Salat ve Salat’ı İkame

(Kadir Ünal) Salat Kuran’ın en temel kavramlarından biridir. İnananların temel özelliği olarak anlatılmaktadır.23/1-4 , Felaha ulaştı o müminler ki onlar salatlarında itaatkardırlar. Onlar boş şeylerden yüz çevirirler. onlar arınıp yücelmek için yaparlar. (zekatı verirler)

22/35 , Onlar öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, salatı ikame ederler ve kendilerine verdiğimiz şeylerden harcarlar.

24/37 , Onlar ne ticaretin ne de alışverişin kendilerini Allah’ın zikrinden , salatı ikame etmekten ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar ,kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.

35/29 , Allah’ın kitabını okuyanlar ,salatı ikame edenler, ve kendilerine verdiğimiz rızıkdan gizli ve açık sarf edenler, asla zarara uğramayacakları bir ticaret umarlar.

98/5 , Oysa kendilerine dini yalnız Allah’a halis kılarak , Allah’ı birleyenler olarak ona kulluk etmeleri,salatı ikame etmeleri, zekatı vermeleri emredilmişti. İşte doğru din budur.

Salatı ikame etmeyenlerin durumu ise şöyle özetleniyor.

19/59 , Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki salatı zayi ettiler , şehvetlerine uydular. Azgınlıklarının cezasını çekecekler.

74/41-47 , Suçlulardan sorarlar sizi yakıcı ateşe ne sürükledi? Derler ki : Biz salat edenlerden olmadık,yoksula da yedirmezdik, ceza gününü yalanlardık, sonunda bu haldeyken ölüm bize gelip çattı.

75/31-32 , Ne doğruladı , ne de salat etti. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.

Allah’ın bu kadar önem verdiği salat ve salatı ikame etmek kavramları ne manaya geliyor? Kavramlar önce kelime manaları ile kullanılıp daha sonra kavramlaştıklarında kelime manaları unutularak yeni manalar yüklenebilmektedir. Kuran indiği dönemde kelime manasıyla anlaşılan ve Kuranın yüklediği mana ile kavramlaşan sözler daha sonra dar kalıplara sıkıştırılmak suretiyle gerçek manalarından soyutlanabilmektedir. Kuran ışığında salat kavramını incelerken de dar kalıplar,dogmalar ile meseleye yaklaşmamak için salatın kelime manasına ve bu manaların Kuran’da kullanılma örneklerine bir göz atalım.

Salat : Arkasından gitmek, arka çıkmak, destek olmak, dua etmek (çağırmak) manalarına gelmektedir.

İkame etmek : Ayağa kaldırmak , yeniden diriltmek , icra etmek demektir.

33/56 , Allah ve melekler resule salat ederler (arka çıkar, destek olurlar) ey müminler siz de ona salat edin (arka çıkın destek olun) selam edin (güvenliğini sağlayın)

33/43 , O (Allah) sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için salat etmektedir (destek olmakta, yardım etmektedir) , melekler de. O (Allah) müminlere rahmet eder.

9/103 , Onların mallarından bir miktar sadaka al ki onları temizleyesin , arıtasın ve onlara salat et.(destek ol,arka çık) Senin salatın (desteğin) onları yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

11/87 , Ey Şuayip dediler senin salatın mı (arkasından gittiğin, arka çıktığın şeymi) sana babalarımızın kulluk ettiklerinden yahut mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor. Oysa sen yumuşak huylu ve akıllısın.

20/14 , Muhakkak ki ben ben Allah’ım benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et benim zikrim için salatı ikame et. (desteğini ayaklandır )

29/45 , Kitaptan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et . (Onun arkasından giderek ona desteğini ayaklandır.) Çünkü salat ( vahyin arkasından giderek ona destek olmak ) kötü ve çirkin şeylerden alıkoyar. Allah’ın zikri (Kuran) elbette en büyüktür.

3/38-39 , Orada Zekeriya rabbine dua etmişti. Rabbim demişti bana katından temiz bir nesil ver. Sen duayı işitensin.Zekeriya mihrapta kalkmış salat (dua ) ederken melekler nida etti “Allah sana Allah’dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, kendine hakim ve Salihlerden bir nebi olarak Yahya’yı müjdeler.

Yukarıdaki ayetlerin üzerine biraz düşünelim. ( 47/2 Onlar Kuran’ı düşünmüyorlar mı?Yoksa kalpleri kilitli midir?)

33:56. Allah ve melekleri, resule çok salat ederler. Ey müminler! Sizde ona salat edin selam edin

Allah’ın resulü Hz. Muhammet kendisine indirilen vahyi insanlara duyurmaya ve Allah’ın dinini yaymaya başladıktan sonra gerek müşrikler gerek münafıklar ona karşı savaş açmışlar ve onunla mücadeleye girmişlerdir.

22:72. Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar.

68:51. O inkâr edenler Zikri (Kuran’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da “Hiç şüphe yok o bir delidir” derler.

41:26. İnkâr edenler: Bu Kuran’ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız dediler.

Allah resulü bir konuda karar verdiğinde ona muhalefet ederek fitne oluşturmaya çalışan münafıklar var. Hatta bunlar bir mescit kurarak fitneyi yaymaya çalışıyorlar.

9:107. (Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescit kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka bir şey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Böyle bir ortam var ve Allah ile melekler resule salat ediyorlar. Ve müminlerde resule salat ederek onu Esenlik,güvenlik altına alıyorlar. Aynı zamanda Allah müminlere de salat ediyor.

33/43 , O (Allah) sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için salat etmektedir (destek olmakta, yardım etmektedir) , melekler de. O (Allah) müminlere rahmet eder.

Şimdi bu salatın bir tezahürünü Kurandan nakledelim.

8:9. Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul buyurdu.

8:10. Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın diye yapmıştı.Zaten yardım yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.

8:11. O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek,şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.

8:l2. Hani Rabbin meleklere: “Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu

Resulün sağlığında müminlerin ona salat ve selam etmeleri ona arka çıkmak destek olmak ve onu güvenlik altına almak olarak anladık . Peki şimdi resule salat ve selam etmek nasıl olacak diye bir soru akla gelebilir. Hz. Muhammet’e saldırılar, onu olduğundan farklı gösterme eğilimleri devam etmiyor mu? Onun adını kullanarak din tahrif edilmiyor mu? Öyleyse onun risaletine sahip çıkarsak ve onun ahlakıyla ahlaklanırsak ancak böylelikle ona salat etmiş oluruz diye düşünüyorum. Onun risaleti: Kuran, ahlakı ise kuran ahlakı idi.

9:103. Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. ve onlara salat et . Çünkü senin salatın onları yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

Allah’ın resulü Hz. Muhammet müminler ile daima dayanışma içinde olmuştur. Her konuda onlarla istişare etmiş onlara destek olmuş yani salat etmiştir. Allah’ın resulünün desteğini arkasında gören bir mümin için bunun ne kadar önemli olduğu tartışmasızdır. Her insan gibi Allah’ın resulü de ölmüştür. (21:34-35) Onun salatını kazanmak için onun risaletine (Kuran’a ) tabi olmak ona salat etmek yani arkasından gitmek gereklidir.

11:87. Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın kulluk ettiklerini, yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salatın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!

Ayette geçen hadiseyi şöyle bir gözümüzde canlandıralım. Şuayip AS. Allah’ın kendisine vahyettiklerini toplumuna iletiyor. Onlara babalarınızın kulluk ettiği tabi olduğu şeylerden vazgeçin ölçü ve tartıda hile yapmayın. Öksüzün, yetimin, yoksulun hakkını yemeyin . Allah’a kulluk edin .Allah’ın vahyine tabi olun diyor. Toplumun ileri gelenleri şaşkın ey Şuayip diyorlar sen halim selim bir insandın bizim işlerimize karışmazdın sana ne oldu da böyle oldun sana salatın mı böyle yapmanı bizim düzenimizle uğraşmanı emrediyor? diyorlar. Dikkat edersek burada salat din anlamını çağrıştırmaktadır. Şuayip AS.ın Arkasından gittiği, arka çıktığı destek olduğu Allah’ın emirleri, Allah’ın düzenidir. Yani onun dinidir.

20:14. Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; benim zikrim için salatı ikame et.?

Allah’ın zikri için salatı ikame etmek emrediliyor. Peki Allah’ın zikri nedir

54:17-22-32-40. Andolsun biz Kuran’ı öğüt (zikir) alınsın diye kolaylaştırdık. öğüt (zikir) alan yok mu?

36:69. Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. O sadece bir öğüt (zikir)ve apaçık okunandır.

Zikir öğüt manasına geliyor. Allah’ın öğüdü yani kurandır.

15:9. Zikri (Kuran’ı) kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.
Allah’ın zikri: Kuran olduğuna göre kuran için salat etmek nasıl olacaktır? Elbette ki Kurana tabi olmak, hükümlerini yerine getirmek ve onun için mücadele etmek ile Allah’ın zikri için salat edilmiş olacaktır.

Allah’ın her şeye gücü yeter. O ol dediği zaman her şey olur. Öyleyse onun kitabının, onun değerlerinin destek olmaya, arka çıkmaya ihtiyacı da yoktur. Ancak insanların imtihan için dünyaya gönderilmeleri uygun görülmüştür. Salatı ikame etmeleri, zekatı vermeleri, karşılaştıkları müşküllere sabretmeleri imtihanı kazanmak için yapmaları emredilen şeylerdendir.

29:2. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

29:3. Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

29:45 Kitab’dan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et.(onun arkasından giderek ona desteğini ayaklandır.) Muhakkak ki, salat, ( vahyin arkasından gitmek ) hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ın zikri elbette en büyüktür. Allah yaptıklarınızı bilir.

Allah’ın zikri için salat etmeyi emreden Allah bunun nasıl olması gerektiğini de tarif ediyor. “Kitaptan sana vahyedileni oku !” Kitabı bilmeyen ,onunla donanmayan bir insan nasıl onun için salat edecek? İnanan bir insan kendisini vahiy ile muhatap kabul eder ve onun arkasından giderse bu yaptığı eylem ona hayasızlık ve kötü işler yapmaya müsaade eder mi? Kuran 103:1-2-3- Asra and olsun ki İnsan hüsrandadır , ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hak ile ve sabır ile tavsiye edenler müstesnadır.” diyecek ve ona tabi olan mümin iyi ameller yerine kötü ve çirkin işler yapacak mümkün mü?

43:36-37-38Kim Rahmân’ın zikrinden: Kuran’dan gafil olursa ona bir saptırıcıyı musallat ederiz. Artık o onun arkadaşı olur. O saptırıcılar bunları yoldan çıkardıkları halde bunlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Kişi Kuran’ı okurken dahi ondan gafil, habersiz olabilir. Eğer düşünerek, anlayarak ve öğüt alarak okumuyorsa

3:38. Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin, dedi.
3:39. Zekeriyya mihrapta kalkmış salat (dua) ederken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime’yi tasdik edici, efendi, iffetli ve Sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler.

Şu ana kadar salat kavramının arka çıkmak arkasından gitmek destek olmak manalarının üzerine vurgu yapıldığını gördük. Salatın birde dua manası vardır. Dua genel manada çağırmak, davet etmek anlamına özelde Allah’ın yardımını çağırmak, Allah’a niyaz etmek anlamına gelir. Zekeriya AS. Mihrapta salat ederken melekler ona nida ediyorlar. Burada Zekeriya AS. niyaz halinde olduğu anlaşılıyor.

7:55. Rabbinize boyun bükerek gizlice dua edin . O haddi aşanları sevmez.

25:77. De ki: duanız olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin? Yalanladınız onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!

2:186. Kullarım sana, beni sorarsa : Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasına karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
Salatı ikame etmek nasıl mümkün olur?

16:89. Sana bu kitabı , her şeyi açıklayan , Müslümanlara yol gösterici rahmet ve müjde olarak indirdik.

6:105. Böylece biz âyetleri geniş geniş açıklıyoruz ki, “Sen ders almışsın” desinler de biz de anlayan toplum için Kuran’ı iyice açıklayalım.

Öncelikle her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici olan Kuran’ın eğitimini almamız gerekir. Bu eğitim aklederek, düşünerek, özümseyerek Kuran’ı okumamız ve onun furkan özelliğini kazanma gayretlerimiz ile oluşacaktır. Allah’ın bize gönderdiği mesajı öğrenmeden onun emir ve yasakları doğrultusunda bir hayat sürdürmemiz,salatı ikame etmemiz nasıl mümkün olabilir?

21:45. De ki: Ben, sadece, vahiy ile sizi ikaz ediyorum. Fakat, sağır olanlar, ikaz edildikleri zamanbu çağrıyı duymazlar.

6:19. Bu Kurdan bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu.

25:1. Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren, Allah, yüceler yücesidir.

8:29. Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız O, size furkan var eder. (iyi ile kötüyü ayırdedecek bir anlayış verir), suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.

Yukarda salatı ikame etmek için bir eğitimin gerekliliğinden bahsetmiştik. Bu eğitimin iki boyutu vardır. Birincisi ilim, ikincisi tatbikat . günümüzde işin ilim kısmını halletmek nispeten kolay . Kuran tasnif edilmiş bir kitap olarak elimizde , çoğumuz okuma yazma biliyor, kendi lisanımızda bir Kuran meali temin ederek Allah’ın mesajını öğrenebiliriz. Birde Kuran’ın indiği yılları gözümüzün önüne getirelim. Allah resulü vasıtası ile bir din gönderiyor,Resulün sağlığında ayetler inmeye devam ediyor, inananların elinde tasnif edilmiş bir kitap yok ve Allah zikrim ( Kuran ) için salatı ikame edin , onunla uyarın, onunla hayatınıza yön verin buyuruyor. Kuranı nasıl öğrenecek ve öğretecekler? Birde toplumun yapısına bakalım. Köleliğin ve feodal yapının hakim olduğu bir toplum. İnsanlar birbirlerine kulluk ediyor, rüku (boyun eğmek) ve secde (itaat etmek) ediyor, el etek öpüyor. Allah’ın resulü ve Kuran ise kula kulluğu kaldırmak için gönderiliyor.

Yukarda anlattığımız ortamda dua manasına da gelen salatın bir tatbik şeklinin Allah’ın resulü tarafından müslümanlara öğretildiğini görüyoruz. Müslümanlar Allah’ın resulü önderliğinde günün belli vakitlerinde bir araya gelerek Allah’a dua ediyorlar,rüku ve secde ediyorlar, onu tesbih ediyorlar (yüceltiyorlar) ve hem de Kuran’ı tedris ediyorlardı. Çeşitli sebeplerle Allah resulünün cemaatine katılamayan müminler ise bu eylemi ya kendi aralarında birleşerek yada ferdi olarak yerine getiriyorlardı.

62:9. Ey iman edenler! Cuma günü salat için çağırıldığınızda hemen Allah’ın zikrine (öğüdüne) koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

62:10.Salatı bitirdiğinizde artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok anın (zikredin)umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Çeşitli uğraşlar içersinde her zaman bir araya gelemeyen müminlerin hiç değilse haftada bir gün bir araya gelerek salat etmeleri emrediliyor. Farsça dan dilimize giren namaz kelimesiyle ifade edilen dua manasındaki bu salatı ifa ederken özel bir hazırlık yapmamız da emredilmektedir.

5:6. Ey iman edenler! Salat için kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

Dua mahiyetindeki bu özel salatın tatbikinde Köle sahibi bir müslümanın kölesiyle aynı safta durması, boyun eğmenin, itaat ve teslimiyetin yalnızca Allah’a yapılabileceğini simgeleyen rüku ve secdeler, sadece Allah’ı yücelten ifadeler ve Kuran tedrisi hep genel manadaki salata hazırlık olarak yapılmaktaydı. Kulun Acizliği ve Allah’ın yüceliği ön plana çıkarılarak Allah’a teslimiyet manasına gelen islamın ihyası için mücadelenin bir simgesi haline gelmişti.

Müslümanlar kuranı düşünerek, öğüt alarak okumayı, onun terbiyesine girmeyi ihmal edince, zikrim (Kuran) için salatı ikame edin emrini unutunca namaz da özünü kaybederek sadece bazı şekillerden ibaret bir tatmin aracı haline geldi. İman iddiasında bulunan insanlar Allah resulü gibi Kurana tabi olmadıkça iman etmiş olmayacaklarını bilmeli, salatı ikame ederken (genel manada ) salat etmeliler. (özel manada)

49:14. Bedevîler “İnandık” dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama “Boyun eğdik” deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve elçisine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

49:15. Müminler ancak Allah’a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.

29:45. Kitaptan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et. Çünkü salat kötü ve çirkin şeylerden alıkoyar. Allah’ın zikri (öğüdü) elbette en büyüktür. Allah ne yaptığınızı bilir.

Günümüzde Müslümanların durumu genellikle bedeviliktir. Bedevilikten kurtulmadıkça gerçek manada Salatı ikame edemeyeceğimizin şuurunda olmalıyız.
Kendi durumumuzun sağlamasını yapmak için ise salatın bizi kötü ve çirkin şeylerden alı koyup koymadığına bakmalıyız.

Bazı ayetler ve düşündürdükleri

107:1. Dini yalanlayanı gördün mü?

107:2. İşte o, yetimi itip kakar;

107:3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

107:4. Yazıklar olsun o salat edenlere ki,

107:5. Onlar salatlarından gafildirler. Onlar yanlış salatta ısrar ediyorlar.

107:6. Onlar gösteriş yapanlardır,

107:7.Ve hayra da mâni olurlar. Bağlılıktan alıkoyarlar.

Dikkat edersek dini yalanlayanın salatından bahsediyor. Kuran’ın indiği yıllarda ayetin muhatabı olan Mekkeli müşriklerin salat ettiğini anlıyoruz. Allah bizi salat eden müşrik olmaktan korusun.

Buradaki salat öncelikle batıl olan atalarının dinine arka çıkmak yanlış olduğunu idrak etse de atalarından kendisine miras kalanı savunmak sonrada onun fenomenlerini yerine getirmek anlamlarına gelmektedir.

2:170. Onlara “Allah’ın indirdiğine uyun” dense “hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız derler.

8:35. Onların Beyt yanındaki salatları ıslık çalıp el çırpmaktan ibaretti şimdi azabı tadın!

Ayette onlar diye mescidi haramın koruyucusu olduklarını söylen, hacılara su veren, Kabe yi temizleyen, Allah’a inanan, hz. İbrahim’in salatını sürdürdüklerini iddia eden insanlardan söz ediliyor. Günümüze uyarlarsak yetim hakkı yiyen, insanlara zulmeden , Allah’ın zikrinden “Kuran’dan” gafil yaşayan, din ile dünyayı ayıran sonrada namaz kılan insanlar için “Onların salatları yatıp kalkmaktan ibarettir.” diyebiliriz. Tabi ki bütün hayatında salatı ikame eden , dine arka çıkan , Kuran’ın arkasından giden sonrada namaz kılan müminleri kastetmiyorum.

17:110. De ki: “İster Allah diye çağırın(davet edin), ister Rahman diye çağırın(davet edin). Hangisiyle çağırırsanız nihayet en güzel isimler onundur. Salatında bağırma onda sesini fazla da kısma ; ikisinin arası bir yol tut.

Ayette kastedilen namaz ise namazlarda sesiz okumak suretiyle bu emir tamamen çiğneniyor demektir. Eğer geniş manada salat kastediliyorsa dine davette salattır ve ayette de davetin şekli anlatılmaktadır.

31:17. (Lokman As. ın vasiyeti ) Yavrum! Salatı ikame et, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.

31:18. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.

31:19. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.

Lokman As. oğluna salatı ikame etmesini (Allah’ın emirlerini, dinini ayağa kaldırmasını) vasiyet ederken dikkat etmesi gereken şeyleri de anlatıyor. Salatı ikame ederken iyiliği emredip kötülükten vazgeçirecek, başına gelenlere sabredecek, insanlara yanağını bükmeyecek, bağırıp çağırmayacak. 17:10. Salatında bağırma” ayeti ile birlikte düşünelim.

10:87. Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın,(yönelinecek yerler yapın)salatı ikame edin. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.

Musa As. Firavuna gönderiliyor, Firavun yalanlıyor. Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başkası Musa’ya iman etmiyor.(10:83.) : “Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!”(10:85.). Ve bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar!” diye dua ediyorlar.(10:86) Bunun üzerine Musa ve kardeşine : Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın,(yönelinecek yerler yapın)salatı ikame edin.” emri geliyor. Evlerine yönelen (evlerinde organize olan ) bu müminler ne yapmakla salatı ikame etmiş olacaklar?

14:37. “Ey Rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını senin Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz salatı ikame etsinler diye. Sen de birtakım gönülleri onları sever yap ve onları çeşitli meyvelerle besle ki şükretsinler.

2:125. Biz, Beyt’i (Kâbe’yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim’in makamından bir salat yeri edinin İbrahim ve İsmail’e: Tavaf edenler, akifler, rükû ve secde edenler için evim’i temiz tutun, diye emretmiştik

Hz. İbrahim Beytullah’ı inşa ediyor. Niye? Toplantı ve güven yeri olsun diye. Zürriyetinden bir kısmını bu bölgeye yerleştiriyor. Niye? Salatı ikame etsinler diye. Toplantı ve güven yeri olan Beytullah ve çevresinde salatı ikame etmenin ve haccın manası nedir? Bir sultanın saltanat sürdüğü, beytül malın Allah’ın rızası doğrultusunda kullanılmadığı, Müslümanların kongrelerini gerçekleştiremedikleri, kıyam etmedikleri müddetçe Müslümanlar salatı ikame etmiş, haccetmiş olurlar mı?

5:106 Ey müminler, birinize ölüm gelince vasiyet sırasında sizden olan iki adil kişi, aranızda şahitlik etsin yada yeryüzünde yolculuk ederken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan iki kişi (şahitlik etsin) Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi salattan sonra alıkor, “Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemeyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz” diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz.

Sizden olan, sizden olmayan tabirlerinin kuranda mümin,mümin olmayan manasında kullanıldığı tesbiti ile baktığımızda mümin olmayan kişinin salatını namaz olarak algılayabilir miyiz?

Salat dua manasına gelir demiştik. Dua da davet manasına geldiğine göre Yusuf (as)ın zindan arkadaşlarına yaptığı davetin bir benzeri kastedilerek bu da salat olarak isimlendiriliyor diye düşünüyorum.

Kadir Ünal

Reklamlar

26 thoughts on “Salat ve Salat’ı İkame

Add yours

  1. Selam Çerkez Kardeşim

    Salat duaysa dua da herhalde yan gelip yatmak olmalıdır.

    Oryantalist Hempher’in tavsiye ettiği namaz anlayışı gibi.

    Bunların misyonu kafa karıştırmaktan ibarettir.Sahibine fayda sağlamadığı bir bilgi diğer insanlara fayda adına hiçbir şey veremez.
    Bu kadar insan namaz kılarken Resullahın uygulamasını bırakıp gidim;kendi sünnetimden salat anlayışıyla ilgili farklı bir fırka oluşturayım.Mesele bundan ibarettir.

  2. ”Salat dua manasına gelir demiştik. Dua da davet manasına geldiğine göre Yusuf (as)ın zindan arkadaşlarına yaptığı davetin bir benzeri kastedilerek bu da salat olarak isimlendiriliyor diye düşünüyorum.”

    burda anlamadığı şey şu ki ‘diye düşünüyorum’ diyor; burda önemli olan senin ne düşündüğün değil ki. Allah(cc)’ın ne anlatmak isteğidir ki, bunuda öğretmen olarak bizlere gönderdiği Peygamber(saa) yoluyla anlatmıştır. şimdi bizler Peygamber(saa) anlattığı salatı bırakıp senin düşüncenlemi amel edelim yani? sen yeni peygambermisin(haşa ve kellah).

    böyle yazılarla nereye varmak istiyorsanız artık…

  3. Selam Esger
    Çok güzel bir tespitte bulundunuz kardeşim.Din,kişinin felsefi görüşlerinin tekelinde değildir ki şuna buna göre değişsin.
    Bu gibilerinin arasında farklı din ve namaz anlayışları bile mevcuttur.Neden mi dersiniz;çünkü Kur’an’a uymak yerine Kur’an’ı kendine uyduranların sonu işte böyle olacaktır.

    Kuran kimsenin görüşünü, siyasetini, hükümdarlığını, fikirlerini ispat etmek için kullanılmaz.Kuran okunur yiğit olanlarda hükmünü yerine getirirler.Adam olanlar böyle yapar.

    Louis Massignon isimli İslâm düşmanı bir müsteşrikten/oryantalist’ten de şu nakli yapmak istiyorum:
    Onların[1] her şeyini tahrip ettik. Felsefeleri, dinleri mahvoldu. Artık hiçbir şeye inanmıyorlar. Derin bir boşluğa düştüler…[2]
    Ne ibretlik bir itirâf, ne hazîn bir şehâdet, değil mi?!..

    Oryantalist işbirlikçilerinin sonu böyledir işte.

    Selam ve dua ile…

    [1] Müslüman gözüken akademisyenleri ve âlim olarak bilinen çorbacıları kasdediyor.
    [2] Dr. Mustafa Sibâî, Oryantalizm ve Oryantalistler. Trc: Doç. Dr. Muctebâ Uğur. Beyan Yayınları-1993

  4. Selam

    Enfal Suresi, 35’ci Ayet (Yasar Nuri Meali): Onların o evdeki namazı/duası; ıslık çalmak, el çırpmak/engel olmaktan başka bir şey değildir. O halde, inkâr etmekte olduğunuz için tadın azabı.

    Mealler arasinda sadece Yasar Nuri Bey “engel olmak” tan söz ediyor ve bununla diger (öncesi sonrasi) Ayetler arasinda bir uyum sergiliyor. Diger meal yazarlarindaki dipnotlar ise, yapilan ibadetin asilsizligi ve tepkisi üzerinedir. Bu kadar.

    Alak Suresini basli basina bu Ayetin yanina koyarsak, yine bir uyum vardir. Ve bugün Fussilet Suresinde bir Ayetin meali gözüme carpti:

    26’ci Ayet mealen: İnkâr edenler dediler ki: “Şu Kur’a’ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz.”

    Buradan tekrar Enfal Suresi 35’ci Ayet’e baglaninca sanki iki Ayet ayni konu üzerinde Salat kavramini dolayli sekilde tanimliyor.

    Saygilar

  5. merhaba

    yazımın burada alıntılandığını yeni gördüm. tabi yorumları da

    salat geniş manaları olan bir kavramdır. destek manasına dua manasına din manasına kullanıldığı yerler de var. ama bu salatın namaz manasında kullanılmadığı anlamına gelmez.

    ben kuranda namazın tarifini bulamadığı için namazı bırakan birisiydim. acaba yanlış mı yapıyorum diye salata odaklanarak kuranı tekrar okudum ve bu yazı da uzun bir çalışmanın ürünüdür.

    selam ve dua ile

  6. urun sizin anladik da peygamberliginizi nezaman ilan ediceksiniz?birde neden yeni kitap getirmek yerine hali hazirda ikame edilen bir kitaba baska anlamlar yukleyerek buyukluk tasliyorsunuz onu anlamiyorum.yazida nerdeyse namazi safdisi etmissin ama tutarli yorumlari okuyunca ama bu salatin namaz manasina kullanilmadigi anlamina gelmez diyerek zaten celiskide oldugunu belli etmissin.pesine celiskiyi ortmek icin(ben kuranda namazın tarifini bulamadığı için namazı bırakan birisiydim. acaba yanlış mı yapıyorum diye salata odaklanarak kuranı tekrar okudum ve bu yazı da uzun bir çalışmanın ürünüdür.
    diyerek tekrar yazina paralel cizgiye gelmissin.sizin kuranda tarifini bulamadiginiz hersey aslinda yoktur demekki.bir suru yemek haram olucak zira kuranda kac yemek tarifi varki.sizin kurana bakis aciniz bu iste .nasipsiz oldumu insan ancak boyle nasipsiz olur iste.

  7. konuyu açan arkadaşa çok teşekkür ediyorum.itiraz edenler konuyu tam okusunlar fakat önyargılardan sıyrılarak,dini allaha has kılarak okusunlar.arapça inen bir dinde namaz sözcüğü sonradan ilavedir.allah kimsenin yatıp kalkmasına ihtiyaç duymaz.namaz yoktur salat vardır ve salat allaha destek çıkmaktır.allaha,şeytana karşı destek çıkarken gönüllerinizi beytullaha yöneltin.onu bolca hatırlayın ki kimsenin kimseye bir yardımının dokunmayacağı günde o sizi desteklesin.dini allaha has kılmanız dileğiyle.saygılar.

  8. SELAM EMRE
    ALLAHIN BİZİM İBADETİMİZE İHTİYACI YOK AMA BİZİM VAR O ZAMAN ORUCU HACCI ZEKATIDA BIRAKALIM ALLAHIN ONLARADA İHTİYACI YOK
    YUKARIDAKİ YAZI BİR SAÇMALIK KURANDA 1 AYETİN BİRÇOK ANLAMI VARDIR BU YAZIDA ANLAM KARGAŞASI OLMUŞ
    YÜZYILLARDIR BÖYLE SÜREGELEN NAMAZIN YANLIŞ OLDUĞUNU SADECE HANİFLER Mİ ANLADI
    NE YAZIK Kİ İMAMI AZAM,İMAMI ŞAFİ,İMAMI MALİK İMAM HANBEL….ELMALILI HAMDİ YAZIR VS ANLAMAMIŞ DİYANETTE BULAMAMIŞ KURANDN HALA EĞİLİP KALKIYORLAR CAMİYE GİDİP:)
    BİR İNSAN BU KADAR NEFSİYLE HAREKET EDEBİLİR NEFSİNE AĞIR GELEN ŞEYLERİ KENDİNE YEDİREME BİRDE UĞRAŞ AYETLERİ YANLIŞ YORUMLA KENDİNİ HAKLI ÇIKARMAK İÇİN… ANCAK KENDİNİZİ KANDIRIRSINIZ NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR PEYGAMBER DİNİ BİZE ÖĞRETMEK İÇİN GELDİ ONDAN BAŞKA DOĞRUDÜRÜST KİMSEDEN ÖĞRENEMEYİZ
    ATALARINIZIN YOLUNDAN GİDİYORSUNUZ DİYE BİZE LAF ATANLAR İMAMI AZAM ,İMAMI ŞAFİYE UYUYORUZ DİYE “DİN KURANDIR ALLAHINDIR ALLAH HÜKÜM KOYAR “DEYİP BİZİ ALİMLERİMİZE UYUYORUZ DİYE ŞİRKE BULAŞMIŞ GÖZÜ İLE BAKAN TEFSİRİ ALLAH YAPAR DİYEN HANİFLER,BİR İNSAN YORUMU OLAN ÜSTEKİ YAZIYI GÖRMÜYORLAR HERHALDE KADİR ÜNAL KİMDİR?NE İŞ YAPAR?KUSURA BAKMAYIN MANTIKSAL OLARAK BAKILIRSA İMAMI AZAMA UYAMAZSAK KADİR ÜNALA HİÇ UYMAMAMIZ GEREKİR…

  9. birde allaha destek çıkacakmışız tövbe estağrirullah biz kimiz Allaha destek çıkıyoruz Allahın hiçbir şeklide bize ihtiyacı olmaz itikatınızı düzeltin ilk önce yolunuz sapık yol

  10. hepsi uydurma salatın dua anlamı var ama salat duadan ibarettir diyemeyiz bi kere buna karşı salata arkasından gitmek arka çıkmak destek olmak demişsiniz niye kaynak belirtmediniz eski güvenilir sağlam kaynaklarda salata uyluk bel ilik ve bunların hareket ettirilmesi anlamı verilmiş şu durumda salat kısaca beli uyluğu hareket ettirerek bağlılık göstermektir siz destek anlamı vermişsinizde bu uç bir anlam yine eski kaynaklarda at yarışlarında ikinci sıradaki ata da salat eden deniyor oda mı destek veriyor uç yorum bu.tamam belki destek anlamı verilebilir,mesela 75/31 e destek anlamı BELKİ verilebilir ama tam karşılık o değildir kesinlikle tam karşılık bağlılık göstermektir şimdi destek vermek bağlılık göstermenin içine de girer ayrıca kıyam rüku secde ile destek verme anlamı birbirini tutmamaktadır yüce Allah rabbinin adını anıpda salat eden diye buyuruyor belli vakitler de kime destek vereceksin tamamiyle uç yorum. yazmayı unuttum yine eski kaynaklarda rüku secde eden kimsenin belini uyluğunu hareket ettirdiğinden dolayı o kimseye salat eden denildiği yazıyor bizim salatımıza dua rahmet din gibi anlamlar verecek halimiz yok salat beli uyluğu hareket ettirmektir işte buradan yola çıkarak UÇ YORUM yapmadan anlıyacağız zaten ayetlerden anlaşılıyor işte yüce Allah bunun belli vakitlerde ikame edilmesini(ayağa kaldırılmasını,canlandırılmasını)emrediyor Kur’an a göre salatda kıyam rüku secde zikir hamd tesbih dua(…salat ile yardım isteyin…emri) vardır ayrıca kıraatda olur mesele özdür işte salat,namaz olduğu için bende namazımı kılan biriyim uydurma hadisler varsa da namazın uydurulması da zordur koskoca islam aleminde 1400 sene boyunca kılınmış namaz az öncede gördük ki namaz vardır bizim salatımıza namaz demişiz önce bizim yapacağımız salat ne onu tam yaz kardeşlerim namaz vardır uyanık olun yanlış bişey yazdıysam buyrun düzeltin…umarım yazım buraya alınır

  11. …ayrıca isteyen kardeşlerimiz büyük din bilgini ve tefsir alimi elmalılı muhammed hamdi yazır ın bakara suresi 3. ayeti kerimesinin tefsirine salat hakkında bilgi almak için bakabilirler;ancak tefsir uzun olduğu için ”salat”ile başlayan paragrafı bulmanız gerekecek.şu delile bakar mısınız.zaten bunlar bilinen şeylerdi;fakat namaz ezberci,sistematik bir şekilde bize öğretildiği için meselenin özü ve ilmi yönüne pek gerek duyulmamış.bırakın salatı namaz hakkında bile bilgimiz yok.ne yazık ki.şimdi siz 1400 senelik hadisleri inkar ettiniz,ki bunun cevabını kendinize nasıl verdiniz çok merak ediyorum,sonra tarihe bakıyoruz oda namaz var diyor onu da inkar ettiniz,sonra eski din bilginlerine bakıyoruz onlar da namaz var diyor onu da inkar ettiniz,sonra eski dil bilginlerine bakıyoruz onlar da salatı bugün kü namaz haliyle açıklıyorlar onları da inkar ettiniz,peki Kur’an a bakıyoruz oradada karşımıza salat çıkıyor,o ne beli uyluğu hareket ettirmek yüce Allah belli vakitlerde salatı ikame istiyor ya da salat edin emri olsa da bu iki ifade aynı ayet içinde geçiyor olabilsede asıl emrin salatı ikame etmek olduğunu görüyoruz ve bunun fiilde kıyam rüku ve secde ile yapılması emrini görüyoruz şu delile bakar mısınız şimdi Allah bilir buna tesadüf dersiniz şimdi de.bakara 125 e bakarsanız bizlere ibrahim makamı beytin yada başka ayetlere göre mescidi haram ın yada kabe nin bir salat yeri(namaz yeri)edinilmesi emrediliyor ve o ayette hac için tavaf edenlerden ve salat(namaz) için ise rüku ve secde edenlerden bahsediliyor.rüku ve secde için zaten kıyam edilecek;nitekim hac suresi 26. ayette ise sadece hz.ibrahim e kıyam edenler,rüku edenler ve secde edenler için evinin tertemiz edilmesi emrediliyor.nisa 102 de yine salatın(namazın)kıyam(ayakda durma) ile başladığını görüyoruz;ancak nisa 102 salat tarifi yapmakdan ziyade askerlerin salatı hakkında inmiş bir ayettir;zaten bundan öncede salat(namaz) emredilmişti.Kur’an a göre bir konuda sonuca varabilmeniz için bilginizi TAMAMLAMANIZ,TAM BİLGİ ALMANIZ gerekiyor,lütfen ayetleri okuyunuz,sonra hikmet sahibi olmanız gerekiyor(hikmet dürüst,samimi olan aklın ve düşüncenin ürünüdür) sonra dediğinizi pratikde uyguluyor olmanız gerekiyor,merak ediyorum siz Allah ın bu emrini nasıl uyguluyorsunuz belli vakitlerde abdest alıp kime destek veriyorsunuz.ben şu emri uyguluyorum diyebiliyor musunuz? lütfen yaptığınızı ilmi ve sonra da pratik açıdan anlatır mısınız…”ben her salat vakti kalkıyorum…”peki sonra,huşu(derin saygı) içinde anlatın bakalım.selametle.

  12. Selam İhsan,

    Salat konusunda sorduğun sorular ve çok daha çetin olan sorulara Hanif Dostlar Forumunda cevap verdik. hanifdostlar.net sitesinde namaz veya salat konularında açılmış başlıklarda sorularına cevap bulabilirsin.

    Yanlız dikkat et, alaycı konuşma, iş düşündüğün kadar basit değil.

    Esen kal.

  13. selam.kardeşim verdiğin siteye baktımda genelde beni pek tatmin etmedi.tek bildikleri namaz yoktur.benim amacım böyle bir konuda sizlerle tartışmak değil.mevcut olan bilgiyi acizane olarak ortaya koymaya çalışmaktır.uzatmıycam.çünkü görülüyor ki bu salat konusu için büyük bir çalışma yapmak gerekiyor,yoksa insanların ikna olması zor gibi.ama şunu söylemek isterim ki,salata önce uyluğu,sırtı hareket ettirme anlamı verilmiş,sonra uyluğu kaldırarak yükün altına getirmeye salat etme denip demek ki salat destek vermektir denilmiş.halbuki 75/31 de karşımızda böyle bir durum söz konusu değil.orada beli uyluğu hareket ettirerek kımıldayarak/kıpırdayarak yönelme ve böylece ayet bütünlüğüne göre bağlılık gösterme var.hadi onu geçtim.yüce Allah ın bizden istediği salatı anlarken neden aynı metodu izlemiyorsunuz.belli vakitlerde salat.bunuda hareketli düşünelim.ki öyle.salatın olduğu her yerde hareket yok mu zaten?hatta yüce Allah özellikle vurguluyor evet o salatı İKAME EDİN!!nasıl bakara 125 e göre rüku ve secde ile,hac 26 ya göre ise kıyam ile başlayacak haliyle.buradada salata beli,uyluğu hareket ettirme deyin ozaman.çünkü öyle deyip destek demişsiniz.burada rüku var secde var KIYAM VAR.ben size birde şunu tavsiye edicem.google den ”salat hüseyin güllüce” diye arayın,DEKANLIK diye bir başlık var orada hüseyin güllücenin salat kavramı:Etimolojisi ve Bazı Mülahazalar adlı çalışması var onuda bir okuyun derim.soru salat nedir?bu arada verdiğin o sitede sünnetten yana olanlar hep küçük düşürülmeye çalışılıyor kardeşim.Allah ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.

  14. …bir düzeltme yapayım rüku var secde var KIYAM VAR derken rüku var secde var İKAME VAR diyecektim.çünkü yüce Allah bizim salata daha da önem vermemiz,önemini daha iyi idrak etmemiz için böyle buyruluyor.emri bildikten sonra namazı anlamak daha kolaydır.bu arada mesela yüce Allah ın salatını mecaz düşünebiliriz.nitekim fetih suresi 10 da da ”…Allah ın eli onların ellerinin üzerindedir..”ayetinde olduğu gibi mecaz bir anlatım var.yoksa gerçekte ortada bir el yoktur.maide 6 da ise salat/namaz öncesi diğer uzuvlarda olduğu gibi ellerimizin de yıkanılması emrediliyor.ayrıca abdesti emreden yüce Allah namazı/salatı neden emretmesin?bizim özdeki rükumuz,secdemiz 24 saattir,ayetlerdede görüldüğü gibi.ama bu namazı neden dışlıyorsunuz,ben namazımdan rahatsız değilim çok şükür.biz ruhsuz bir namazdan bahsetmiyoruz.yüce Allah bakara 125 de akiflerden bahsediyor,yani birine,bişeye tutkun,tiryaki,düşkün olmayı,kendini vermeyi ifade eder.meallerde buna ibadete kapanmak yada kendini ibadete vermek denilmiş.1400 senedir islam aleminin kıldığı namazı inkar etmek,yüce Allah ın emrini inkar etmektir.bunu önce bir bilgi ve emir olarak kabul etmeliyiz.nedir bu namaz düşmanlığı anlamıyorum.bunları bırakıp önümüze bakmamız lazım.namaz rükunun belli vakitlerde doruğa çıkmasıdır,secdenin belli vakitlerde doruğa çıkmasıdır.özel biribadet var.ben bunu ilmen böyle öğrendim ve uyguluyorum.peygamberimiz sav namaz/SALAT müminin miracıdır(manevi yükselişidir)demiş.namaz/SALAT gözümün nurudur/aydınlığıdır demiş.kalkmış birde Kur’an da rekat mı varmış diyorsunuz.Kur’an da rekat sayısı bulunamaz işte bunlar sünnettir.sav e ”ey Allah ın resulü Kur’an da rekat var mı?”dediğimizi bir düşünelim.o ne diyor sen daha neredesin.bu gaflettir.tabi siz namaz/salat yoktur diyorsunuz o ayrı.ben o sünnetede uyarım.sürüyede uyarım.çünkü o sürüde yüce Allah ın emrine UYMUŞTUR.ben bir mümin olarak fesattan(bozgunculuktan hoşlanmam.evet hep birlikte yüce Allah ın emrine uyarız.uzattıysam kusura bakmayın artık.selametle.

  15. Selam İhsan,

    Anladığım kadarıyla çok hızlı bir okuyucusun. Zira hanif dostlar forumunda bu konu çok teferruatlı olarak tartışıldı.

    Sana ufuk açıcı olması için bir kaç misal / soru getireyim.

    1) Sen hiç çeneleri üzerine secde eden insanlar gördün mü ?

    2) Rüku eder halde zekat nasıl verilir ?

    3) Allah ve melekleri nasıl salat eder ?

    4) Kuşlar nasıl salat eder ?

    5) Yürüyerek namaz nasıl kılınır ?

    6) Sen sana her Kuran okunduğunda “secde” ediyor musun ?

    7) Bakara suresinde her daim “mescid-i haram”a yönelmek emredilirken “salat” sırasında ibaresi unutulmuş mu? Kıble ve salatın bir arada anıldığı ve onun bir şartı olarak zikredildiği herhangi bir ayet var mı?

    8 ) Peygamberin secde edenler arasında dolaşması ne demektir ?

    9) Yerdeki ve gökteki her şey nasıl secde eder ?

    10) Musa’nın kavmi şehrin kapısından “secde ediciler olarak” nasıl girecekler ?

    11) İsa’ya “yaşamı boyunca” emredilen salat ve zekat nedir ?

    12) Cehennemdeki “mücrimlere” sorulduğunda onlar “biz salat edenlerden değildik” diyecekler. Kuran, “mücrimler” ifadesini Kuran bütünlüğünde kimler için kullanıyor ?

    13) Maide suresi nazil oluncaya kadar namaz abdestsiz mi kılınıyordu ?

    14) Şuaybe “bir şeyler emreden” salat nasıl bir şey ? Namaz insanlara bir takım şeyler emreder mi?

    15) Sizin anlayışınıza göre abdestin tarifi kuranda yer alırken namazın tarifinin yer almaması çelişki arzetmez mi ?

    16) Islık çalarak ve el çırparak namaz nasıl kılınır ?

    17) “Orta namaz” hangisidir ? Bu ayette namazdan bahsediliyorsa, boşanma ve nikah gibi aile hukukunun anlatıldığı 70-80 ayetlik bir bloğun ortasında bu ayet siyak ve sibak bütünlüğü açısından ne anlam ifade eder ?

    18) Vakit dilimleri ile birlikte anılan salat emirlerinin tümünün peygamberin “şahsına” bir emir olarak iletilmesinin sebebi nedir ?

    19) Yolculuk halinde ölüm gelip çattığında vasiyet etmek istersek, “bizden olmayan” iki kişiyi namazdan sonra nasıl alıkoyabiliriz. Eğer müslüman olmayan bir ülkede isek adamlara zorla namaz mı kıldıracağız ?

    20) 19. soruda belirttiğim ayette, vasiyet şahitlerinin NE SÖYLEYEREK yemin edeceklerini bile kelimesi kelimesine öğreten Allah, namazın neresinde ne okunacağını neden öğret miyor ? Hangisi istisna bir durumdur ? Namaz mı? Vasiyet şahitleri mi ?

    Bir tavsiye: Salatı ikame ve zekatı verme şeklinde bir kalıp olarak geçen bu kelime dizininin geçtiği bütün ayetlerin siyak ve sibakındaki eylemleri okuyunuz. “Ve” kelimesinin Arapça’da “yani” anlamına da gelebileceğini düşünerek okursanız, salatı ikame ve zekatı vermenin ne demek olduğu hususunda fikir edinebilirsiniz.

    Sevgili kardeşim,

    Bu bir fikir yarışı değildir. Bu anlama çabasıdır. Ya doğruyu dosdoğru anlayacağız, ya korkularımıza esir olup çelişkilere razı olacağız.

    Eğer bu Kuran, iman edenleri karanlıklardan aydınlıklara çıkarıyorsa, eğer bu Kuran’da insanlar için her manadan nice türlüsü açıklanmışsa, eğer bu Kuran “hüda” ise, eğer bu Kuran “mufassal / detaylandırılmış” ise, eğer bu Kuran en güzel tefsir ise, eğer bu Kuran ne önünden ne ardından hiç bir batılın erişip yanaşamayacağı bir beyan ise, eğer Kuran hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemiyorsa, eğer bu Kuran şüphesiz ve çelişkisiz bilgiyi salık veriyorsa, eğer bu Kuran kulak verenler için kolaylaştırılmış ise, Peygambere sorulan ve “sorulacak” sorulara cevaplar “Kuran indirilirken” , “Kuran ile” veriliyor ise, eğer bu Kuran tam bir ilim üzerine tafsil edilmiş ise, eğer bu Kuran “dini” tamamlamış / tamamını öğretmiş / bildirmiş ise salat ve zekatı da bana öğretecektir.

    Bize göre Kuran’ın tüm ayetleri salatı ikame ve zekatı verme eyleminin nasıl yapılacağını en ince ayrıntısına kadar izah etmektedir.

    Kelimeler yerli yerine oturduktan sonra onları yerlerinden kaydıranlar, anlamını tebdil edenler yüzünden içine düştüğünüz çelişkilerden Kuran’ın kendi kendisini tefsir edişi ile arınınız.

    Çünkü Kuran hakiki ve apaçık bir mucizedir.

    Esenlik size olsun.

  16. Selam İhsan,

    “Salat” kavramı hususunda verdiğin çalışmayı okudum.

    O çalışma içerisinde, Kuran’da salatın anlamları (Ayet ve hadislerden örnekler bahsinde) anlatılırken, salatın 10 farklı anlama geldiği anlatılmış.

    Bilim adamı sıfatıyla söz söyleyenlerin içine düştüğü acz ve komedi ancak bu kadar açık ve seçik ortaya konulabilir.

    Yani aslında şunu demek istiyor; “biz salatın anlamını bilmiyoruz. Yolumuz şudur, Kuran ayetini okuruz, içinde salat geçtiği taktirde atalarımızdan öğrendiğimiz dini bilgilerimizle çelişmeyen bir anlam yükleyiveririz. Böylece salat kelimesi Kuran’da on farklı anlama gelmiş olur”

    Sevgili kardeşim, Kuran arapça inmiştir. “Dini Istılah anlamı” adlı uyduruk dil ile değil.

    Bak bakalım, referans gösterdiği dilciler Kuran’ın indirilişinden kaç yüz yıl sonra yaşamış ?

    Allah’ın kelimeleri yerli yerine oturduktan sonra onu yerinden kaydırmak, anlamını tebdil etmek işte budur. Allah bu hususta uyarısını Kuran’la ve çok önceden yapmıştır.

    Ne demek istediğimi iyice kavrayabilmek için lütfen bana öğütlediğiniz kaynağın ilgili bölümünü tekrar ve sorular sorarak dikkatlice okuyunuz.

    Bu kafa yapısı ile bu “alim” kardeşler, Kuran’daki istedikleri kelimeye istedikleri anlamı verebilirler. Bir kelime beşyüz anlama da gelebilir. Yeter ki, şartlanmış oldukları anlayışa “uydurulmuş” olsun.

    Bu arkadaşlar, faiz, riba, secde, rüku, zekat, sadaka, hacc, beyt, beytullah, ramadan, mescid-i aksa, mescid-i haram, mescid, kabe, bekke, insü cin, hadis, taifin, salih, islam, selam, savm, kelime, mucize, hanif, millet, hatem, cuma, ikame, tevil, zikr, kuran, ayet ve benzeri yüzlerce kelimede hep aynı taktikle iş başındadırlar.

    Kelime oyununda en çok daraldıkları kelimelerden biri de “amin” kelimesidir. Sor bakalım bu “alim” kardeşlere, “amin” ne demektir ? Eğer “kabul et, kabul buyur” anlamında ise Kuran’da her türlü duayı öğreten Allah ne sebeple bir kez bile olsun “amin” kelimesini kullanmamıştır ?

    Eğer “kabul buyur” anlamında ise, İbrahim ve İsmail, beyti temellerinden yükseltirlerken “bizden bunu kabul buyur” dediklerinde “amin” mi demişlerdir ?

    Allah, Fatiha’nın sonunda “amin” demeyi veya dedirtmeyi unutmuş mudur ?

    İşte kelime oyunu böyle bir şey…

    Kendilerine tavsiyemiz şudur: Etimolojik, semantik araştırma yapacaksanız şu “amin” kelimesinin köklerine bakıverin. Bakarsınız uzandığınız kökler sizi Mısır’a kadar götürüverir…

    Ra’ya selam verir gelirsiniz.

    İhsan kardeşim,

    “Bilimsel çalışma” yaptığını iddia eden bu kesimin içine düştüğü aczi tekrar görmeme vesile olduğun için teşekkür ederim.

    Esen kal.

  17. selam kardeşim.birkaç dedin ama soruların maaşallahı var.hepsine tek tek cevap vermeyi uygun görüyorum,ancak cevapların sonunda aynı yada benzer soruları bende size soracağım umarım cevap verecek bir arkadaş olur.bu arada yazı güzelliği olmayabilir,çünkü düz yazı yazıcam.başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki BEN SİZİN BELLİ VAKİTTE KILINAN NAMAZ DIŞINDAKİ RÜKU,SECDE İÇİN SÖYLEDİKLERİNİZİN HEPSİNE HERHALDE HEPSİNE KATILIYORUM,ZATEN DAHA ÖNCEDE AÇIKLAMIŞTIM…ANCAK BENİM BAHSETTİĞİM ”NAMAZ”BELLİ VAKİTLERDE YAPILIR,SİZİN BAHSETTİĞİNİZ KUR’AN DERSİ GÜNDÜZ VAKTİDE YAPILIR,HERŞEYİ SORULARIMDA SORACAĞIM YADA BİR DAHA Kİ YORUMDA SORULARIMI SORARIM,”SALAT:BELİ,UYLUĞU HAREKET ETTİRMEKTİR,75/31 E GÖRE KIMILDAYARAK/KIPIRDAYARAK YÖNELMEYİ İFADE EDER AYETTE TERSİ YÜZ ÇEVİRMEK,SIRTINI DÖNMEK,GERİ DURMAK OLARAK ZİKREDİLMİŞTİR,AYETİN DEVAMINDA İSE ”SONRA ÇALIM SATARAK/BÖBÜRLENEREK AİLESİNE GİTTİ”BUYRULUYOR.ŞİMDİ CEVAPLARA GEÇİYORUM.cevap 1)bir kere o ayet namazın varlığını destekler.o ayet secdenin ŞEKLİ olabileceğinin bir delilidir.ayrıca YÜCE ALLAH BU ŞEKİLDEN RAHATSIZ OLMAMAKTADIR.peki yüz üstü secde edebilir miyiz?bak kardeşim tevbeler olsun ama ben yüce Allah ın elçisi olacak olsam DEĞİL İKİ YÜZ KERE AĞLAYA AĞLAYA SECDE EDEREK YERE KAPANIRIM!!!BİR DÜŞÜN!şimdi bunu yapamaz mıyım?1400 sene önce sav in huşusu(derin saygısı)DOĞAL OLARAK BENDEN DAHA FAZLADIR.ALEMLERİN RABBİNİN ELÇİSİSİN!YERE KAPANARAK SECDE ETMEYİ ÇOK MU GÖRÜYORSUN!!!ben onun elçisi olsam ve ona yönelecek olsam BOYNUMU DİK TUTMAYA UTANIRIM!!!BİR DÜŞÜN!!!SECDE EDERİM SONRA BOYNUM BÜKÜLÜR SONRA KENDİMİ ONA VERİP AŞAĞILARA DÜŞERİM BUNU ÇENEM AŞAĞILARA GELECEK BİR ŞEKİLDE DE ”DOĞAL OLARAK DA”YAPABİLİRİM,SEN BACAK BACAK ÜSTÜNDE ONA YÖNELEBİLİR MİSİN?!!!!!!!!ALEMLERİN RABBİ KARŞISINDA BU BEDEN NE HAL ALIR HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ?KENDİLERİNE DAHA ÖNCE İLİM VERİLENLER KADAR OLABİLİR MİYİZ ACABA O KADAR DOĞAL YADA GÜNÜMÜZ GAFLETİ!!!AH AH DİYE YAKINSAM BANA İNANIR MISIN?O ZAMAN KENDİNİ 1400 SENE ÖNCESİNDE BİR DÜŞÜN!!!HER BİR SORUNA CEVAP VERECEĞİM.SORULARIM İSE SİZDEN DAHA ÇETİN OLACAK,ÇÜNKÜ BU VAR MIDIR ŞU VAR MIDIR NİYE AÇIKLAN MAMIŞTIR DİYE ASIL BEN SİZE SORACAĞIM.BENİM NAMAZ VARDIRDAN KASTIM ÖNCELİKLE SALATI İKAME EMRİ OLMASINDANDIR.DEVAM EDECEĞİM İNŞ.SELAMETLE.

  18. selam.ayrıca çeneleri üstü fiziksel düşme olurda yüz üstü yere niye fiziksel düşme olmasın?oradaki düşme araf 143 deki hz.musa olayındaki gibi bayılarak yere yığılıp gitmek değil,buradaki DÜŞMEYE BİR DÜZEN,ÖLÇÜ GETİREN SECDEDİR,AĞLAMADIR.BAYILMANIN BİR SONUCU NASIL DÜŞMEK İSE,SECDENİN DE DOĞASINDA DA AŞAĞILARA DÜŞME VARDIR,O YÜCE VARLIK KARŞISINDAKİ ACZİYETİN BİR SONUCUDUR!!!namaz vardır çünkü salatı ikame edin emri vardır.CEVAP 2)maide 55 ayet sonu şöyleaçık yazacak olursak”… salatı ikame eden kimseler ve zekatı veren kimseler ve onlar ruku edenlerdir(ve hum rakıüne)”ben burada belli vakitlerde yapılan salatı göremedim?yüce Allah bize salatı/NAMAZI 24 saat EMRETMEMİŞTİR!!!bunlar 24 saat içinde yaptığımız sık sık yapabileceğimiz özdeki rüku ve secdelerimizdir,ayrıca bu ayetlerdeki rüku,secdelerin İKAMESİ OLMAZ,BELLİ VAKİTLERDEKİ SALATIN(BELİN,UYLUĞUN HAREKET ETTİRİLMESİNİN,KIMILDAYARAK/KIPIRDAYARAK YÖNELMENİN)İKAMESİ(TAM OLMASI GEREKEN HALE SOKULMASI,EN GÜZEL POZİSYONA SOKULMASI)OLUR,İKAME FİZİKSEL RÜKU VE SECDE İLE BELLİ VAKİTLERDE OLUR.CEVAP 3)daha önceden fetih süresi 10.ayette de açıkladığım gibi buradaki öncelikle mecaz anlatımdır,yüce Allah için o anki her türlü iyi yöndeki yönelişini ifade eder,bakara 157 de ”işte rablerinden salatlar ve rahmet onlaradır…”buyruluyor,bundan önceki ayetleri okursan orada sabredenlerden bahsedildiğini görürsün,başka ayetlere göre ise sabredenlere iki kat ecir var,cennet ve benzeri şeyler var(örneğin kasas 54),ahzap 43 de ise yüce Allah bizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerimize melekleriyle beraber salat ettiğini buyuruyor,yani salat şudur,budur diye dar bir anlama sahip değildir,yüce Allah ın ve meleklerinin bu salatının ise nasıl olduğu hadid 9 da yada ibrahim 1 de açıklanmıştır.sonuca varabilmemiz için benimde soru zamanımın gelmesi gerek tabi.şimdilik bu kadar.bu arada ŞU SIRALARDA SIK SIK YAZAMAYABİLİRM BİLGİNİZDE OLSUN,İMKAN BULDUKÇA YAZACAĞIM.selametle.

  19. Selam;
    Değerli okuyucular makaleyi ve yorumları okudum. Makaleyi yazan arkadasla aynı mahalle ve ortamda yasadık, aynı gelenek,aynı kültür, aynı etkiler ve aynı tepkileri verdik. liseli yıllarda baslayan gerçeği arama gayretlerimizde aynı zamana denk geliyor. Üniversite yıllarında devam eden kısa bir birlikteliğin ardından şartlar gereği herbirimiz bir başka yerlerde ikamet ediyoruz. Ancak en son 20 yıl evvel görüştüğümüz bu insanların 20 yıl sonra bir web sayfasında hala gerçeği arıyor olmasına şahid olmak o insanların samimiyetinin göstergesi değil de nedir? Makaleyi okuyup da salatı anlamaya çalışan bir insanın uzun süren bir çalışmasının ürünü olduğunu görmemek mümkün değil. Kuranı okuyan ve ayetlerle kainatı örtüştürmeye çalışan bir insanın, günlük yaşantısında günde 5 kez yaptığı namaz ritüelinin nerden geldiğini hangi ayetlerle desteklendiğini merak ederek yapmış olduğu çalışmasında salat kavramına denk gelip orda yoğunlaşması kuranı ve kainatı okuduğunun bir göstergesidir. Salatı namaz diye çevirip günde 5 kez ritüle indirgeyenlerin, dinin direği olan salatı kuşa çevirmiş olduğunu farketmemesi o kişinin kuran akomadığının göstergesidir. Makaleye itiraz edip alaya alanların, adminin sorduğu sorlar karsısında içine düştüğü durumu anlamak zor olmasa gerek. Ancak anlayana tabi. Rabbim sizleri ve bizleri; hayata düştüğümüz her satırı, kendi kitabımıza nakşediyor olduğumuz, bilincinde tutması dileğiyle.

  20. selam ilk üç sorunun cevabı buraya alınmamış,ancak ben şunu söyliyeceğim,sorularınıza cevap verirken aynı zamanda benim soru sormam gerekiyor,o yüzden en iyisi konuyu böyle uzatmaktansa ben direk sorularımı sorayım,çünkü sorularım aynı zamanda açıklayıcı olacak,her sorunuza cevap alacaksınız. ve özel olarak sorularımı sormam gerekiyor,ben savunduğumda ciddiyim,daha az birşey açıklamış durumdayım,açıklayıcı nitelikteki sorularımı birara toplu halde soracağım,tabi yayınlarsanız,selametle

  21. selam isaret.salatı kuşa çevirmek ne demektir,size salatıma/namazıma dil uzatma hakkını kim veriyor,ben daha sorularımı sormadım,yukarıdaki makaleyi yazana o iyidir,samimidir bakın o doğruyu yazmış demek asıl senin Kur’an ı okumadığını gösterir,sizin yazdıklarınızı kabul etmem mümkün değildir,çünkü Kur’an a terstir,siz Kur’an ı anlama metodunuza ters hareket ediyorsunuz,kendi kafanıza göre anlam veriyorsunuz,SORULARIMI SORUNCA SİZLERLE GÖRÜŞECEĞİZ,BAKALIM KİM HANGİ DURUMA DÜŞÜYOR GÖRECEĞİZ.selametle.

  22. Selam.Bu çalışmamda salat kavramını daha detaylı olarak ele almaya çalışacağım.Bunu yaparken sayın adminin bana ufkum açılsın diye sormuş olduğu 20 tane soruya cevap vereceğim.Bu sırada ben de bir takım sorularda bulunacağım.Belirtmek isterim ki kendi sorularımı numaralandırarak tırnak içinde büyük harfle soracağım.Daha önceden isim halindeki salat(bel/uyluk) kelimesini beli/uyluğu hareket ettirmek olarak zikretmiştim,çünkü bu şekilde de dile getirilebiliyor,ama gerçekte o isim halinde bir kelimedir.Tartışma konumuz bu olmadığı için ve ilkkez yorumda bulunduğum için bunu böyle dile getirmiştim.Buna karşılık sizin salat için hangi anlamı verdiğiniz belli değildir.(ileride açıklayacağım)Bildiğiniz gibi isim halindeki salat kelimesi bel/uyluk anlamına gelmektedir.Mecaz olarak ”tutum/davranış” anlamına gelmektedir.Kur’an da ise ”hoşnut eden tutum/davranış” anlamında kullanılmıştır.Fiil olarak da ”hoşnut eden tutum/davranış da bulunmak” anlamındadır.Sizler salat için ”destek/ardınca gitmek/yakından izlemek” anlamlarını veriyorsunuz.Bunun için iki örnek veriyorsunuz.Kişinin uyluğunu yükün altına getirip destek vermesi ve at yarışlarında 2. sıradaki atın ardınca gitmesi/yakından izlemesi bununla ifade edilir diyorsunuz,ancak her iki örnekte de salat kelime anlamını korumuştur.Salat için bir anlam verirken kelimenin kendisinden yola çıkmanız gerekmektedir.Salatı gördüğünüz heryerde ardınca gitmekten bahsedemezsiniz.(bunu ileride açıklayacağım)Verdiğiniz her iki örnekte de beli/uyluğu hareket ettirme söz konusudur.(elmalılı bakara 3 salat tefsirine bakınız ve google dan ”salat hüseyin güllüce”diye arayınız)Örneğin yüce Allah ın,meleklerin,tüm evrenin salatı/beli/uyluğu dediğimiz zaman hoşnut eden tutum/davranış anlarız.Bununla birlikde verdiğiniz örneklerde destek verene ardınca gidiyor/yakından izliyor,ardınca giden/yakından izleyen ata da destek veriyor diyemeyiz.Takdir okuyucuların.Bir sorunuz şöyle:”Allah ve melekleri nasıl salat eder?”Yani Allah ve melekleri hoşnut eden tutum davranışda bulunurlar demektir.Siz ise destek verirler diyorsunuz.SORU 1)”KUR’AN DA BİRÇOK YERDE DESTEK YA DA YARDIM İFADESİ NEDEN SALAT KELİMESİ İLE KARŞILANMIYOR?ÖRNEĞİN BAKARA 43/48/120/214/286,ALİ İMRAN 13,ÇOK OLDUĞU İÇİN HEPSİNİ SIĞDIRAMADIM.BUNU NASIL AÇIKLARSINIZ?”Bizim salatımız için de destek anlamını veriyorsunuz.Örneğin kıyamet 31 için.SORU 2)”KUR’AN DA BİRÇOK YERDE BİZİM DESTEĞİMİZ/YARDIMIMIZ NEDEN SALAT KELİMESİ İLE KARŞILANMIYOR?ÖRNEĞİN ÖZELLİKLE ALİ İMRAN 52(!!),HAC 40,HAŞR 11/12 VE ÖZELLİKLE ENFAL 72.BUNU NASIL AÇIKLARSINIZ?”Diğer bir sorunuz şöyle:”Kuşlar nasıl salat eder?”Nur 41 e göre tüm evrenin salatı vardır.Size göre kuşların salatı yüce Allah a boyun eğerek ardınca gitmesi,uçması demektir.SORU 3)”NUR 41 DEKİ SALATIN ANLAMI ARDINCA GİTMEK İSE ÖRNEĞİN KUŞLAR,ATLAR İÇİN BİR AĞACIN BİR TAŞIN SALATI NASIL OLACAKTIR?”Ayette ”Her biri salatını/belini/uyluğunu/hoşnut eden tutumunu davranışını bilmiştir.”buyruluyor.Ufkum açılsın diye sormuş olduğunuz diğer bir soru şöyle:”Şuaybe bir şeyler emreden salat nasıl birşey?Namaz insanlara birşeyler emreder mi?”Ayette salat kelimesi geçiyor ve buna ”ardınca gidilen şey”anlamını veriyorsunuz.SORU 4)SALAT DESTEK YADA ARDINCA GİTMEK ANLAMINA GELMİYOR MUYDU?BUNU NEREDEN ÇIKARDINIZ?EĞER ÖYLEYSE NUR 41DE DE SALAT KELİMESİ GEÇİYOR ONA NİYE ”ARDINCA GİDİLEN ŞEY”ANLAMINI VERMİYORSUNUZ?AYNI ŞEKİLDE SALATI GÖRDÜĞÜNÜZ HER YERDE?BEN DE O ZAMAN ŞÖYLE SORSAM OLUR MU?ŞUAYBE BİRŞEYLER EMREDEN SALAT NASIL BİRŞEY?DESTEK VERMEK YADA ARDINCA GİTMEK İNSANLARA BİR TAKIM ŞEYLER EMREDER Mİ?VE ŞÖYLE DESEM,AYET ŞUNDAN BAHSEDİYOR,…SENİN HOŞNUT EDEN TUTUM/DAVRANIŞDA BULUNDUĞUN/NAMAZ KILDIĞIN ŞEY Mİ EMREDİYOR…DİYE OLUR MU?Bir diğer sorunuz şöyle:”Yürüyerek namaz nasıl kılınır?”Bir kere ayette salat yada salatı ikame geçmiyor.Kur’an a göre salat Allah ı zikretmek/anmak/hatırlamak için ikame edilir,ancak bunun içinde Kur’an okumak da vardır.Bu şekildede Yüce Allah zikredilir.Buna karşı peygamberimiz(sav) her rekatta fatiha okunmasını özellikle istemiştir ki,o da zikir ve duadan oluşur.Hoşnut eden tutum/davranış olarak ne varsa hepsi salatın içine girer.Zikir,hamd,tesbih,dua,Kur’an okumak,kıyam,rüku,secde.Zaman içinde bunlar Yüce Allah tarafından müminlere öğretilmiştir.Şu dumda yürüyerek ne yapılır?Elbette Yüce Allah zikredilir/anılır/hatırlanır/gerek Kur
    ‘an okuyarak.Söylediğiniz ayet şöyledir:”Eğer korkarsanız yaya yahut binmiş olarak.(Allah ı zikredin,salatı ikame şeklinde değil)Güvene kavuştunuz mu bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde(salatı ikame şeklinde)Allah ı zikredin/anın/hatırlayın.”Benzer bir ifade Nisa 103de de var.Orada da ”…Eğer huzur ortamına kavuşursanız salatı ikame edin(YANİ TAM KILIN)…”ifadesi geçiyor.Bir diğer sorunuz şöyle:”orta namaz hangisidir?Bu ayette namazdan bahsediliyorsa, boşanma ve nikah gibi aile hukukunun anlatıldığı 70-80 ayetlik bir bloğun ortasında bu ayet siyak ve sibak bütünlüğü açısından ne anlam ifade eder?”238/239 ayetlerinin iniş sırası başka olmasına rağmen sorunuzun cevabı basittir.Öncelikle aslında o ayetler arasında namazdan bahsedilmeyecek diye bir kural var mı?Aile hukukundan uzun uzun bahsedildikten sonra Yüce Allah müminlere namazı hatırlatmış olamaz mı?Ayet şöyle:”salatları/namazları ve orta(dengeli/olması gereken güzel)salatı/namazı/hoşnut eden tutum/davranışı muhafaza edin/koruyun.Uysal bir halde Allah için kıyam edin.”Orta namaz bir namaz vaktini belirtmez,çünkü Kur’an da iki vakit(sabah,akşam) namaz emredilmiştir.5 vakit namaz mirac olayıyla emredilmiştir.Zaten 5 vakit namazdan önce peygamberimiz(sav)in sabah ve akşam olarak iki rekatlı namaz kıldığı da rivayet edilmiştir.Bu ayetleri(bakara 238,239) vakitli salat/namaz dışında anlamak saçmalık olur.Ufkum açılsın diye sorduğunuz bir diğer soru şöyle:”Islık çalarak ve el çırparak namaz nasıl kılınır?”Ayet şöyle:”Onların beyt(ev) yanındaki salatıda(tutum/davranışı da)ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan ibarettir.(Anlaşıldığına göre bu kimseler muhalefet ediyorlar,nitekim ayetin devamında bunu görüyoruz)O halde inkarınızdan dolayı azabı tadın.”Zaten salatda/namazda zikir olur,söz olur.SORU 5)BU SORUNUZUN AMACI NEDİR??YOKSA ONLAR ISLIK ÇALARAK VE EL ÇIRPARAK DESTEK VERİYORLAR MI DİYORSUNUZ?AYNI SORUYU BEN SORUYORUM.CEVAP?VE SORUNUZUN AMACI???BU SORU BENİM UFKUMU NASIL AÇACAK???”Bir diğer sorunuz şöyle:”Vakit dilimleri ile birlikte anılan salat emirlerinin tümünün peygamberin ”şahsına” bir emir olarak iletilmesinin sebebi nedir?”Nisa 103 e göre salat müminlere vakitli olarak farz kılınmıştır.Birçok yerde de salatı ikame edin emri vardır.Nisa 102 ye baktığımızda da sadece peygamberimiz(sav) e salat et yada salatı ikame et emri yok.Ayette ”…sonra salat etmeyen bölük gelsin ve seninle birlikte salat etsinler…”buyruluyor.Ayetin başında ise peygamberimiz(sav) e ”onlara salatı ikame ettireceğin zaman”ifadesi geçiyor.Ve fiziksel eylemleri birlikde yapıyorlar.Yani sav imam oluyor.Bir diğer sorunuz şöyle:”İsa’ya yaşamı boyunca emredilen salat ve zekat nedir?”İsa’ya yaşamı boyunca salat yani hoşnut eden tutum/davranışda bulunması emredilmiştir.İleride açıklayacağım bazı şeyleri şimdi açıklayayım.Bildiğiniz gibi ilk zamanlarda salat için vakit emri yokdu,ama gece saatlerine vurgu yapılıyordu.Müminlerin hoşnut eden tutum/davranış adına öğrendikleri her birşey salat oluyordu.Salat ”hoşnut eden tutum/davranış”anlamına gelmektedir.Öyle ki mekke sürelerinden olan kıyamet süresinin 31,32 ayetlerinde bakın nasıl kullanılmış.Ayetler şöyle:”Ne doğruladı ne de salat etti/hoşnut eden tutum davranışda bulundu/YÖNELDİ;fakat yalanladı ve yüz çevirdi/sırtını döndü/GERİ DURDU.”Zaman içinde yüce Allah salat için müminlere bazı öğretilerde bulundu.Öyle ki daha önce kendilerine ilim verilmiş kimselerin kendilerine Kur’an okunduğu zaman hemen oracıkda namaz kıldıklarını,daha doğrusu salat ettiklerini(hoşnut eden tutum davranışda bulunduklarını) öğretmiştir.ŞU AN ZAMANIM OLMADIĞI İÇİN SECDE VE SONRADA RÜKU KONUSUNA GEÇİYORUM BAŞKA ZAMAN KIBLEDEN BAHSEDERİM.İsra 107 de şöyle buyruluyor:”De ki:”Siz ister ona inanın ister inanmayın.O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman,onlar,secde ederek çenelere düşerler.”İşte bu, onların oracıkdaki salatıdır/hoşnut eden tutum/davranışıdır.Daha sonra bunu secde/15 de müminlerin de yaptığını görüyoruz.Ancak daha sonra salat kemale erince vakitli olarak müminlere emredildi.Bildiğiniz gibi secde ”teslimiyet/itaat” anlamındadır.Bu ayetlerde bunun yere kapanarak yapılabileceği öğretildi.Bir sorunuz şöyle:”Yerdeki ve gökdeki herşey nasıl secde eder?”Cevabını verdim,ancak bu sorunuza Kur’an kendisi cevap veriyor.Yusuf suresinin 4. ayetinde Yusuf(as) babasına rüyasında 11 yıldızın,güneşin ve ayın kendisine SECDE EDERLERKEN(TESLİM OLURLARKEN/İTAAT EDERLERKEN) gördüğünü anlatıyor.Surenin sonunda 100. ayet de rüya gerçekleşiyor ve hepsi ona SECDE EDEREK DÜŞÜYORLAR/YERE KAPANIYORLAR.Gördüğünüz gibi 4. ayetde secde etmekden bahsedilirken,insan söz konusu olduğunda secde ederek düşüyorlar/yere kapanıyorlar.Ve bu ayetler isra 107/108/109 dan önce inmiştir.SORU 6)BU AYETLERİ NASIL AÇIKLIYORSUNUZ?İŞTE BUNLAR İSRA SURESİNDEN DE ÖNCE SECDENİN YERE KAPANARAK YAPILABİLECEĞİNİ ÖĞRETİYOR.”Bir diğer sorunuz şöyle:”Sen hiç çeneleri üzerine secde eden insanlar gördün mü?”SORU 7)”İSRA 107 DEKİ SECDE EDEREK ÇENELERE DÜŞERLER AYETİNDEKİ ”DÜŞERLER” İFADESİNİNİN ANLAMI DÜŞMEK/YERE KAPANMAK DEĞİL MİDİR? SAD 24 DEKİ RÜKU EDEREK/EĞİLEREK DÜŞTÜ/YERE KAPANDI İFADESİNDEKİ DÜŞMENİN/YERE KAPANMANIN,ARAF 143 DEKİ MUSA BAYILARAK DÜŞTÜ/YERE KAPAKLANDI İFADESİNDEKİ DÜŞMENİN/YERE KAPANMANIN/KAPAKLANMANIN ANLAMI BELLİ DEĞİL MİDİR? TEK BAŞINA SECDE EDEREK DÜŞERLER DENDİĞİ ZAMAN ÇENENİN GÖĞÜSE DÜŞMESİNİ Mİ ANLIYORSUNUZ?YUSUF 100,İSRA 107 DEN ÖNCE İNMİŞTİR.ORADA DAHA ÇENEDEN BAHSEDİLMEDEN DÜŞERLER DİYOR,ÇENENİN GÖĞSE DÜŞMESİNİ NASIL ANLAYACAKSINIZ?AYETLERDE NEDEN SECDE EDEREK ÇENELERİ DÜŞER DEMİYOR DA SECDE EDEREK ÇENELERE DÜŞERLER DİYOR?YÜCE ALLAH YERE KAPANMAYI BAŞKA NASIL ANLATACAKDI?”Ayetdeki ”çenelere”ifadesi yere kapanmanın vurgulaya vurgulaya anlatılmasıdır.Ayet bir kere yere kapanmak bir şekilde düşmekden bahsediyor.Daha önceden secde ederek düşmekten bahsedince biz bunu anlıyoruz.Sonradan çeneden bahsedilince onun bir sembol olduğu da anlaşılmaktadır.Sonuçda diyebiliriz ki o kimselerde bir şekilde düşmüş/yere kapanmışlardır.Nitekim sadece aşağılara düşen bir insanın çenesi de aşağılara düşmektedir.Bir diğer sorunuz şöyle:”Sizin anlayışınıza göre abdestin tarifi Kur’an da yer alırken namazın tarifinin ter almaması çelişki arz etmez mi?”Hayır.Salat/hoşnut eden tutum davranış zaman içinde bir sonuca ulaşmış vakitli olarak emredilmiştir.bakara 125 ve hac 16 da nasıl olacağı da açıklanmıştır.Secde zaman içinde öğretilmiş, bakara 125 de rüku ile birlikde emredilmiştir.Gerisi sav in teferruatıdır.Nitekim ben Yüce Allah a elçi olacak olsam bu emirlerle salatı/namazı/hoşnut eden tutum/davranışı ikame ederim/kılarım,ancak bize elçiye uymak gerekir. O yüzden sav benden öğrenin bana uyun beni örnek alın diyor,çünkü bunun tersi düşünülemez ki?Bir diğer sorunuz şöyle:”Peygamberin secde edenler arasında dolaşması ne demektir?” Peygamber(sav) secde edenler içinde/arasında dönebilir/ileri geri dönüp dolaşabilir,çünkü bunlar yeni iman edecek kimselerdir.Bu kimseler secdenin özel bir idrak ile yere kapanarak yapılacağını nereden bilsinler.Burada sav tebliğ görevini yapıyor.Bir ÇABA içerisinde.Nitekim yeni iman eden kimseye yere kapanmayı ya sav yada Yüce Allah öğretir,ama bu kimseler için ikiside yoktur.İnşikak 20,21 ve 22 de şöyle buyruluyor:”onlara ne oluyorda inanmıyorlar?kendilerine Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar?tersine kafirler yalanlıyorlar”Şimdi bu kimseler yere kapanmayı bilmez ki.Onlar secde etseler yeter,özel bir idrak ile secde ederek yere kapanmayı bilmezler.Bir diğer sorunuz şöyle:”Sen sana her Kur’an okunduğunda ”secde” ediyor musun?”Evet ediyorum ancak,yere kapanma eylemi özel bir idrak ile yapılıyordu.Bizler için salat sonradan vakitli olarak emredildi.O yüzden yere kapanma eylemi mutlaka vaktinde yapılacak.Bu öğreti daha önceki peygamberlerde de vardı.Meryem 58 i okuyunuz.Şimdi o zaman ki tebliğ süreci içerisinde değiliz.Daha sonra bize vakitli olarak salat(hoşnut eden tutum/davranış) emredildi.Peygamberimiz(sav) de şöyle bir öğretide bulunmuştur.Kur’an okurken secde ayetine gelince secde ederek yere kapanmamızı emretmiştir,ancak kesin olarak emredilen salat vakitlidir.selametle.

  23. Selam.Öncelikle birşeyi belirtmem gerekiyor.Yusuf suresinin İsra suresinden önce indiğini söylemişim.Zaman sıkışıklığından,bir de bu yorumu ayak üstü yaptığımdan hatta dalgınlığımdan dolayı surelerin iniş sırasını karıştırmışım,ancak anlatmak istediğim açık.Ayetlerdeki ”düşerler” ifadesinin anlamı açık olmasına rağmen ki İsra da ”çene” ile birlikte emredilmiştir.Örneğin Araf 143,Sad 24 isra suresinden önce inmiştir.Bu ayetlerde ”düşme” ile anlatılan açıktır.Yani burada şunu anlatmak istedim.Ayetlerde ”düşerler” ifadesi olduğu zaman burada çenenin düşmesi felan anlaşılmaz.Bizzat kendilerinin düşmesi/yere kapanması anlaşılır.Bir de Şuara 218-219 secde öğretisi yapılmadan inmiş ayetlerdir.Şu durumda sav in secde edenler arasında dolaşmasını genel olarak düşünebiliriz.Şimdi sorulara devam edelim.Secde öğretisinden ve salatın zaman içinde kemale ermesinden bahsettim.Uzatmadan şu sorularla devam etmem yeterli olacak.Bir sorunuz şöyle:”Yolculuk halinde ölüm gelip çattığında vasiyet etmek istersek,”bizden olmayan” iki kişiyi namazdan sonra nasıl alıkoyabiliriz.Eğer müslüman olmayan bir ülkede isek adamlara zorla namaz mı kıldıracağız?”SORU 8)”BİZDEN OLMAYAN İKİ KİŞİNİN MÜSLÜMAN OLMADIĞINI NASIL ANLADIN?AYETTE YOLCULUKDA İKEN BİZDEN OLMAYAN İKİ KİŞİNİN ŞAHİT TUTULMASINDAN BAHSEDİLİYOR.YOLCULUKDA İKEN BİZDEN OLMAYANLAR YABANCILARDIR YANİ TANIMADIKLARIMIZDIR.AYRICA BU KİMSELER MÜSLÜMAN OLDUKLARI İÇİN NAMAZ KILMIŞLARDIR. O KİMSELERİN NASIL YEMİN EDECEKLERİNE İYİCE BAKTINIZ MI?????SENCE MÜSLÜMAN OLMAYANLAR BÖYLE YEMİN EDEBİLİRLER Mİ??? BU MÜMKÜN MÜDÜR??????????”Bir diğer sorunuz şöyle:”19. soruda belirttiğim ayette, vasiyet şahitlerinin NE SÖYLEYEREK yemin edeceklerini bile kelimesi kelimesine öğreten Allah, namazın neresinde ne okunacağını neden öğret miyor ? Hangisi istisna bir durumdur ? Namaz mı? Vasiyet şahitleri mi ?”Cevabını verdim.Allah ı zikretmek/anmak/hatırlamak/Kur’an okumak.Secdelerin ardından tesbih etmek bilinen bişey.(Örneğin Kaf 40,İsra 108 gibi) Bununla birlikde bir kısıtlama yokdur demek gerek.(Örneğin Fetih 29),ancak peygamberimiz sav in sünneti başka birşey.Bir diğer sorunuz şöyle:”Rüku eder halde zekat nasıl verilir ?”Ayet şöyle:”Sizin dostunuz ancak Allah ve O’nun Resulü ve iman eden kimselerdir.Salatı ikame eden zekatı veren kimselerdir ve onlar rüku edenlerdir.(ve hum rakiune)”Böyle dolaylı anlatımlarda bir sonuca varmak zorunda değiliz.Elbette ki kişi namazında tevazu ile eğilir.Kur’an da ”rüku” özel olarak emredilmiştir(Örneğin Hac 77,Bakara 43,Fetih 29).Mesela ”secde edenlerle birlikte secde edin” diye bir ifade yoktur,çünkü birliktelik ”rüku/eğilme” ile ifade edilebilmiştir.Secde kelime anlamı olarak zihinseldir.Bir diğer sorunuz şöyle:”Bakara suresinde her daim “mescid-i haram”a yönelmek emredilirken “salat” sırasında ibaresi unutulmuş mu? Kıble ve salatın bir arada anıldığı ve onun bir şartı olarak zikredildiği herhangi bir ayet var mı?”Ayetlerde hep ”yüz” ifadesi geçer.Araf 29 da her mescid yanında yüzlerimizin doğrultulması emredilir.Demek ki salatlarımızda/namazlarımızda yüzümüzü doğrultacağız.Kıble hakkındaki görüşlerinizi birde burada yazarsanız ona göre soru ve cevaplarımı yazarım.Kıble hakkında yazılanları bir miktar okumuştum BÜYÜK BİR ÇARPITMA VARDI,APAÇIK ÇELİŞKİLER VARDI.BANA GÖRE KIBLE HAKKINDA UYDURACAK BİRŞEY BULAMAMIŞSINIZ.Cevaplarım hazır ama sizin görüşlerinizi şuan bulamadım.Selametle.

  24. “ihsan” rumuzlu kardeşim resmen kapak etmişsin söyleyecek bişey bulamamışlar:)fakir akıllarıyla kurandaki anlam ve kavramları tek düze düşünerek yazılar yazıp rezil oluyorlar Allah yine de hidayet versin…dua ile kuran ve sünnet ehline selam olsun esselamun aleykum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: