lügatı yerinde bir kitap bulup , kuranı anlamaya çalışmıştım, asla bu yobazların sözlerine inanmamıştım… Hala notlarım kağıtlarda ve çıkarıp karşılaştırdığımda aynı sizin düşüncelerinizde imişim bende… Bu dilin farsçamı,osmanlıcamı olduğunu dahi bilmiyorum .Aradım fakat bin hamzanın kuran tercümesini int ten bulamadım, sizden yardım talep ediyorum o kuranı akumak istiyorum … teşekkür edErim saygılarımla… Birgen.
    DAKI EGER KORKASIZ KİM ADL EYLEMEYESİZ YETİMLERE ÇİFTLENÜN ANI KİM HELAL OLDU SİZE 35a10=39/23 =AVRATLARDAN,İKİN,ÜÇİN,DÖRDİN….ne demektir acaba….


  88. birgen:

    Sayın ali bey geçde olsa yıllardır,düşünce olarak aynı kulvarda olduğum, bilgili bir insan ı bulmam beni çok mutlu etti….30 sene önce beşiktaş kütüpanesinden eski bir kuran ve birde o dilin lügatı yerinde bir kitap bulup , kuranı anlamaya çalışmıştım, asla bu yobazların sözlerine inanmamıştım… Hala notlarım kağıtlarda ve çıkarıp karşılaştırdığımda aynı sizin düşüncelerinizde imişim bende… Bu dilin farsçamı,osmanlıcamı olduğunu dahi bilmiyorum .Aradım fakat bin hamzanın kuran tercümesini int ten bulamadım, sizden yardım talep ediyorum o kuranı akumak istiyorum … teşekkür edErim saygılarımla… Birgen.DAKI EGER KORKASIZ KİM ADL EYLEMEYESİZ YETİMLERE ÇİFTLENÜN ANI KİM HELAL OLDU SİZE 35a10=39/23 =AVRATLARDAN,İKİN,ÜÇİN,DÖRDİN….ne demektir acaba….

  89. selam dua ile ;
    Doğrusu nereden başlayacağımı bilemiyorum. Gerilla eserrinizi dinledikten sonra, grup orhun’u merak ettim, internette izinizi ararken, bu sayfayı buldum. Doğru adreste gelmiştim, Grub’un solisti Ali Bey hakkında kendi dilinden hatırı sayılır bilgi edindim… Her ne kadar özgeçmişinde ” türkçü çizgi, türkçü arkadaşlar” gibi tanımlamalar yer alıyorsada, sabırla okumaya devam ettiğimizde, karşımıza perspektifi geniş, Kuran gibi ırklar, kavimler üstü evrensel bir kitab’ı ilgi ile araştıran, insan, toplum, tarih, tabiat ve evren üzerine düşünen türkçülük gibi çok az şeyi ifade eden bir kalıba sığmayacak sanatçı bir ufuk gördüğümü söyleye bilirim. Dolayısı ile gönül rahatlığı ile selam ve dua ile başladım söze… Bu geniş ufuk, bence dar, sathi, bölgesel, kavmi, mezhebi sınırları aşar, türkçülük’le başlayan bu serüven, islamcılıkla devam eder umarım ümmetçilikten, insancılığa evrilir. Önce insan demek kadar sanatçıya yakışan dünyalık bir kavram düşünemiyorum. Yüzünü dünyaya dönen sanatçı önce insan’ı görecek, insanı göre bilen kaçınılmaz olarak Allah’ı cc da görecek. Sanatçının yeri işte tamda burası, bir çeşit peygamber sorumluluğu, insan’a Allah’ı cc anlatacaklar, tabir yerinde is Allah’a da insanı ( dua, yakarış, amel, kulluk anlamında) Sanatçı önce kendini, sonra aile çıkarını, sonra kavim, mezhep, meşrep, mal, mülk, toprak, sınır, sınıf çıkarını bir secde ile ayağının altına alıp ” la ilahe illallah” diyecek, ve özgürleşecek.. Kendine , ailesine, soyuna, sopuna, kavmine, ulusuna değil bütün bir insanlığa şahit olacak, şehadet edecek, adil olacak, adalet edecek, hakkı velev anne babasına bile karşı olsa hakkı gizlemeyecek.. Kavmini kendi hizmetine alacak, kendinide Allah’a adayacak.. selam dua ile..


  90. birgen:

    Sayın ali bey geçde olsa yıllardır,düşünce olarak aynı kulvarda olduğum, bilgili bir insan ı bulmam beni çok mutlu etti….30 sene önce beşiktaş kütüpanesinden eski bir kuran ve birde o dilin lügatı yerinde bir kitap bulup , kuranı anlamaya çalışmıştım, asla bu yobazların sözlerine inanmamıştım… Hala notlarım kağıtlarda ve çıkarıp karşılaştırdığımda aynı sizin düşüncelerinizde imişim bende… Bu dilin farsçamı,osmanlıcamı olduğunu dahi bilmiyorum .Aradım fakat bin hamzanın kuran tercümesini int ten bulamadım, sizden yardım talep ediyorum o kuranı akumak istiyorum … teşekkür edErim saygılarımla… Birgen.
    DAKI EGER KORKASIZ KİM ADL EYLEMEYESİZ YETİMLERE ÇİFTLENÜN ANI KİM HELAL OLDU SİZE 35a10=39/23 =AVRATLARDAN,İKİN,ÜÇİN,DÖRDİN….ne demektir acaba….

    Selam, ilginiz için teşekkür ederim. Bahsettiğiniz tercümeyi maalesef bilmiyorum, ilk defa sizden duyuyorum.

    Verdiğiniz ayet konusunda hanifdostlar.net forumunda bu konularla ilgilenen arkadaşlarımızın muhtelif yorumları var. Burada konu hakkında orada arama yaparsanız ilginç yorumlara ulaşabilirsiniz. Burada enterasan olan şey, yetimler hakkında indirilen ve onları konu alan bu ayetlerin zaman içerisinde başka anlamlara alınmasıdır.

    Bazı arkadaşlar, bu ayette yetimlerin mallarının ve diğer haklarının idaresi konusunda adaletsizliğe düşme endişesi taşırsanız, onları bizim artık sık sık gördüğümüz toplu düğün gibi etkinliklerle evlendirin anlamını doğru kabul etmişlerdir. Ben bu konuda bir çalışma ve araştırma yapmadım.

    Katkınız için teşekkür ederim.

    Esen kalın.

  91. merhabalar; yorumum yayınlanmaya bilir. biz bir arkadaş grubu olarak grup orhun hakkında araştırma yapıyoruz. grup orhun’a ulaşabilmenin yolunun sayın Ali Aksoy dan geçtiğini düşündük. yardımcı olabilecek misiniz?

    saygılarımla

  92. Ben ve çevremde çoğu arkadaşım aileden ülkücü gelenekle büyüdük ama büyüdüğümüzde gördük ki baştakiler bizi hayal kırıklığına uğratıyor.davadan uzak insanlar yüksek dava adamları pes etmiş başka yollar arıyor.Demokratik Ülkücü Gençlik Hareketi ile ilgili bilgi almak gençlerin içinden biri olarak,tabandan şuanki her ihtiyacı beklentiyi görmüş biri olarak fikirlerimi fikirlerimizi de sunmak isterim.bu konuda sizinle nasıl konuşabilirim

  93. Kuran muminiyim elhamdulillah, gercek Islam’i anlatanlari dinlerim ve severim ama malesef irkci veya milliyetci insanlari hic bir sekilde ciddiye alamam. Imanim buna engel oluyor cunku. Turkculerle, Kurtculerle isim olmaz. Yazik.

  94. Ali bey merabalar,ben Çankırı Karatekin üniversitesin Araştırma görevlisi Almila Şenol..size bi konuda ulaşmaya çalışıyorum.Danışmanlığını yaptığım bir öğrenci topluluğu adına sizinle görüşmek istiyorum ama nasıl ulaşabilirim bilemiyorum…bana ulaşabilirseniz çok sevinirim…teşekkürler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: