Değerlerin derece düzeni (I) / Kurban edilen kurban

Geçen hafta, saygın bilinen televizyon kanallarından birisinde kurbanla ilgili bir program izledik. Konuşmacı, her mükellefin kurban kesmesini özellikle teşvik ediyor, hatta birden fazla kurban kesebileceklerini söylüyordu.

Kurban kesmeyi modern dünyaya yakıştıramayanlara karşı yapılmış bir konuşma değildi bu. Cızbız iştihasını tatmine dönüştüğü için artık kurban âdetini terk etmek gerektiğini öne sürenlere bir cevap da değildi. Aslında konuşma, marketten tavuk alıp yoksullara dağıtmanın kurban sayılabileceğini iddia edenleri de muhatap almayacak ciddiyette görünüyordu.

Ama ne gariptir ki konuşmacının meseleye bakışı, tavuk kurbancısının düşüncesiyle tam olarak örtüşüyordu. Çünkü o da, dini hükmünden, ubudiyet ve şiar mahiyetinden ziyade, kurbanı salt bir sadaka olarak öne çıkarıyordu. Sadakanın da çoğu makbul olacağından; ailenizin her ferdi için, hatta ölmüşleriniz için birer kurban kesebilirsiniz diyordu.

Din evrenseldir. Dini hükümler de o dine inanan herkes içindir.

Şimdi, bütün dünyada durumu yerinde olan mükelleflerin sayısını düşünelim. Onların her birinin kendisi için, aile fertlerinin her biri için, ardından da öteki hayata göçmüş yakınları için birer kurban kestiklerini düşünelim.

Müthiş bir manzara!

Ama konuşmacı maalesef burada da durmadı. “Sahabi efendilerimiz”in her birine kurban kesmeyi önererek sürdürdü sözlerini.
Yani gücü yeten her mükellef önce kendinse bir kurban kesecek, sonra kaç kişi ise aile fertlerine birer kurban daha kesecek, ardından aileden ölmüş babalara, dedelere, ninelere birer kurban daha kesecek, sonra da yüzlerce sahabi için birer kurban daha kesecek!

Din hakkında peşin hükümlü modern dünyaya müthiş ve garip bir din öğretisi bu.

Peki, modern dünyada, et dağıtmak gerçekten iyi bir sadaka yolu mudur? Uzak ülkelerdeki; barınmaya, sağlığa, işe, aşa muhtaç olan dindaşlarımızla yardımlaşmamızın en iyi yolu, hac mevsiminde et dağıtmak mıdır?

Kurban ibadetini, cemaat hizmetleri için iyi bir gelir kaynağı görerek sadakaya dönüştürmek, büyük dini gelenekten ve nebevi çizgiden bir sapma değil midir?

Acaba kurbanı sadakaya dönüştürmenin dinde yeri nedir? Son peygamberin denetiminde yaşanan dini hayatta kurban ibadetinin diğerleri arasında derecesi nedir? Ensar-Muhacir kardeşliği arasında; zekât, sadaka, infak, salih amel, öşür, humus, fidye, kefaret ve benzerlerinden daha önde ve hele hele bir yardımlaşma damarı mıdır kurban?

Kan akıtılması yönüyle mükellefin nefsini tecziye edici, örfi uygulamaları yönüyle aileyi terbiye edici, dini bir şiar olması yönüyle mahalleyi tahris edici, yoksullara ulaşması yönüyle ıslah edici, maldan fedakârlık olması yönüyle tezkiye edici, bütün bunlardan dolayı da ibadet olarak tecviz edilen kurbanın mahiyetini bu kadar zorlamak niçin?

Ahmet Baydar

Reklamlar

One thought on “Değerlerin derece düzeni (I) / Kurban edilen kurban

Add yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: