Kadir Gecesi Okumaları – Mustafa İslamoğlu

Bir gece düşünün ki, bir ömre bedel olsun. Kadir gecesi, işte böyle tarif ediliyor Kadr suresinde. “Bin aydan hayırlı” demenin bir başka ifade şekli de “bir ömre bedel” demektir. Zira bin ay 83 yıl eder. Ama “bir ömre bedel” yerine “bin aydan hayırlı” denilmesi, 1000 rakamının tedai ettirdiği zengin çağrışım olsa gerek. Zira vahiy bin rakamını, hemen her yerde kinaye olarak kullanır. Bu bağlamda, “aklınıza gelebilecek en uzun süreli ömür” çağrışımı taşısa gerektir.

Bunu teyit eden bir ibare de, Duhan 3’te bu geceden “mübarek bir gece” olarak söz edilmesidir. Mübarek, yani “bereketli kılınmış”. Bu öyle bir ilahi bereket ki, onu ifade etmede dil bile yetersiz kalmakta, mecaz devreye girmektedir.

“Mübarek” kelimesi ism-i mef’uldür; özneye değil, nesneye tekabül eder. Bunun anlamı şudur: Kadir gecesinin kadr ü kıymeti, değer ve bereketi kendisinden değil, kendi dışından kaynaklanır. Onun özünde “bulunan” değil, ona “verilen/yüklenen” bir şeydir.

Peki, Kadir gecesini “değer yükleyen” unsur nedir?



Bu sualin cevabı, Kadr suresinin girişinde açıkça verilmiştir: Vahiy… Mübarek kılınan, mef’ul olan, yani vahiy fiiline maruz kalan bu gece, ilk vahiy kendisinde indiği için “kadr” adını almıştır. “Kadr”, isimleşmiş mastar olması hasebiyle iki manayı birden içerir. Mastar olarak “ölçme ve değerlendirme”, isim olarak “ölçü ve değer/kıymet”. Şu halde “kadir gecesi”, “ölçme ve değerlendirme gecesi” veya “ölçü ve kıymet gecesi” anlamına gelir.

“Ölçme ve değerlendirme” ne anlama gelir? Bu sualin cevabı için uzağa gitmeye gerek yok. Bu gecenin Ramazan ayı içerisinde olduğunu söyleyen Bakara 185’in sonunu okumak yeterli: “(Kur’an) insanlık için bir rehberlik, (bu) rehberliğin belgelerini barındıran bir doğru yol kılavuzu ve iyi ile kötüyü ayırmaya yarayan bir bilinç kaynağıdır (Furkan).” Kur’an’ın Furkan oluşu, muhatabına “ölçme ve değerlendirme bilinci” kazandırması demektir. Vahiy tüm unsurlarıyla muhatabında bu bilinci inşa ederek onu karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Mastar anlamıyla “kadir” bu olsa gerektir. İsim anlamıyla ise, “vahiyle değerlenmiş, kıymetlenmiş bir gece” olması anlamına gelir ve ikisi de aynı kapıya çıkar.

Zaten, eğer Duhan 3’ü göz ardı ederek “değer” ve kıymet”in bizzat gecenin kendisinden kaynaklandığını düşünürsek, bu durumda “bizatihi kutsal bir zaman parçasından” söz etmemiz gerek. Bu durumda Kur’an takviminin 365 günlük sabit “güneş yılını” değil, 355 günlük her yıl gezen “ay yılını” esas alması meselesi ortaya çıkar. Bu meseleyi dikkate alarak “Kadir gecesi bizatihi kutsal bir zaman parçasıdır” dersek, o zaman, o geceye tesadüf etmek ancak 33 yılda bir mümkün olur. Bu da geceyi bire bir bilmemiz halinde. Yok geceyi bire bir bilmiyor, Efendimizden gelen Ramazan’ın son 10 (veya 7) gününü esas alıyorsak, bu durumda bu geceye tesadüf etme ihtimalimiz minimum 360 yılda bire inecektir.

Buhari ve Müslim’in rivayetine göre, bazı sahabiler rüyalarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son 7 gününde olduğunu görerek Hz. Peygamber’e haber verirler. Hz. Peygamber: “Görüyorum ki, Ramazan’ın son 7 gecesi hakkındaki rüyalarınız birbirini tutuyor. Artık kim kadir gecesini arayacaksa, onu Ramazan’ın son 7’sinde arasın” der.

Burada ilk akla gelenler şunlar: Rasulullah görmüyor rüyayı, sahabe görüyor, o yorumluyor. Aslında Kadir gecesi Kur’an’ın ilk nazil olduğu gece. Hz. Peygamber’in, kendi hayatının ve insanlığın dönüm noktası olan böylesine muazzam bir olayın olduğu geceyi unutması mümkün değil. O muhteşem olayın birinci şahidi olarak o günün hangi gün olduğunu bilmemesi düşünülemez. Bu konudaki tüm rivayetler, Allah Rasulü’nün bu geceyi bilmediğini değil, söylemekten kaçındığını göstermektedir. Belki de, istismar edilmesin diyedir. Ama bir yandan da, ilan edilen bu ilahi “genel aftan” yararlanmaya teşvik ediyor.

Bütün bunlardan sonra, geriye ikinci şık kalıyor: Kadir gecesi üzerinden muhataba vahyin kadr ü kıymetini bildirmek. Açılımı şu: En insan! Eğer indiği sıradan bir geceye 30 bin kat değer yüklüyorsa bu vahiy, senin yüreğine, hayatına, bilincine inmesi durumunda sana yükleyeceği değeri var sen hesap et! İndiği mekan olan, unutulmuş bir çöl kasabası olan Mekke’yi “şehirlerin anası” ve “bereketli belde”, indiği insan olan Abdulmuttalib’in yetimini “alemlere rahmet” kılan bu vahiy, sana neler katmaz ki?”

Kadr suresinin birinci ayetindeki “gece” mecaz olarak da ele alınabilir. Bu, dünya hayatına tekabül eder. Bu dünya hayatı bir “gece” gibidir. Vahiy bu dünya gecesini aydınlatan bir “nur”, bir dolunaydır. Hatırlayalım ki “nur” Kur’an’da güneşin değil ayın ışığı için (yansıyan ışık) kullanılır. Buna göre ahiret de gündüz gibidir. Orada her şey gerçek yüzüyle ortaya çıkacaktır (yakin). Bir gün bu gece bitecek ve insanda “şafak atacaktır”. Kadr suresi “Bir kurtuluş reçetesidir; ta fecr doğuncaya kadar…” ayetiyle son bulur. Ahirette insanlığın şafağı atıp aklı başına gelecek, ama vahye sırt dönenler için iş işten geçmiş olacaktır.

Tıpkı Kur’an’da cehennemliklerin ağzından yapılan şu alıntıda olduğu gibi: “(Allah) sordu: Dünyada kaç yıl ömür sürdünüz? Dediler ki: Bir gün ya da yarım gün.” (23:112-113; krş. 46:35; 10:45; 20: 104) Bu “bir gece kadar bereketsiz bir ömür”. Bunun yanına Kadr suresinde müjdelenen “bir ömre bedel geceyi” koyun. İkisi yan yana şu anlama geliyor:

Vahyin anlam katmadığı Allah’sız bir ömür bir gece kadar bereketsiz, vahyin kılavuzluğunda geçen her gece bir ömür kadar bereketlidir.

İdrak edenlere mübarek olsun.

Kaynak: Kim Okur

Reklamlar

4 thoughts on “Kadir Gecesi Okumaları – Mustafa İslamoğlu

Add yours

  1. Helal. Ne güzel bir dimağ ve ufuk. İyiki böyleleriyle aynı çağda yaşıyoruzda istifade ediyyoruz. Rab razı olsun.

  2. Kadir gecesi kısaca. Kuranın gelmeye başlamasıyla beraber cehalet karanlığındaki arap toplumunu bitiş dönemine kadar aydınlatarak orjinalliği korunup ve korunacak olan kuranla ta kıyametin sonuna kadar cehalet karalığını aydınlatacak ve iman edenlere esenlik olacak selam ve sevgiler sunarım

  3. Eski Ahid
    YEŞEYA 60 19/21

    Gündüz ışığın güneş olmayacak artık,
    Ay da aydınlatmıyacak seni;

    Çünkü RAB sonsuz ışığın,
    Tanrın görkemin olacak.

    Artık güneş batmayacak,
    Ayın çekilmeyecek

    Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak.

    Sona erecek yas günlerin,
    Halkının hepsi doğru kişiler olacak;

    El emeğim, görkemimi göstermek için
    diktiğim fidan,
    Ülkeyi sonsuza dek mülk edinecek.

    Esenlikle..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: