Kuran’da Anlatılan İblis

Secde Emri

“Rabbin meleklere: “Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın” demişti. (Hicr 15/28-29)

“Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.” (Sad 38/71-72)

“Meleklere, “Adem’e secde edin” demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu. (Bakara 2/34)

“And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Adem’e secde edin” dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.” (Araf 7/11)

“Meleklere: “Adem’e secde edin” demiştik, İblis’ten başka hepsi secde etmiş, o ise: “Çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?” demişti.” (İsra 17/61)

İblis’in Cevabı

“Allah, “Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?” dedi, “Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm” cevabını verdi.” (Araf 7/12)

“Allah: “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?” dedi.

O: “Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem” dedi.” (Hicr 15/32-33)

“Allah: ” Ey İblis Kudretimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?” dedi.

İblis: “Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın” dedi.

Allah: “Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din gününe kadar lanetim senin üzerinedir” dedi.” (Sad 38/75-78)

Aldığı Ceza

“Ona, ” İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın tekisin” dedi. (Araf 7/13)

“Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır” dedi.” (Hicr 15/34-35)

“Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim.

O gün Allah: “Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin” der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız.

Suçlular ateşi görürler ve ona düşeceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar.” (Kehf 18/51-53

İblis’in İnandığı Şeyler

a- Ahiret İnancı

“İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar beni ertele” dedi.

Allah; “Sen erteye bırakılanlardansın” dedi.” (Araf 7/14-15)

“Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele” dedi.

Allah: “Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın” dedi.” (Hicr 15/36-38)

“Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni ertele” dedi.

Allah: “Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın” dedi.” (Sad 38/79-81)

b- Doğru Yolu Bilmesi

“İblis: “Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım” dedi.

Allah: “Doğrudur; işte ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım” dedi.” (Sad 38/82-85)

“Allah, “Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, onları ve sizi, hepinizi cehenneme dolduracağım” dedi.” (Araf 7/18)

“Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım” dedi.

Allah şöyle dedi: “Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; “kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır.”

Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir.” (Hicr 15/39-43)

“Benden üstün kıldığını görüyor musun? Kıyamet gününe kadar beni ertelersen, and olsun ki, azı bir yana, onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım” demişti.

Allah: “Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa bil ki, cehennem hepinizin cezası olur, hem de tam bir ceza” dedi.

Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaatlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vadeder.

Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter.” (İsra 17/62-65)

Yemini

“Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim” diye ikisine yemin etti.” (Araf 7/21)

İlk iş Adem ile Havva’nın edep yerlerini açmak idi.

“Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.” (Araf 7/20)

Adem’in Cennete Yerleşmesi

“Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz” dedik.” (Bakara 2/35)

“Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın de ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.” (Taha 20/117-119)

Cennetten Çıkarılması

“Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara “Biribirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz” dedik.

İnin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.

İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.” (Bakara 2/36-39)

“Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz.”

Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız” dedi.(Araf 7/24-25)

“Onlara şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.

Benim Kitabımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.” (Taha 20/123-124)

Yasak Ağaçtan Yemesi

“Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.” (Araf 7/19)

Ebediyet veya Meleklik Arzusu

“Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.” (Araf 7/20)

“Ama şeytan ona vesvese verip: “Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi? dedi.

Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvasından yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.” (Taha 20/120-121)

Adem’in Cevabı

“Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında kendilerine ayıp yerleri göründü, cennet yapraklarından oralarına örtmeğe koyuldular. Rableri onlara, “Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim? diye seslendi.

Her ikisi, “Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz” dediler.” (Araf 7/22-23)

Adem’in Peygamber Oluşu

“Adem, Rabbi’nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabbi de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.” (Bakara 2/37)

“Rabbi yine de onu seçip tevbesini kabul etti, ona doğru yolu gösterdi.” (Taha 20/122)

Sonuç

“Onlara: “Allah’ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?” denilir.

Onlar, azgınlar ve İblis’in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Orada putlarıyla çekişerek: “Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçımız, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak derler.

Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.” (Şuara 26/92-104)

Reklamlar

2 thoughts on “Kuran’da Anlatılan İblis

Add yours

  1. Selam Ali AKSOY Kardeşim,

    Mutlak sonsuz ilk varlık iblis olarak sembolize edilen dürtünün işleyiş sisteminde isyan etmesi kaşısında hemen onu aşağılamamış ve soru sormuştur iki elimle yarattığım insana neden saygı göstermedin.?

    Allaha hiçbir şey benzemez genel kuralı düşünüldüğünde iki elle yaratılmanın da ancak bir sembol olması gerekir.Hani Allaha yer isnad edilmiyordu.İnsan bir hata karşısında bu hatanın sebebini söylediğimizde Allah bizi hemen huzurundan kovmuyor bilakis ölene kadar düşünme şansı veriyor.Şeytan hakkında neden o kadar acele davrandı acaba.Özür dilemesine zaman bile tanımadan huzurdan kovulan bu varlığın insana musallat olmasına ise izin veriliyor.hemde bu varlık meydan okuyor göreceksin nasıl kullarını yoldan çıkaracağım.Allah da sen ve sana tabi olanları bende ateşimde yakacağım.diye tehdit ediyor.

    Yer ve göğün yaratıcısı herşeyin aslı ve özü olan bir varlığın insan ait psikolojik durumlara sokulduğunu görmekteyiz.hemde iyi gözükmeyen hallere sabırsızlık,affetmeme,çabuk kızma, tehdit etme,zavalı kuluyla söz düellosuna girme v.s……..

    Kuranın ilk bakışta okunmasından anlaşılan budur.Genel kurallar olarak bildiğimiz ise Allahın sabırlı,affedici,kullarıya karşı eşit yaklaşımı anlamındaki adalet özelliği ile bu anlatılanlar elbette çelişiyor.

    Bazı bilginler Şeytanı Allah’ın karşısında müstakil bir kötü kuvvet tasavvuru şeklinde düalist bir yaklaşım sergilemek yerine vahdet noktasında Allah’a ait bir kuvvet ve özellik olarak kabulleniyorlar. Yani İblis, Allah’a rağmen hareket eden bir varlık değil, bizatihi varlığını Alahın varlığından alan ve O’nun iradesinde hareket eden bir yapıdadır. Başka bir deyişle Allah’ın zatında mevcud olan gazap ateşi, kendi öfkesi yüzünden ezeli ahengin dengesini değiştiriyor ve bu gazap özelliği doruk noktaya ulaşarak cehennemi husule getiriyor. İblis’in Allah’ın Kahır sıfatına bağlı oluşu da O’nun ebedi yaşamı noktasında fayda teşkil ediyor.

    İblis ve olayını bu sahnede ele aldığınız gibi bir anlık bir tiyatro olarak görmek yanlıştır.Çünkü anlatılanlarda ruhsal özellikler baskındır.İblis kişiliğinde önce kibir vardır.Bu anlık bir kibir değildir.Eğer anlık olsaydı ben ondan üstünüm dediği vakit hayır üstünlük takvadadır denilir ve ona net bir şekilde yeni varlık hakkında bilgi verilirdi.Burada bize anlatılan bu varlık şahsında üstünlüğün kökende olmadığı,hatalar yapılsa dahi itiraf edilmesi gerektiği ve büyüklük taslamamak durumudur.İblislik bu üç mantık sayesinde tevbe etmemiştir.O herşeyi bilmiş ve bilinçli olarak yapmıştır.o artık bizim için bir vesveseden ibarettir ve adı da şeytan olmuştur.Bizdeki şeytani yönler tamamen iblis kişiliği ile benzerlik göstermektedir.Bizdeki insani yönler ise tamamen adem sembolünde gerçekliğini bulmaktadır.

    Kutsal kitaplar bunları neden sembolik bir dille ifade etmiş olabilir.
    Toplum değerlerimize paralel olarak, bilindışı dillerin sembolik olması kaçınılmazdır.Sembol dilinin temelinde kişisel tecrübe, his ve düşüncelerin sanki çevremizde oluşan olaylar ve bunların algılanmasıymış gibi olması yatar.Bu dilin mantığında önemli olan zaman ve mekan değilyoğunluk, anlam ve çağrışımdır.Bundan dolayı sembol dili, bütün insanlar tarafından paylaşılabilen, insanlığın geliştirdiği tek evrensel dildir.Hele sami dillerinde sembolik anlatımın çok yoğun olduğu ise tarih kitaplarında rastlanmaktadır.

    Kutsal kitaplarda anlatılan bu olayların bilinç dışında olduğu düşünülürse bunların kişileştirme ve her insanın anlayabilmesini sağlama noktasında bir zarurreten kaynaklandığıı görebiliriz.

    Saygılarımla…

    toprakerdem2005@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: