Kaybolan bacaklar bulundu!

(İnternetHaber) Milyonlarca yıl öncesine ait bir taştan çıkan fosil yıllardır tartışılan bir konuya son noktayı koydu.

Fransız bilim adamları, Lübnan’da kireçtaşı içinde bulunan 92 milyon yaşındaki bir hayvan fosili üzerinde yaptıkları incelemede, bunun iki bacaklı bir yılan olduğunu tespit ettiler.

Eski kertenkeleden modern kolsuz bacaksız yılana giden evrimleşme konusunda bundan önce ellerinde pek fazla tür bulunmayan bilim adamları, röntgen tekniğiyle yaptıkları incelemede, kireçtaşına hapsolmuş hayvanın biri açıkça görünen, diğeri taş katmanı altında katlanmış bacaklarını gördüler.

BACAKLAR VÜCUDUN GERİSİNDE

Araştırmaya katılan Paris’teki Ulusal Doğal Tarih Müzesi’nden Alexandra Houssaye, “Hayvanın iki bacağı olduğundan eminiz, birinde görmediğimiz karakteristik özellikleri diğerinde görmeyi umuyoruz” diyerek, fosil üzerindeki araştırmaların süreceğini söyledi.

92 MİLYON YAŞINDA

“Eupodophis descouensi” olarak bilinen 85 cm uzunluğundaki Geç Cretaceous dönemine ait hayvanın fosilinin 92 milyon yaşında olduğunu belirten Fransız araştırmacılar, bacakların, hayvanın vücudunun iyice gerisinde bulunduğunu kaydettiler.

Bu keşfe dek, yılanların 150 milyon yıl önce ortaya çıktıkları düşünülüyordu. Fosil, 2000 yılında Lübnan’ın el Namura köyünde bulunmuştu.

Reklamlar

3 thoughts on “Kaybolan bacaklar bulundu!

Add yours

  1. sn. ali aksoy,

    nihayet bu cok kritik Evrim konusuna da bir ucundan
    el atmis oldunuz, bu yazinizla.
    Allah Onun ugrunda yaptiginiz & yapacaginiz tum salih amellerinizi
    bolca mukafatlandirsin.

    bu Evrim tartismasi bundan yaklasik 100 yil once ABD’de
    baslamis ve su anda da –ABDnin buyuk ortadogu “hacli”
    projesi kapsaminda– tum ortadoguya ve islam alemine empoze
    edilmis ve tum hiziyla edilmek istenen en kritik konulardan biri olmalidir.
    bu konuya tum muslumanlar olarak hepimizin cok uyanik & cok temkinli
    yaklasmamizi onemle tavsiye ederim,
    cunki bu isin altinda “baska & derin isler”
    olmasi cok muhtemeldir.

    bu acidan ben burada ozellikle ABD merkezli olarak
    dunya capinda yaklasik 100 yildan bu yana calisan bu fanatik
    cok kati Evrim karsiti “Evanjelik Hristiyan Ideolojisini” cesitli
    alintilarla buradaki tum inancli arkadaslara bir miktar
    aktarmak ve tanitmak istiyorum. bu alintilarin bir cogunun
    daha once yayinlandigi bazi siteler bazi “gorunmez ellerin”
    mudahelelerine ugradi. fakat insallah bunlar er ya da gec
    tum inancli insanlara ulastirilacaktir. bu onemli konuyu tum
    yonleriyle bilmek ve daha sonra bu onemli konuya cok daha
    temkinli, itidalli ve makul bir tarzda yaklasmak acisindan
    tum inancli arkadaslara faydali olmasini dilerim
    tum bu yazi ve alintilarin. bunlari aynen onaylayip yayinlarsaniz,
    size de ayrica hayir-dualarimi & sukranlarimi sunarim.

    ***************************
    yukarida anilan ve bu insan genomu projesinin direktoru olan
    –genetik alaninda dunyanin en onemli uzmanlarindan–
    unlu amerikali prof. Francis Collins
    hem Yaraticiya inanan teist bir insan ve hem de evrimin
    temelde Yaraticinin iradesiyle gerceklestigine inanan
    bir inancli bilimadami olmalidir.

    http://www.cnn.com/2007/US/04/03/collins.commentary/index.html

    ayrica bunun disinda evrim dusuncesini temelde ve
    bircok yonleriyle destekleyen cok sayida musluman ve
    hristiyan bilim ve din adamlari mevcut olmalidir.
    bu baglamda Yaraticinin evrim mekanizmalarini kullanarak
    hayati “ol” emriyle kendiliginden baslatip
    daha sonra evrimsel bir cizgide gelistirmis olabilecegine
    isaret eden cok sayida ayetler mevcut olmalidir.
    (Ankebut 20 & Enbiya 30 & Nuh 13-14 & Enam 133 & Araf 69…)

    http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/nasa04.html

    http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/03636/

    http://www.kuranmuslumani.com/2008/01/01/kuranda-evrimtekamulyada/

    ve belki de yine yuce Allah her isini “ol” emriyle ve el degmeden
    ve daha onceden bizzat kendisinin yaratip takdir ettigi
    ve tamamen kontrolu altinda tuttugu tum dogal mekanizmalari
    –kendi diledigi sekilde– kullanarak yaptigini kendi Kitabinda isaret
    etmis olmalidir. (Yasin 82 & Nur 43…)
    CEMAL
    ***************************

    ***************************
    sn. ahmet arkadas, yine yukarida demissiniz:

    ———-
    Ama dini inancı ne olursa olsun “tek tek
    tasarlanmış türler” fikrini kabul etmek bir biyolog
    için çılgınlık olurdu.
    Bunu yapabilmek için yüzlerce yıllık evrimsel bulguyu ve kanıtları
    hiçe saymanız gerekli olur. Onlar da zaten “çılgınlar kulübünde”
    kendi savları peşindeler.
    ———-

    fakat zaten yukarida –genetik alaninda dunya capinda en onde gelen inancli
    bilim adamlarindan biri olan– Francis Collins’in de
    hem fosil bulgulari ve hem de DNA uzerinde gunumuze dek
    yapilan calismalar ve bulgular sonunda

    “artik yadsinamaz kadar acik oldugunu” bildirdigi bu ortak atalardan
    evrimsel olarak gelme dusuncesini biz zaten kendi inandigimiz
    Kitabimizda da –eger dikkatli okursak– belki de
    onceden bulabiliyor olmaliyiz:

    **********
    size ne oluyor ki, Allaha gerekli saygiyi duymuyorsunuz?
    ve o sizi “etvaren” tarzinda yaratmis oldugu halde.
    (Kuran, 71/13-14)
    **********

    buradaki “etvaren” kelimesi Kuran’da ve arapcada
    hem (= asamadan asamaya) hem (= turden ture) hem (halden hale)
    anlamlarina gelmektedir.
    bugun yeryuzundeki tum canlilari onlardan evrimsel olarak
    tureyip-yayildiklari dusunulen “ortak atalara” gore
    –genetik ve anatomik yapilarini esas alarak– “asama asama”
    & “tur tur” & “hal hal” siniflandirabilen “phylogeny” dali
    belki de bu acidan bizim icin bizim inandigimiz bu
    yaraticinin bizlere kendi

    ———-
    oncelikle onun ol emriyle “el degmeden” orataya cikarip
    (yasin 82 & ankebut 20 & enbiya 30) ve daha sonra yine
    kendi vahyiyle “el degmeden” kontrol edip yonlendirerek
    (isra 44 & enam 59) kendi diledigi sekilde gelistirdigi
    ———-

    bu hikmetli “evrimsel yaratis mekanizmasini” aciklayan
    ve haber veren bir bildirisi olmalidir.
    su an bunu bu sekilde kabul eden cok sayida musluman din
    ve bilim adamlari mevcut olmalidir. (yukaridaki ilk yazimda
    vedigim bazi linkleri inceleyebilirsiniz)

    ve hatta akilli tasarimci michael behe de bu “ortak ata”
    fikrini kismen (veya belki de tumden) kabul etmis olmalidir
    yakin bir tarihte, eger cok yanilmiyorsam.

    bunun disinda, yaraticinin yeryuzundeki butun canli turlerini
    bizzat “kendi ellerini” kullanarak ve sadece bildigimiz
    “6 gun icinde” ve sip-sak “ayri ayri” yarattigini

    -–ve ozellikle insan turunu de bunun sonunda ve tam 6. gunde
    ve cok ayrica ve sip-sak, evrimden tamamen munezzeh nitelikte,
    (hasa) Kendi Suretinde–-

    yarattigini dusunen evanjelik hristiyan “yaratilisci dusunce”
    mevcut olmalidir. bunun kokleri incil-tekvin kitabinin
    1. bolumunde anlatilan “yaratilis hikayesine” dayanmaktadir
    temelde. (bkz. incil-tekvin 1/1-30)

    Kuran’da ise yine yeryuzunde ilk canliligin
    –muhtemelen “suda” ve en basit organizmalarla baslatilarak–
    ortaya cikarilmasi ve bundan sonra “dalli budakli bir evrimsel
    surec icinde” yayilip gelistirilmesi ve bunun sonunda “insan”
    turunun –muhtemelen insana benzer bazi insanimsi turlerin ardindan
    bir halife olarak– ortaya cikarilmasinin yuce Allahin vahyi
    ve iradesiyle “cok uzun devirler” (= hiynun min eldehri)
    icinde meydana getirildigine ozellikle isaret edilmis
    olmalidir. (ankebut 20, enbiya 30, nuh 13-14,
    6/133 & 2/30, insan 1)

    kisacasi bu tip bir “evrim” temelde Allahin cok hikmetli
    bir “yaratis mekanizmasi” olarak algilanmaktadir, yukarida
    cok kisaca iletmeye calistigim bu bakis acisini benimsemis
    bircok inancli din ve bilim adamlari tarafindan.

    siz “evrimin” sadece ateizmi destekledigine ve bu
    prosedurun ustunde hicbir yonlendirici hikmetli bir “ilahi guc”
    olmadigina inanmayi tercih ediyorsaniz, bu sizin tercihinizdir.
    biz elbette hic kimseyi bu dine & bu anlayisa inanmaya mecbur kilamayiz.
    fakat tum bu harika planlarin ardinda ve tum yeryuzunde
    ve tum evrende ve boyle harika bir evrim dusuncesi sonucu
    ortaya cikarilmis olabilecek tum canlilarda gordugumuz
    butun “hikmet & zeka & kudret & akil” urunu olduklari
    izlenimi uyandiran yapilasmalarin arkasinda bir gizli
    “en hikmetli & en zeki & en akilli & en kudretli” bir yaraticinin
    olduguna inanmak da bizim tercihimizdir. bu ihtimal de
    kanimca hicbir zaman asla yadsinamamalidir.
    tekrar selamlarimla.
    CEMAL
    ***************************

    ***************************
    evet kaldigim yerden bu cok kritik konuya
    biraz daha devam etmek istiyorum.
    yukaridaki yazilarimda bir miktar deginmeye calistigim
    bu “amerikan evanjelik hristiyan ideolojisinin”
    ve bu hareketin yaklasik 100 yildan fazla bir suredir
    –basta amerikada ve sonra dunya capinda– devam eden
    cok kati ve fanatik “anti-evrimci” mucadelesinin
    bir miktar daha derinden incelenebilmesi
    ve anlasilabilmesi icin,
    asagida bu konu hakkinda bazi arkadaslar tarafindan
    yapilmis –bu site teknik! bir arizaya kurban
    gitmeden once burada yayinlanmis olan–
    bazi inceleme ve aktarimlarini tekrar aynen
    buraya koymak istiyorum.
    ogrenmek, bilmek, ve tedbirli olmak acisindan
    butun samimi dindar arkadaslara tekrar
    cokca faydali olmasini diliyorum.

    *********************************************
    asagidaki yazilar sirasiyla

    http://www.apologeticspress.org

    http://www.christiananswers.net

    gibi bazi en onde gelen amerikan evanjelik hristiyan
    sitelerinde, bugun evrim dusuncesini temelde bircok
    yonleriyle kabul eden ve “theistic evolution”
    (=dindar evrimcilik) olarak anilan bu diger amerikan
    hristiyan dusunce akimina karsi yazilmis bazi
    karsit fikirli yazilardan alintilardir.

    hristiyan dunyasi icindeki –yaklasik 100 yildir–
    bu suregelen tartismayi
    biraz daha iyi anlamak, belki bizim de bu konulara
    bakis acimizda daha derin ve tutarli bir perspektif
    kazanmamiz acisindan faydali olabilir umidiyle,
    bunlari asagida kisaca aktarmak istiyorum.

    ————————-
    (dindar evrimcilik & kilisenin laneti)
    hristiyan dinbilimci prof.
    r.l. wysong yazisinda diyor ki=

    (hristiyan aleminde) dindar evrimcilik tarihte
    Augustine ve Aquinas tarafindan vaaz edilmisti.
    bugun ise artik moda haline geldi. bugun artik evrime
    su veya bu sekilde inanmayan birini bulmak cok zor
    hale geldi,
    ve yine bir yaraticiya su veya bu sekilde inanmayan
    birini bulmak cok zorlasti.
    bu melez inanc (dindar evrimcilik) bu ikisi arasinda
    (kilise & okul) kesin bir secim yapmak istemeyenlere
    buyuk bir kapi acmis oldu.
    ————————-

    ————————-
    hristiyan dinbilimci prof.
    bert thompson yazisinda diyor ki=

    evrim teorisi elbette evrimin milyarlarca yillik
    bir surecte olustugunu iddia ediyor. halbuki
    incil-cikis 20/11, 31/17… bunun tam aksini soyluyor.
    incil-tekvin 1. bolum bize yaratilisin her gununun
    “gunduz ve geceden” mutesekkil normal “gunler”
    (toplam 6 gunde) oldugunu bildiriyor,
    ta ki bu konuda bu “gun” ifadesinin uzunlugu konusunda
    suphe olusmasin.

    (Abdulmelikin notu= halbuki “gun” ifadesi Kuran’da,
    bunun aksine, ayni zamanda “uzun devirler” anlaminda da
    kullanilmis olmalidir. 70/4)

    incil-tekvin 1/27 erkek ve kadinin bildigimiz tek bir
    “gun” icinde yaratildigini bildiriyor.
    ve bunlar tamamen yetiskin, ve Tanrinin
    butun emirlerini derhal yerine getirebilecek kadar
    eriskin idiler.
    fakat evrim oncelikle Adem ve Havvanin olmadigini,
    ve sonra yeryuzundeki ilk ciftin uzun jeolojik
    zamanlardan sonra evrimleserek ortaya ciktigini soyluyor.

    (Abdulmelikin notu= halbuki Kuran’da da ilk
    insanin (ve esinin) yeryuzunde ortaya cikisinin “uzun
    devirlerden” sonra ve muhtemelen “evrimsel asamalar”
    halinde olduguna isaret ediliyor olmalidir. 76/1 &
    71/13-14)

    o halde, bu iki iddia (bilimin iddiasi & incilin iddiasi)
    arasinda hicbir tutarlilik yoktur.
    oyleyse bu (hristiyan) evrimci dindarlar bunun hangisini
    kabul edecekler simdi?
    o halde, bu cirkin ve asagilayici incil karsiti
    (evrimci) dusunce nicin bugun bircoklarina cazip geliyor?
    bu sadece incilin ilahi yazarlarini (Abdulmelikin notu=
    incilin onemli bir bolumunu kendi elleriyle yazan
    papazlar kastediliyor olmali burada) yalanci ve
    sarlatanlar haline cevirecek olan buyuk
    bir odun verme olayidir.
    o halde, Tanrinin kendi sozunde bildirdigi bu
    yaratilis (alti normal “gun” icinde ve aniden) fikrinde
    ne zarar vardir?
    yoksa Onun incil sozu artik bizim icin yeterince dogru
    degil midir?
    ————————-

    ————————-
    dunya capinda faaliyet gosteren
    ve cok populer bir amerikan evanjelik hristiyan
    site olan (tum yazi ve makaleleri dunyanin neredeyse
    butun dillerine cevrilmis ve halen cevrilmekte)
    christiananswers.net sitesinde deniliyor ki=

    Tanrinin kendi oglu Isa Mesihte tecellisi
    Incilin ana ogretilerinden biridir.
    Incil der ki: Kelime ete burunduruldu ve
    (Tanrinin Tecellisi olarak) bizim aramizda yerlesti.
    Mesih Isa (Tanrinin Tecellisi olan) mukemmel bir
    insan seklinde yaratildi.

    Halbuki Evrim Dusuncesi bu bizim Kurtulus doktrinimizin
    temelini sarsmaktadir.

    Evrim Dusuncesini destekleyen (hristiyan bilim adami)
    Hoimar Von Ditfurth Isanin bedenlestirilmis Tanri
    olmasi inanciyla Evrim Dusuncesinin uyusmazligini
    soyle dile getirmektedir:

    Evrim Dusuncesi kacinilmaz olarak bizi bu Hristiyan
    doktrinini ciddi olarak sorgulamaya goturecektir.
    Bu suphesiz ki, en temel Hristiyan inanci olan
    “Tanrinin Isa’da Tecellisi” fikri icin de gecerlidir.

    not: yukaridaki yazida adi gecen “Hoimar Von Ditfurth”
    evrim dusuncesini temelde bircok yonleriyle kabul eden
    ve bunu genel cercevede buyuk bir “ilahi mucize” olarak
    degerlendiren inancli hristiyan Alman bir bilim adami
    olmalidir.
    yukaridaki fikirlerinden oturu fanatik “anti-evrimci”
    Evanjelik Hrstiyanlar tarafindan aforoz edilmis,
    ve ateist ve komunistlerle isbirligi icinde olan bir
    hain olarak takdim edilmeye calisilmistir cogu zaman.
    Allah gunahlarini affetsin.
    Mekani cennet ve hz. Isa’nin (a.s.)
    yani olsun. (Ali Imran 55)
    ————————-

    ————————-
    asagida yine

    http://www.apologeticspress.org

    hristiyan sitesinde,
    EVRIMIN MODERN DUNYANIN DUSUNCE TARZINA ETKISI
    isimli bir makalede tesbit edebildigim bazi onemli
    hususlari aktarmak istiyorum.

    bu makaleyi kaleme alan hristiyan dinbilimci
    profesor Furman Kearley, Ph.D.
    burada oncelikle Evrim dusuncesini
    once marksizimin, nazizimin, pragmatizimin vs,
    ve sonra yeryuzundeki hirsizligin, dolandiriciligin,
    ahlaksizligin, ve akla gelebilecek baska herturlu
    kotulugun vs,
    temel kaynagi olarak gosterip lanetledikten sonra,
    en sonunda yine isi bugun Evrim dusuncesini bircok
    yonleriyle destekleyen diger hristiyan dindar akima
    getiriyor, ve bakin konuyu nasil bagliyor=

    Evrimin “Tanri ve Incil” inancina yonelik etkisi
    ise asamali olarak soyle gelismektedir:
    Evrimin boyle bir (hristiyan) kisi tarafindan kabul
    edilmesi once onu theistic evolution (=dindar evrimcilik)
    fikrine,
    ve buradan dindar liberalizme,
    ve buradan da sonunda (Incilin ogretisini) tamamen
    kufre (=inkara) goturmektedir.

    oncelikle boyle bir (hristiyan) kisi ozel yaratilisi
    (=Incilde aktarilan ve 6 normal “gunde” ve aniden oldugu
    bildirilen yaratilis fikri) reddetmekle ise basliyor.

    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar Kuran’da
    aktarilan ve 6 “uzun devirde” olduguna isaret edilen
    yaratilis fikrine daha yakin insanlar olmus
    oluyorlar boylelikle)

    daha sonra bu (hristiyan) kisi evrensel tufan
    fikrini reddediyor.

    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da
    isaret edilen ve buyuk ihtimalle bolgesel oldugu
    izlenimi tasiyan Nuh tufani fikrine daha yakin insanlar
    olmus oluyorlar belki de yine temelde)

    ve son olarak boyle bir kisi Mesihin bedensel
    olarak tekrar dirilisini (Incilde aktarilan Mesihin
    carmiha gerilme hadisesinden 3 gun sonra, bedensel
    olarak dirilip tekrar kisa bir muddet icin havarilere
    geri donmesi inanci) reddediyor,
    ya da bunu tamamen manevi bir olay olarak algiliyor.

    (abdulmelikin notu= bu tip hristiyanlar yine Kuran’da
    bildirilen hz. Isanin –carmiha gerilmeden once– Allah
    tarafindan vefat ettirilip Onun katina yukseltildikten
    sonra, tekrar 3 gun icinde ve sonrasinda asla fiziksel
    olarak geriye donmedigini acikca bildiren Kuransal
    goruse (Maide Suresi 117) daha yakin insanlar olmus
    oluyorlar boylelikle yine)

    ve makalesinin sonunda bu prof. hristiyan dinbilimci
    soyle ikrar ediyor=

    Evrim dusuncesi elbette burada tartistigimiz bu
    seytani meyvanin (=bencillik, ahlaksizlik, hirsizlik,
    arsizlik vs.) en buyuk temel sebebi degildir kuskusuz.
    fakat gunahkar insan –insanin Tanriya baskaldirma
    arzusu– en buyuk temel sebebtir.
    Evrim ise burada sadece felsefi bir sistem olarak
    islev goruyor, ve insanoglunun Tanridan bagimsiz olmasi
    dusuncesini gerceklestiriyor.

    (abdulmelikin notu= bu kisi Yaraticiya inanan ve ayni
    zamanda bircok yonlerden –ilahi yonlendirme altinda
    gerceklesen– evrim fikrine inanan ve ahlakli
    yasayan bircok (Kuranda bildirilen bazi temel inanclara
    kendilerinden cok daha yakin) diger hristiyanlari asla gercek
    dindar insanlar olarak gormedigi, ve asla kabul etmek
    istemedigi icin,
    ve diger bu evrim dusuncesine temelde ve bircok yonleriyle
    inanan bircok dindar ve ahlakli insanlari
    israrla topyekun gormezden gelme egiliminde oldugu icin,
    herhalde yine boyle kesin ve genel bir yargiya variyor
    olmali burada.)

    ve makalesini soyle bitiriyor,
    bu prof. hristiyan dinbilimci=

    o halde, haydi bu seytani felsefeyi (Evrim dusuncesi)
    birakalim tamamen, ve kendimizi Tanriya teslim edelim.

    (abdulmelikin notu= tesekkurler sayin hristiyan dinbilimci,
    fakat izninizle ben almayim.
    sizin Tanriniz size, benim Yaraticim bana olsun…
    ———————

    ———————
    asagida yine –yukarida belirttigim– ayni hristiyan
    siteden bir alinti daha aktarmak istiyorum.
    burada yine hristiyan dinbilimci profesor Bert Thompson
    theistic evolution (=dindar evrimcilik) fikrine su
    sekilde elestiri getiriyor=

    …bu problem elbette (hristiyan) evrimci dindarlari
    uzun zamandir rahatsiz etmektedir.
    bu sebeble, “ilerleyici yaratiliscilik”
    ve “ilkselci yaratiliscilik” fikirleri ortaya atildi
    –-fakat basaridan yoksun kaldi.

    cunki Incil acikca beyan eder ki: Tanri insani
    Tanrinin suretinde yaratmistir (Tekvin 1/27)
    ve onun icine bir ruh uflemistir.
    o halde, simdi bu ruh insanin oteki butun organlari gibi
    evrimlesmekte midir?
    o halde, bu (hristiyan) evrimci dindarlar insanin icine
    bu ruhu nasil yerlestirecekler simdi?

    (Abdulmelikin notu= oncelikle, Kurana gore Allahin
    kesinlikle misli (=benzeri) yoktur,
    dolayisiyla hicbir yaratik gercekte asla Onun
    suretinde olamaz. (42/11)

    ve insanin icine Allahin ruhundan (=ilahi mesajindan)
    uflenmesi olayi ise,
    -–sadece insana mahsus bir ozellik olarak–-
    belki de ana rahminde gerceklesmekte olan bir olay
    olmalidir. (32/8-9)
    buna gore, insanin evrimlesmesi fikrinde bu acidan da
    Kurana aykiri bir durum soz konusu olmamalidir. bilakis
    bu evrim dusuncesi sadece bugunku hristiyanligin
    bu en temel (Kurana gore tamamen yanlis) doktrinini
    sarsan onemli bir “bilimsel tehdit” hukmunde olmalidir.

    cunki belki, kisaca tekrar soyle ozetlersek,
    yuce Allah daha ana rahminde iken
    -–Ademe ve onun soyundan gelen–-
    herbir insana bu ruhundan (= ilahi mesajindan) ufleyerek:

    …ben sizin Rabbiniz degil miyim? (Araf 172 & Secde 8-9)

    butun bu insanlari teker teker boylece yetkin ve
    sorumlu kilmis,

    ———-
    ruh kelimesi Kuran’da “Allahin ilham ettigi her turlu
    ilahi mesaji ve bildiriyi” kasteden bir ifade olarak da
    kullanilmaktadir. (Sura 52)
    ———-

    ve ayni zamanda diger yandan da insan turunun bedensel
    evrimini tarih icinde diledigi sekilde devam ettirerek
    (Araf 69) boylece kesinlikle insani “kendi suretinde”
    yaratmadigini (cunki Allahin kendisi asla evrimlesmez,
    dolayisiyla evrime acik olan hicbir tur Allahin
    suretini temsil edemez)
    ortaya koymus olabilir; Allah en iyi bilendir.
    ————————-

    ————————-
    yukarida da linkini verdigim yine bu

    http://www.apologeticspress.org

    ayni hristiyan sitesinde, ayrica soyle beyan ediliyor=

    ulusal capta yapilan yedi Gallup Anketinde
    1982, 1993, 1997, 1999, 2001, 2004,
    ve son olarak 2006
    bu rakamlar buyuk capta sabit kaldi.
    2006 Anket sonuclarina gore,

    Amerikan halkinin %46’si
    “Tanri insanlari buyuk oranda simdiki suretlerinde,
    ve son 10.000 yil icinde yaratti.”
    fikrini benimsediklerini acikladilar.

    Amerikan halkinin %36’si
    “Tanri evrim olayini kullanarak ve yonlendirerek
    insanlari ortaya cikardi.”
    fikrini benimsediklerini acikladilar.

    ve diger %13′u “Tanrinin bu iste hicbir alakasi yoktur.”
    fikrini benimsediklerini acikladilar.

    (Abdulmelikin notu= Amerika’da yaklasik bir asirdir
    devam eden bu cok yogun anti-evrimci Evanjelik
    hristiyan propaganda ve baskiya ragmen,
    Amerika’daki dindar hristiyan halkin %36’sinin evrim
    fikrini genel olarak benimsemis olduklarini aciklamalari
    gercekten azimsanacak bir durum olmamalidir.

    ve yukaridaki yazilarimda bir miktar aciklamaya
    calistigim bazi ozel ayetlerden ve sebeblerden oturu,
    sanirim Islamin bize tanittigi

    “benzersiz & mukemmel tek ilah yuce Allah”
    ve Onun “normal insan elci kulu onurlu hz. Isa”

    inancini ahirzamanda bizlerle paylasacaklari
    ve bu Evanjelik (cok kati anti-evrimci) isaperest & papazperest
    hristiyan inkarcilara karsi ustun kilinacaklari Kuran’da
    isaret edilen (Ali Imran 55 & Maide 17) bazi samimi
    “Allahi birleyici” hristiyanlar belki de yakin bir
    zaman sonra bu –ilahi yonlendirme altindaki–
    (evrim dusuncesine temelde olumlu bakan)
    %36′lik kesimin icinden cikacak olabilirler, insallah…
    Allah en iyi bilendir.
    en icten saygilarimla.
    ABDULMELIK
    ******************************************

    …….ve yukaridaki yazilarimda linklerini verdigim
    bazi onde gelen musluman ve hristiyan din ve bilim
    adamlarinin bu evrim konusunda temelde olumlu olarak
    yaptiklari cesitli Kuransal ve Bilimsel yorum ve
    goruslere de mutlaka kulak verelim.
    ve alelacele evrim dusuncesini daha en basta ve kokten
    reddederek “ateizmden” kactigimizi sanirken
    boylelikle aslinda yanlislikla
    bu lanetli ezeli anti-evrimci evanjelik “MESIH DECCAL” ideolojisinin
    tuzagina dusmeyelim. selam ve saygilarimla.

  2. Selam Cemal;

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

    Allah’ın vahyini sadece mushaftakilerden ibaret görenler en büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü O’nun kelimeleri tükenmez. Çünkü O, her an bir işte, bir yaratıştadır.

    Kuran’da okuduğumuz ayetler gibi, kainatta gelişen her olay ve ona sebep teşkil eden her yasa O çok yüce, üstün bilgi ve kudret sahibi Rahman’ın ayetleridir. Her ikisi de “eskimez din”in beyanıdır.

    Din denince akıllarına sadece şekilsel ritüeller gelen zavallıları, kitabın tamamını okumaya davet ediyorum.

    O Allah ki, insanın hangi ayetlere bakması gerektiğini Kuran’da bir bir saymış, referans göstermiştir.

    “Salat, zekat, oruç …” O’nun emri de, “Yaratmaya ilkin nasıl başlanıldığını araştırmak” başka birinin emri midir ?

    Kitabın sadece bir kısmını okuyanlardan olmaktan Allah’a sığınırım.

    Kuran’ı okumaktan ne kadar haz duyuyorsam, belgeselleri izlemekten de o kadar haz duyarım. Çünkü onlar aynı Allah’ın ayetlerinden bahsediyorlar.

    Benim için, Allah’ın kainattaki ayetlerini inceleyen bilim adamları da en güzel müfessirlerdir. Hem onlar, her inatçı şeytanın fısıltılarının değil de, kendilerinin bizzat şahit oldukları hakikatlerin peşine düşen ayet okuyucularıdır.

    Bunların içinden hangisinin hangi inanca mensup olduğu beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Doğru, kim söylerse söylesin doğrudur. Yanlış ta kim söylerse söylesin yanlıştır.

    Allah cümlemizi indirdiği açık seçik delillere en güzel suretle tabi / teslim olanlardan eylesin.

    Muhabbetlerimle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: