Kutsal Sığır İnancı – Ali Ekber Kureyşi

Kuran-ı Kerimde Bakara suresine adını veren Bakar sözlükte inek, öküz, sığır anlamlarına gelir. Kelime cins isimdir. Bakara hem inek, hem de öküz için kullanılır. Kelimenin sonundaki tâ, tenîs (dişillik) için değil, birlik içindir (Ekrabul-Mevârid, Kâmûs ve Sıhâh). Fakat Mecmeul-Beyân, Râğıb ve Merâğî tefsiri tâyı tenîs (dişillik) olarak kabul etmişler ve şöyle demişlerdir: Bakara inek, sevr ise öküzdür.

Râğıb, sevr mânâsını, deniliyor diyerek aktarmıştır. Mecmeul-Beyânda ise bakara cinsinde müennes (dişil) değil, müzekker (eril) ismin sözkonusu olduğu ilave edilmektedir. Tıpkı cemel (erkek deve) ve nâka (dişi deve), racül (erkek) ve mere (kadın), ceddi (erkek keçi) ve inâk (dişi keçi) kelimelerinde olduğu gibi.

Sığırlardan ve koyunlardan içyağlarını da haram kıldık. (Enâm 146), Şüphesiz Allah size bir sığır (bakaraten) kesmenizi emrediyor. (Bakara 67). Burada bakaratenle kasdedilen dişi sığır değil, bir sığırdır.

Bakaranın çoğulu bakarâttır. Yedi besili inek görüyorum. (Yusuf 43). Bu mânâ, Mecmeul-Beyânı da teyid etmektedir.

İSRAİLOĞULLARININ SIĞIRI

Kuran-ı Kerimde nakledilen İsrailoğullarının sığırı hikayesi oldukça dikkat çekicidir ve incelenmeye muhtaçtır. Burada önce olayı aktaracak, sonra üzerine konuşacağız:

Hani Musa kavmine Allah bir sığır kesmenizi emrediyor. demişti. Bizimle alay mı ediyorsun? dediler. Cahillerden olmaktan Allaha sığınırım. dedi. Rabbine seslen de bize nasıl bir şey olduğunu açıklasın. dediler. Allah diyor ki dedi, ne yaşlı, ne de körpe. Bu ikisi arasında. Hadi emrolunduğunuz şeyi yerine getirin. Dediler ki, Rabbine seslen, renginin ne olduğunu bize açıklasın. Rabbim diyor ki, görenlerin içini açan sapsarı bir sığırdır o. dedi. Rabbine seslen bakalım bu nasıl bir sığırmış. Bu sığır bize diğer sığırlar gibi görünüyor. Allah dilerse doğru yola yöneliriz. dediler. Dedi ki, Allah şöyle diyor: Toprağı sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, kusursuz ve alacasız bir sığır. Şimdi hakkı ortaya koydun. dediler ve sığırı kestiler. Fakat neredeyse bunu yapmayacaklardı. Bir kişiyi öldürdüğünüz ve bu konuda ihtilafa düştüğünüzde Allah gizlediğinizi açığa çıkaracaktı. Ona sığırın bir parçasıyla vurun dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir. (Bakara 67-73)

Bakara suresinde bu başlık altında bütün ayrıntılarıyla anlatılan bu hikaye birkaç yönden ele alınabilir.

1. Yahudilerin, Allah ve Peygamberi karşısında bizimle dalga mı geçiyorsun diyebilecek derecede edebe aykırı cüretleri dikkat çekicidir. Demektedirler ki, biz bir cinayeti ve onun katilini ortaya çıkarma işini soruştururken sen buna karşılık sığır kesmemizi emrediyorsun. Bizimle dalga mı geçiyorsun? Musa bunun üzerine diyor ki: Bu, cahillerin yapacağı bir şey. Ben cahillerden olmaktan Allaha sığınırım.

Bu bir yana, tam üç kez, edebe aykırı bir şekilde Bizim için Rabbine seslen bakalım demişlerdir. Oysa Rabbimize yalvaralım demeleri gerekirdi. Çünkü Allah sadece Musanın Rabbi değildi. Bu gibi sözler müminlerin tarzı değildir. Müminler, Rabbim, bunları boşuna yaratmadın. (Âl-i İmran 191), Rabbim, hiç kuşku yok biz imana çağıran bir davetçi işittik. (Âl-i İmran 193) ve benzeri ayetlerdeki gibi söylerler.

2. Soruları arttırarak meseleyi kendileri için iyice zorlaştırdılar. Oysa nasıl olursa olsun mevcut bir sığırı kesselerdi kâfi gelecekti. Ayyâşî, İmam Rızadan naklettiği hadiste şöyle demektedir: Eğer bir sığırı kesselerdi yetecekti. Fakat işi yokuşa sürdüler. Allah da onların işini zorlaştırdı.

Ey iman edenler, açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken sorarsanız size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, şefkatlidir. Sizden önce bir kavim onu sormuştu ve sonra kâfir olmuştu. (Maide 101-102) ayeti, sorularla işi yokuşa sürmeyi yasaklamaktadır. Tabersî şöyle demektedir: Ayetin takdiri şudur ki, Allahın zikretmediği şeyleri sormayın. Çünkü onlara ihtiyacınız yok. Ama ortaya çıkarsa sizi üzer. Hz. Peygamberden (sav) rivayet edilen hadiste Ben sizi bıraktğımda siz de beni bırakın. Yoksa sorularınız çokluğuyla sizden öncekiler gibi helak olursunuz.

3. Bütün bu soruların sebebi neydi? Acaba sığırı kesmenin ölüyü diriltecek olmasına şaşırıyor da o sığırın kesinlikle özellikli bir hayvan olması gerektiğini düşünüyor ve bu nedenle mi özelliklerini soruyorlardı. Ya da belki İsrailoğulları, sığırı kutsal sayan ve ona tapan Mısırlılarla olan dostlukları nedeniyle sığırı kutsal kabul ediyor ve onu kesmeye kendilerini hazır hissetmiyorlardı. Bu bakımdan sorular sorarak bu işi savsaklamak istiyorlardı. Bu sorular, içlerinde bu işi yapmaya rızaları olmamasından kaynaklanıyordu.

Ayette geçen Az daha yapmayacaklardı (Bakara 71) cümlesinde kasdedilen, o sığırın ender bulunur veya çok pahalı olması olması nedeniyle, yahut sığırı kutsal kabul etmeleri ve yapmaya gönülleri bulunmaması sonucu az daha onu yapmayacaklardı.

Acaba Hz. Musa, İsrailoğullarının, sığırı kendi elleriyle kesmeleri ve böylelikle sığırın kutsal sayılmasının zamanla ortadan kalkmasını sağlamak üzere bir fırsat mı verdi. Bu nedenle mi cinayet olayında fırsattan istifade sığır kesme meselesini ortaya attı? Acaba bu olay, Sâmirî ve buzağıya tapma olayından sonra mı oldu, önce mi?

4. İsrailoğullarının Mısırlılarla olan dostluğu nedeniyle sığırı kutsal saymaları ve ecdatlarının tevhid dinini unutmuş olmaları kuvvetli ihtimaldir. Dolayısıyla sözkonusu emir, sığırı kendi elleriyle öldürüp yavaş yavaş onun kutsallığının ortadan kalkması içindi.

Büyük araştırmacı Allame Talegânî bu konuda şöyle der: İsrailoğulları uzun yıllar Mısırlıların elinde mahkumdu. İster istemez Mısırlıların vehimleri ve inançları onlara hakim olmuştu. Mısırlıların mukaddeslerinden biri de sığırdı. Hindistanda olduğu gibi Mısırda da sığırın kutsal ve saygın kabul edilmesi daha çok çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan sınıfta yaygındı. İsrailoğulları, ülke halkının çoğunluğunu oluşturan bu sınıfla karışmış bulunduğundan sığırın kutsallığı ve sığıra tapma zaman içinde aralarında öylesine yayıldı ki nüfusun çoğu babalarının tevhid dinini unuttu. Sığırın kutsallığı bu sınıflar arasında geçerli olduğundan (sığır tanrı gibi) bu inanç, tarihte Mısırın egemen sınıflarının tanrıları kadar şöhret bulmadı. Belki Mısırdan çıktıktan sonra çölde uzun süren hayatları boyunca ve sığıra tapan kabilelerle ilişki içinde bulunmaları da onlar üzerinde etkili olmuştu. Dolayısıyla heryerde ve her yolla sığır ve buzağıyı kutsama nefislerinde kök salmış ve onlara muhabbet kalplerini sarmıştı. Nitekim aynı surede (Bakara) 93. ayette buna işaret edilmektedir: İnkarları yüzünden buzağı kalplerine sindirilmişti. Bu nedenle, Hz. Musanın (as) birkaç günlük yokluğunda buzağıya tapmaları, gaflet anında ya da aniden boş bulunarak, yahut kandırıldıkları için değildi. Tam tersine böyle bir tapınmanın kaynağı içlerinde taşıdıkları büyük ilgi ve istekti. (Pertevî ez Kuran, Bakara hikayesi)

Mısırlı Merâğî, tefsirinde bu hükmün sebebini onların buzağıya tapması olarak göstererek şöyle demektedir: Başka hayvanları değil, sığırı kesmekle görevlendirildiler. Çünkü o, taptıkları buzağı cinsindendi. Böyle yapmalarının emredilmesinin sebebi de buzağıya olan saygı ve muhabbetlerini ortadan kaldırmaktı.

Tantavî, tefsirinde şöyle der: Sığır tanrıya (apis) tapma ve buzağıya ibadet kalplerinde derin iz bıraktığı için onu kesmekle görevlendirildiler.

Bu iki müfessirin sözlerine bakılırsa bu olay Sâmirî tartışmasından sonra meydana gelmiş olmalıdır.

5. Tamamını girişte naklettiğimiz ayetlerin başı ve sonundan anlaşıldığı kadarıyla anlatılanların hepsi aynı olay ve bir tek meseleyle ilgilidir. Yani birisi öldürülmüş ve Musadan olayın araştırılmasını istemişlerdir. Hz. Musa da bir sığırın kesilmesini ve onun bir parçasıyla öldürülenin bedenine temas edilmesini emretmiştir. Böylece mesele bir mucizeyle çözülecektir. El-Mîzân, el-Menâr ve diğerleri bu olayı yaşanmış bir gerçek olarak kabul ederler.

Hindistanlı Seyyid Ahmed Han (Pertevî ez Kuranın nakline göre) şöyle demektedir: Ona sığırın bir parçasıyla vurun dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir. (Bakara 73) ayeti ve öncesi, başka bir hikayeye aittir ve bakara meselesiyle ilgili değildir. bir parçasıyla (bi-badihâ) ifadesindeki hâ zamiri kendisine atıftır. Yani ayetin emri şöyle olmalıdır: Öldürülenin bir organını kendisine vurun. Bu yöntem, o dönemde kâtil ve suçluyu ortaya çıkarmak için kullanılırdı. Cinayetle suçlananlar biraraya toplanır ve herbiri öldürülenin bir organını tutup ölüye vururdu. Kâtil olmayanlar bunu yapmaya cesaret ederdi. Fakat kâtil, Hain korkaktır atasözünde olduğu gibi bunu yapmaya korkar ve tereddüt geçirirse gerçek ortaya çıkardı.

Seyyid Ahmed Hanı destekleyen şey, ayette geçen Ve bir kişiyi öldürdüğünüzde cümlesinin vâv ile önceki ayetlerden ayrılmş olmasıdır. Eğer bu cümle sığır hikayesinin parçası olsaydı fâ ile söze devam edilmesi gerekirdi. Bu ayetlerin hepsinin aynı olayı anlattığını öne sürenler demektedirler ki, olay başlangıçta Ve bir kişiyi öldürdüğünüzde ile başlamaktadır. Onlar, Hani Musa kavmine Allah bir sığır kesmenizi emrediyor. demişti. ayetlerini mukaddime sayıyorlar.
Ona onun bir parçasıyla vurun ifadesi, olayın gerçekten yaşandığını teyid etmektedir. Böyle olmasaydı kâtili bulmanın hükmü şöyle şöyledir denir, emir biçiminde vurun diye buyurulmazdı.

Eğer Hindistanlı Seyyid Ahmedin sözü doğruysa İsrailoğullarının Bizimle dalga mı geçiyorsun? itirazının sebebi söylediğimizden başka bir şey olmalıdır.

6. Hindistanlı Seyyid Ahmedin değerlendirmesine bakılırsa, 4. maddede Allame Talegânî, Tantavî ve Merâğîden aktararak dile getirdiğimiz ihtimal daha çok desteklenmiş olmaktadır. Çünkü bu durumda sığır kesme olayı bağımsız bir emirdir ve nedeni de sığırın kutsallığı ve saygınlğının ortadan kaldırılmasıdır. Eğer ayetler aynı olayı anlatıyorsa yine önceki ihtimal kuvvetini korur. Bu ihtimale göre Hz. Musa, fırsattan istifade kâtilin ortaya çıkması için sığır kesmeyi ortaya atarak bir taşla iki kuş vurmuştur.

Allame Talegânî, Allah .. emrediyor ayetinden, bu hükmün bir defalığına olmadığı, tam tersine muzari (geniş/şimdiki zaman) siğası nedeniyle (yemuru-kum) süreklliği bulunduğu sonucunu çıkarmıştır. Talegânî şöyle der: Yahudiler ve sığır konusundaki diğer ayetlerin karinesiyle bakıldığında ayette geçen emrin bağımsız bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır. Bu hüküm, sonraki ayette geçen (bir kişiyi öldürdüğünüzde) meselenin mukaddimesi değildir. Bu hakikat gözönünde bulundurulduğunda Yahudilerin sığırı kesmek üzere biraraya toplanmaları emri, sığır kesme (kurban bayramı) adı altında bir gelenek başlatma yönündeki bağımsız bir emir olmalıdır. Böylelikle bu gelenekle sığıra tapma ve onu kutsama adeti hatıralardan silinecektir. (Pertevî ez Kuran, ilgili ayetin tefsiri)

Buradan anlaşılmaktadır ki Allame Talegânî, Hindistanlı Seyyid Ahmed Hanın görüşünü kabul etmektedir.

Hulasa, sığır kesme emri basit bir emir değildi ve İnkarları yüzünden buzağı kalplerine sindirilmişti. halinin ortadan kalkması içindi. Hucks, Kitab-ı Mukaddes Sözlüğünde Buzağı maddesinde şunları yazar: İsrailoğulları, Musa dağda (Tûrda) kaldığı süre boyunca beklemekten yorulmuş ve kuşkuya düşmüşlerdi. Mısırda böyle durumları çokça gördüklerinden Harundan kendileri için heykelden bir tanrı yapmasını istediler.

Hucks, bu cümleden önce Harunun onlar için bir buzağı yaptığını söyler ama bu doğru değildir. Kuranın açııkladığına göre buzağıyı yapan Harun değil, Sâmirîdir. Fakat Kuran, Mısırlıların adetinin İsrailoğulları üzerinde iz bıraktığını teyid eder.
Bir kez sığır kesmek bu tür fikirlerin ortadan kalkması için yeterli olamazdı. Dolayısıyla sığır kesmenin kurban bayramı haline getirildiğini ve sürekli kılındığını söyleyen Allame Talegânînin görüşü desteklenmiş olmaktadır. Mevcut Tevratta Kralların I. Kitabında (Bâb 12, ayet 29) nakledildiğine göre Yerubam, İsrailoğullarının tapması için iki altın buzağı yapmış, birini Beyt-ele, diğerini ise Dana yerleştirmişti.

Anlaşılıyor ki, aradan uzun zaman geçmesine rağmen sığır hâlâ onların gözünde kutsallığını koruyordu. Belki de bu nedenledir ki, 11. Bâb, 40. ayette geçtiği gibi, Süleymanın Yerubamı öldürmek istemesi üzerine o Mısıra kaçtı ve Süleymanın vefatına kadar orada kaldı.

7. El-Menâr sahibi ve diğeri, Ona onun bir parçasıyla vurun dedik. İşte Allah ölüleri böyle diriltir. ayetini ortada mucize olmayacak şekilde yorumlamak istemektedirler. Şöyle derler: Buradaki Allah ölüleri işte böyle diriltir. cümlesi, genel olarak hayatı ve kanı koruma maksadı taşıyan Kim onu diriltirse bütün insanları diriltmiş olur. (Mâide 32), Kısasta sizin için hayat vardır. (Bakara 179) ayetlerindeki gibidir.

Hz. Musanın dönemleri mucizelerle doludur. Mesela âsânın yılan olması, elin beyazlaması, denizin yarılması, taştan su fışkırması gibi. Öyleyse buraya kadar konuştuğumuz meselenin de bir mucize olmasına engel nedir? Allah ölüleri işte böyle diriltir. ayeti iki şeyle ilgilidir: ölüleri diriltmek ve ahiretin bununla kıyaslanması.

8. Bakara hikayesi hakkında şöyle nakledilmiştir: İsrailoğulları, nitelikleri açıklanan sığırı yüksek fiyatla bir çocuktan almışlardı. Bu çocuk babası için hayırlı bir evlat olduğundan bu kadar para kazanmak ona nasip olmuştu.
Bu rivayet Şia ve Ehl-i Sünnet tarafından nakledilmiştir. Allame Talegânî, tefsirinde (Pertevî ez Kuran, c. 1, s. 191) bu rivayetlerin hepsinin İsrailiyyât haberler olduğunu ve sahih İslamî dayanaklarının bulunmadığını söyler.

Bu hadis Şianın hadis kitaplarında birkaç rivayet zinciriyle gelmiştir. Bunlardan biri, merhum Sadûkun babasından, onun Muhammed b. Yahya el-Attârdan, onun Ahmed b. Muhammedden, onun da Bezentîden naklettiği rivayettir. (Burhân tefsiri)
Burada tartışma konusu olan, rivayet zincirinin doğruluğu ise de rivayetin doğruluğu olmasa gerektir. Çünkü İsrailoğullarının bütün o sorulardan sonra, nitelikleri belirtilmiş sığırı çocuğun elinde görüp ondan yüksek fiyatla satın almış olmalarının, daha önce bahsettiğimiz meselere aykırı hiçbir yanı yoktur.

Bu metin, İranlı alim Ali Ekber Karaşînin Kâmûs-i Kuran isimli eserinden alınmıştır.

Fikri Takip

Reklamlar

One thought on “Kutsal Sığır İnancı – Ali Ekber Kureyşi

Add yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: