Ebu Hanife’nin hadis eleştirisine yaklaşımı

Talebe: Mümin zina edince, başından gömleğinin çıkarıldığı gibi, imanı da çıkarılır, sonra tevbe edince iman kendisine iade edilir (Ebu Davud, es-sünne 15, et-Tirmizi, el-İman 11) hadisini rivayet eden kimseler için ne dersiniz ? Eğer tasdik ederseniz Haricilerin prensiplerini kabul etmiş olursunuz. Onların görüşlerinde şüphe ederseniz, Haricilerin prensiplerinde de şüpheye düşmüş ve ifade ettiğiniz haktan rücu etmiş olursunuz. Eğer, ravilerin sözünü tekzip edecek olursanız, onlar da sizi Hz. Peygamberin sözünü yalanlamış olmakla suçlarlar. Çünkü onlar, Hz. Peygambere ulaşıncaya kadar, bu hadisi muteber kişilerden nakletmişlerdir.


Ebu Hanife (r.a.): Tekzip etmek, ancak -Ben Hz. Peygamberin sözünü yalanlıyorum- diyen kimsenin yalanlamasıdır. Fakat bir kimse -Ben Hz. Peygamberin söylediği her şeye iman ederim, fakat O kötülük yapılmasını söylemedi, Kurana da muhalefet etmedi- derse, bu söz o kimsenin, Hz. Peygamberi ve Kuranı Kerimi tasdik etmesi; Allahın Resulünü, Kurana muhalefetten tenzih etmesidir. Eğer, Hz. Peygamber, Kurana muhalefet etse ve Allah için hak olmayan şeyleri kendiliğinden uydursa idi, Allah onun kudret ve kuvvetini alır, kalp damarlarını koparırdı. Nitekim bu husus Kuranda şöyle belirtilir:

[private]-Eğer peygamber söylemediklerimizi bize karşı, kendiliğinden uydurmuş olsa idi, elbette onun sağ elini alıverirdik, sonra da kalp damarını koparıverirdik. Sizin hiç biriniz de buna mani olamazdı. (Hakka,44-47).

Allahın peygamberi, Allahın kitabına muhalefet etmez, Allahın kitabına muhalefet eden kimse de Allahın peygamberi olamaz. Onların rivayet ettikleri bu haber Kurana muhaliftir. Çünkü Allah; Kuran-ı Kerimde

-Zina eden kadın ve erkek… (Nur,2) ayetinde zâni ve zâniyeden iman vasfını nefyetmemiştir. Keza -Sizden fuhşu irtikap edenlerin her ikisini de… (Nisa,16) ayetinde Allah, -sizden- kaydı ile Yahudi ve Hrıstiyanları değil, Müslümanları kasdetmektedir.

O halde Kuran-ı Kerim hilafına, Hz. Peygamberden hadis nakleden her hangi bir kimseyi reddetmek, Hz. Peygamberi reddetmek veya tekzip etmek demek değildir. Bilakis, Hz. Peygamber adına batılı reddeden kimseyi reddetmek demektir. İtham Hz. Peygambere değil, nakleden kimseye racidir. Hz. Peygamberin söylediğini duyduğumuz yahut duymadığımız her şey can, baş üstünedir. Biz onların hepsine iman ettik, onların Allah Resulünün söylediği gibi olduğuna şehadet ederiz. Keza Hz. Peygamberin, Allahın nehyettiği bir şeyi emretmediğine, Allahın kullarına ulaştırılmasını emrettiği bir şeye de mani olmadığına şahitlik ederiz. O, hiç bir şeyi Allahın tavsif ettiğinden başka şekilde tavsif etmez. Yine şehadet ederiz ki O, bütün işlerde Allahın emrine muvafakat etmiş, hiç bir bidat ortaya koymamıştır. Allahın söylemediği hiç bir şey de teklif etmemiştir. Bunun için Allahu Teâlâ -Kim Resule itaat ederse Allaha itaat etmiş olur. (Nisa,80) buyurmaktadır.


Talebe: Çok güzel açıkladınız. Fakat içki içen kimsenin, kırk gün ve kırk gece namazının kabul olunmayacağını iddia eden kimse için ne dersiniz? Bana iyilikleri yıkan ve iptal eden bu hususu açıklayınız.


Ebu Hanife (r.a.): – Allah, içki içen kimsenin kırk gün ve kırk gece kıldığı namazı kabul etmez.- (et-Tirmizi el-Eribe 1, İbnu Hanber II/176, V/171.) sözünün açıklamasını bilmiyorum. Söz sahiplerinin sözlerinin, hakikate kesin olarak aykırı olduğunu bildiğimiz bir açıklama yapmadıkları sürece, onları yalanlamam. Biz Biliyoruz ki Allah, kulunu işlediği günahtan dolayı cezalandırır veya günahını affeder. Allah, kulunu işlemediği günahtan ötürü cezalandırmaz, kulun işlediği farzları hesap eder, günahlarını da yazar. Mesela, bir kimsenin malının zekatından, daha fazla vermesi gerekirken, elli dirhem verdiğini kabul edelim. Bu durumda Allah onu verdiği miktardan dolayı değil, vermediği miktardan dolayı cezalandırır. Verdiği miktarı kul lehinde değerlendirir. Keza bu kimse oruç tutar, manaz kılar, hacca gider ve adam öldürürse, bu hususta iyilikleri hesap edilir, kötülükleri ise aleyhine yazılır. Allah bu konuda Kuranda şöyle buyurur:

-Kazandığı iyilik kendi lehine, yaptığı kötülük de kendi aleyhinedir. (Bakara, 28),

-Bir iş yapmanın amelini ben, elbette boşa çıkarmam.(Âl-i İmran, 195.)

-Yalnız işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılacaksınız. (Yasin, 54.),

-Ancak işlediklerinizin cezasını göreceksiniz. (Tahrim, 7),

-Kim zerre miktarı iyilik işlerse karşılığını görür, kim de zerre miktarı kötülük işlerse karşılığını görür. (Zilzal, 7,8)

-Küçük, büyük her şey yazılıdır. (Kamer,53)

Bu duruma göre, iyilik ve kötülükler az da olsa Allah tarafından yazılmaktadır. -Biz kıyamet günü adalet terazilerini koyacağız. Hiç bir kimse hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayacaktır. Hardal danesi ağırlığınca olsa da biz onu hesaba katacağız. Bizim hesap görmemiz elverir.- (Enbiya, 47) Bütün bunların aksini iddia eden kimse Allahı zulümle tavsif etmiş olur. Oysaki Allah zulmetmeyeceği hususunda kullarını temin etmiştir:-Hiç bir kimse hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmaz-, -Ancak işlediklerinizin cezasını görürsünüz.- (Saffat, 39), -Kim bir zerre miktarı iyilik işlerse onun mükafatını görür.- ayetleri bu hususu belirtmektedir. Allah, iyiliklere mukabelede bulunduğu için kendisinin şekûr olduğunu ifade etmiştir. O, merhametlilerin merhametlisidir.

İyiliklere gelince; onları üç şeyden biri boşa çıkarır. Bunların birincisi, Allaha şirk koşmaktır. Bu konuda Allah, -Her kim imanı inkar ederse, bütün işledikleri boşa gider.- (Maide, 5) buyurmuştur. İkincisi; bir kimseyi azad etmek veya sıla-i rahimde bulunmak yahut Allah rızası için bir malı sadaka olarak verdikten sonra gazaplanmak veya gazap haricinde iyilik yaptığı kimseyi minnet altında bırakmak için -Ben sana sıla-i rahimde bulunmadım mı?..- ve benzeri şeyler söyleyerek başa kakma durumudur. Bu ve benzeri hususlarda o kimsenin sevabı suratına çarpılır. Zira Yüce Allah, -Sadakalarınızı, başa kakma ve eza vermek suretiyle iptal etmeyin.- (Bakara, 264) buyurmaktadır. Üçüncüsü; başkalarına gösteriş yapmak için, amel işlemektir. Riya için yapılan salih ameli Allah kabul etmez. Bu üç günahın ötesindekiler, iyilikleri yıkıp boşa çıkarmazlar.

Kaynak: İMAM-I AZAMIN BEŞ ESERI; El-Alim Vel Müteallim Sayfa:31-34. Çeviren: Mustafa Öz, Kalem Yayıncılık A.Ş. Istanbul-1981..

Bu yazı Kuran İslamı sitesinden alıntıdır.

[/private]

Reklamlar

4 thoughts on “Ebu Hanife’nin hadis eleştirisine yaklaşımı

Add yours

  1. Ebu Hanife gerçekten güzel bir usûl geliştirmiş.Öncekilerin söylediklerini hiçe saymanın ne kadar yanlış;öncekilerin söylediklerinden faydalanmanın ne kadar doğru olacağını gördüm bu yazıda.Alıntı için teşekkür ederim.

  2. alı aksoy bey 1.cehennem ıle ılgılı baslıklı yazıya maıl gondermıstım yayınlamıssınız tesekkurler.2.ordan sıze ıkıncı yorumu gondereyım dıyorum aynı yorumu yapmıssınız hatası verıyor o yuzden burdan yazıyorum.3.alı aksoy wordpress com. ısımlı adresınızın zoyaretcı defterı bolumune en az 5 maıl attıgımı sanıyorum ama hepsı hala deneyım beklıyor yazıyo dolayısıyla ınsan olarak sınırlendım ama asla hakaret etmedım eger dıger yorumu yayınladıysanız onları haydı haydı yayınlarsınız .4 karsıt gorus veya delıl demıssınız şunu belırteyım ben sızın gıbı ilim ehlı bırı degılım sadece sızın goruslerınızden yazılarınızdan kendınızle goruslerınızle celısen yerlerı gostermek ve aynı dogrultuda sordugum sorularıma cevap vermenızı beklemekteyım.5.mesela şuan altına yorum yazdıgım bu konuda ebu hanıfenın hadıs elestırısıne yaklasımını ele almıssınız.yazıyı okumamam bıle gerek yok (hepsını akudum)nedenmı sız zaten onların ılettıgı hadıslere bele şuphelı dıyıp tek kaynagın kuran oldugunu savunuyorsunuz pekı ebu hanıfenın hadıs elestırısıne yaklasımını hangı kaynaktan ogrenıyor ve degerlendırmeye alıyor ornek olarak kullanıyorsunuz.yanı kabul etmenıdıgnız bır adamın baska ısınıze yarayan bır yazısını kabul edebılıyorsunuz sonucuna varıyorum butun konularınızda buna benzer celıskılerınızı sıze gosterebılırım sız nasıl benı allah ıcın uyardıgınızı dusunuyosanız bende aynen sızın gıbı dusunuyorum selametle kolay gelsın

  3. yahu şu dıkkatımı cektı bu kaynak olarak yayınladıgınız eserın cevırısını yapande aynen benım gıbı mustafa öz umarım onunla karıstırmadınız benı))))))))))))))))))))))))))))) zıra bu kıtap cevrıldıgınde (yukarıda yazan tarıh 1981) ben daha 3 yasındaymışım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: