Ayetlerde “Alay etmek” konusu

İman edenlerle karşılaştıkları zaman: “İman ettik” derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki: “Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz.” (2/14)

(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına (belli bir) süre tanır. (2/15)

Hani Musa kavmine: “Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. “Bizi alaya mı alıyorsun?” dediler. (Musa) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” dedi. (2/67)

İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. (2/212)

O, size Kitapta: “Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır. (4/140)

Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah’tan korkup-sakının. (5/57)

Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır. (5/58)

Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya aldıklarının haberleri onlara gelecektir. (6/5)

Andolsun, senden önceki elçiler de alaya alındı da alaya aldıkları şey, onlardan maskaralık yapanları çepeçevre kuşatıverdi. (6/10)

Ayetlerimiz konusunda ‘alaylı tartışmalara dalanlar:’ -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma. (6/68)

Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: “Alay edin. Şüphesiz, Allah kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır.” (9/64)

Onlara sorarsan, andolsun: “Biz dalmış, oyalanıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O’nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?” (9/65)

Sadakalar konusunda, mü’minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için acı bir azab vardır. (9/79)

Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar ertelesek, mutlaka: “Onu alıkoyan nedir?” derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (11/8)

Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında O’nunla alay ediyordu. O: “Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz” dedi. (11/38)

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkâra sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma? (13/32)

Onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. (15/11)

Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz. (15/95)

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp-kuşatıverdi. (16/34)

Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun).” Bizi kim (hayata) geri çevirebilir” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: “Ne zamanmış o?” De ki: “Umulur ki pek yakında.” (17/51)

Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. İnkâr edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler. (18/56)

İşte, inkâr etmeleri, ayetlerimi ve elçilerimi alay konusu edinmelerinden dolayı onların cezası cehennemdir. (18/106)

İnkâr edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay-konusu ediyorlar (ve:) “Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?” (derler.) Oysa Rahman’ın sözünü (Kitabını) inkar edenler kendileridir. (21/36)

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları (azap) sarıp-kuşatıverdi. (21/41)

Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.” (23/110)

Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: “Allah’ın, elçi olarak gönderdiği bu mu?” (25/41)

Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir. (26/6)

Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu. (30/10)

Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. (36/30)

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar. (37/12)

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar. (37/14)

Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?” (38/63)

Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (39/48)

Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): “Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah’ın diniyle) alay edenlerdendim.” (39/56)

Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi. (40/83)

Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi. (43/7)

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır. (45/9)

Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp-kuşattı. (45/33)

Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Allah’ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı.” Böylece ne ordan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah’tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir. (45/35)

Andolsun, biz onları, sizleri kendisinde yerleşik kılmadığımız yerlerde (size vermediğimiz güç ve iktidar imkanlarıyla) yerleşik kıldık ve onlara işitme, görme (duygularını) ve gönüller verdik. Ancak ne işitme, ne görme (duyuları) ve ne gönülleri kendilerine herhangi bir şey sağlamadı. Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşattı. (46/26)

Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ‘olmadık-kötü lakablarla’ çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir. (49/11)

Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline; (104/1)

 

Reklamlar

10 thoughts on “Ayetlerde “Alay etmek” konusu

Add yours

  1. Merhabalar…

    Bir konuda alay sahibi olmak, geçmişten geleceğe, o kişilerin yada toplulukların cahilliğinin en güzel göstergesidir….

    Yüce Allah’ı bilmemek konusunda…

    O’ her yerde görendir…Her şeyi bilendir…

    Yüce Yaradan’ın karşısında alay sahibi olmak, O’ nun yarattıklarıyla alay etmek O’ nla alay etmekle ayrılmıyacak bir durumdur…

    Var olan herşeyi, canlı cansız tüm mahlukatı yaratan O’dur O’nu yarattıklarıyla yarattıklarının yaptıklarıyla ve söyledikleriyle alay etmek en büyük günahlardandır…

    Bugün Cuma tüm arkadaşların Cuma’larını tebrik eder, güzel dualarının Yüce Yaradan karşısında kabul bulmasını dilerim…

    Selam ve saygılarımla…

  2. SLm, Asude hanim, yanilmiyorsam, anladigim kadar, AYETLER HAKKINDA ALAY
    edenleri,veyahut etmek isteyenlere ,örnekler vermissiniz./(sizin düsüncelerinizi az da olsa anlamakdayim)
    Benim sahsi gayem,ayetleri bir bütünü ile okumak,anlamak,arastirmak,ne icin,ne maksadiyla,topluma neler ögretmek istemis, Rabbimizin,vermis oldugu ögütler,kanununlar ne icin.?Dogru yolu bulmak,gayesindeyim.
    Bu da ancak ayetler hakkinda bilgi,ilim toplayarak,derin derin düsünerek olur,düsüncesinydeyim.
    Bence Insanlar/Inanlar,önce sunu arastirmali: ben su an kimin ögettigi DINI yasiyorum????
    Selam ve saygılarımla

  3. Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız. Allah, güzel düşünüp güzel davrananlarla mutlaka beraberdir. 29 Ankebut 69

    Ey inananlar, Allah’tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırt edici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir. 8 Enfal 29

    Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) “Biz, bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez. (ZÜMER SURESİ / 3)

    Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir. (ZÜMER SURESİ / 18)

    Gördün mü o, dini yalan sayanı?İşte odur yetimi itip kakan;Yoksulu doyurmayı özendirmez o,Vay haline o SALAT edenlerin ki,SALAT larinda gaflet içindedir onlar!Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.(MAUN SURESI/107)

  4. Merhum Akif diyor ki:

    Hani ashab-i kiram ayrilalim derlerken,
    Mutlaka “Sure-i vel’asri” okurmus, bu neden?
    Çünkü meknun o büyük surede esrâr-i felâh
    Basta imani hakiki geliyor sonra selâh;
    Sonra hak, sonra sebât. Iste kuzum insanlik,
    Dördü birlesti mi yoktur sana hüsran artik.

    Selametle kaliniz.

  5. Merhabalar Sayın Muhsin Aydın Bey,

    Doğru düşüncelerle, dinimiz hakkında yorumlarda bulunmuşsunuz…

    Siz araştırmaya ve ”ayetler hakkinda bilgi,ilim toplayarak,derin derin düsünerek olur,düsüncesinydeyim.”Görüşünüze inançlı olarak devam edin ben de size katılıyorum ve ben sizi çok iyi anlıyorum…
    Selam ve saygılarımla…

  6. hiçkimse hiçkimseyle dalga geçemez. ona dalga geçme gücünü kim verdiki ona. bence çok kötü bir şey.alay ederseniz sonunda hiçkimse sizinle konuşmaz ve hiç arkadaşınız olmaz

  7. Selam arkiler size bir şarkı yazıyım coşun D Bir Hayalin Kölesi Oldum Yüreğimi Dar Ağacında Buldum Canım Sağ Yoluna Serdim Aşkımla Dünyayı Yendim Teşekkürün Bu Muydu O Tarafta Ahiret Yok Mu Ben Yanıyorum, Yüreğin Soğuk Mu Nasıl Oldu Ne Zaman Bilemedim Teninle Acımadan Zehirledin Bedduam Sonun Olurdu Sana Soruyorum Beni Hiç Sevdin Mi Aşktan Anladığın Koca Bir ihanet Mi Bu Sözlerim Az Bile […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: