Gazete Vatan sitesinden alıntıdır.

SORU: “O ümmi Peygamber temiz şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar” (Araf 157) ayetine göre Peygamberimizin haram ve helal kılma yetkisinin olabileceğini söyleyebilir miyiz? Yani Allah’ın hükmü dışında Peygamberimizin kendisinin haram ve helal kılma yetkisi var mı? Kuran’da “O, (Hz Muhammed) kendisine vahyedilenden başkasını söylemez” (Necm 3/4) ayeti, Peygamberimizin kendisine vahyedilenden başka bir söz söylemeyeceğini dile getiriyor. Vahyedilen sadece Kur’ân olduğuna, başka bir vahiy olmadığına göre Peygamberimiz de Kur’ân dışı hüküm koyamaz değil mi? Yani onun haram ve helal kılma yetkisi yoktur. Ben sanıyorum ki A’raf 157’nci ayette geçen deyiş Peygamberin yeni kural oluşturması değil, Kur’ân’da var olan haram ve helalleri insanlara iletmesi manasındadır. Bu ayetteki haram kılma fiili, Arapçasında ve tabii ki o ayette hangi manada geçmektedir? (Zeynep Caner)

CEVAP: A’raf 157’nci ayette Hz. Peygamber’in, kendisine gelen vahiylerle insanlara güzel şeyleri helal kıldığı, çirkin şeyleri de yasakladığı vurgulanmaktadır. Ayetin amacı, Peygamber’in tebliğ ettiği din kurallarının, hükümlerin kendi sözleri değil, kendisine gelen vahiy sözleri olduğunu belirtmektir. Kıyamete kadar geçerli olan din, sadece vahiyle konulmuş olan hükümlerdir. Bunlar tüm insanları bağlar.

MANTIKSIZ BİR DÜŞÜNCE
Haramlar da vahiylerle sabit olan yasaklardır. Necm Suresi’nde Peygamber’in kendi keyfiyle değil, meleğin vahyiyle konuştuğu, kendisine gelen sözlerin melek vahyi olduğu, kendisinin o meleğin direktifiyle hareket ettiği anlatılmaktadır. Yoksa Peygamber’in bir insan olarak dile getirdiği her sözün vahiy olduğu söylenmiyor. Çünkü zaten bu, mantıklı olmaz. Kur’ân da vahiy dışında Peygamber’in bir insan olduğunu vurgular. Peygamber’in her sözünü vahiy kabul etmek ve dolayısıyla onun şartlara uygun olarak söylediği geçici sözleri tüm zamanlar için aynen Kur’ân vahyi gibi din hükmü kabul etmek dini güçleştirir ve çağların dışına atar.

SÜLEYMAN ATEŞ