Ara

Ali Aksoy

www.aliaksoy.net

Etiket

allah vahiy göndermeseydi

Kuran’a Abdestsiz Dokunmak

Soru: Vakıa Suresi’nin 79. ayetinde bahsedilen dokunma nasıl bir dokunmadır. Kur’an’a abdestsiz dokunamazsınız diyenler bu ayeti delil gösteriyorlar. Ezbere ayet okuyabilirmişiz de onun yazılı olduğu kağıda dokunamazmışız. Bu nasıl bir anlayış kağıdı mı kutsuyoruz, ayeti mi ? Bunu gerçekten böyle mi anlamalıyız. ? Bu ayetin çerçevesinde olayı açıklar mısınız.?

Cevap: Vakıa Suresi’nin 79. ayeti söylendiği gibi Kur’an’a dokunmakla veya abdestli olmakla ilgili değildir.

Ayetin ifâde ettiği anlam, vahyi Hz.Muhammed’e kimlerin getirdiği ile ilgilidir.

Bu konuda müşrikler peygamberimizin cinlenmiş biri olduğunu (mecnun) ağzından çıkan bu hikmetli sözleri de ona cinlerin getirdiklerini söylüyorlardı.
Bu nedenle Allah:

“Biz Kur’an kovulmuş şeytanın sözü olamaz. O halde siz nereye gidiyorsunuz?” (81/25-26)

“Yıldızların battığı yerler üzerine yemin ederim ki bilirseniz bu büyük bir yemindir. Şüphesiz bu korunmuş kitapta bulunan şerefli bir Kur’ân dır. Ona ancak günah kirine bulaşmayan (Melekler) erişebilir. (ve Muhammed’e melekler getiriyor.) O alemlerin Rabbi’nden indirilmiştir. Şimdi siz bu sözümü küçümsüyorsunuz?” (56/75-81)

Cinlerin niçin bu kitaba erişemeyeceğini ise şu ayetler ifade etmektedir: Continue reading “Kuran’a Abdestsiz Dokunmak”

Bağlayıcı olan tek yazılı kitap Kuran-ı Kerîm’dir


Bizim bildiğimiz vahiy Kurân’dır. Bunun dışında Peygamber’in kalbine doğan bazı düşünceler olabilir ama Peygamber bu düşünceleri kendi söz kalıplarıyla ifade etmiştir. İşte bu tür sözlere kutsal hadis denilir. Ama bunlar Kur’ân ağırlığında vahiy değildir, Peygamber’in insansal düşüncelerinin bunlarda etkisi vardır. Bundan dolayı Peygamberimiz Kur’ân vahyi dışında herhangi bir sözünü yazdırmamış, hatta sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Kıyamete kadar insanları bağlayacak emirler, yasaklar Kur’ân vahyiyle sabit olanlardır. Bunun dışındaki emirler Peygamber’in kendi sözü de olsa geçicidir, bağlayıcı değildir. Çünkü Peygamberimiz bunları o zamanın şartları içinde söylemiş, “herkes için geçerlidir, bağlayıcıdır” dememiştir. Zira kendi söz ve emirlerinin bir kısmını sonradan şartlar değişince değiştirmiştir. Bazı yasakları kaldırmış, zamanın gereği ne ise onu yapmıştır. Ama Kur’ân emrini değiştirme yetkisine sahip değildir: “De ki: Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım” (Yunus: 15).

KALBİNE DOĞAN İLHAMLAR

Fakat sonradan gelenler Kur’ân ile yetinmeyip Peygamber’in her sözünü vahiy kategorisine sokup Kur’ân ile eşit yapmaya kalkmışlardır. Oysa sözlerin bir bölümü ilham olsa da Kur’ân vahyi ağırlığında değildir.

… Ama kutsal hadis dediğimiz Peygamber’in kalbine doğan ilhamların ifade tarzı Peygamber’in kendi sözleridir. Bundan dolayı bunlar yazılmadığı için aktarımlarında büyük farklar, fazlalıklar, eksiklikler vardır. Bunlar bağlayıcı olmadığı için Peygamberimiz bunları yazdırmadı. Kendisinden sonra gelen dört Halife de bunları yazdırmadı. Onlar için bağlayıcı tek yazılı kitap Kur’ân-ı Kerîm’dir.

Kaynak:Gazete Vatan

Bağlayıcı olan tek yazılı kitap Kuran-ı Kerîm’dir


Bizim bildiğimiz vahiy Kurân’dır. Bunun dışında Peygamber’in kalbine doğan bazı düşünceler olabilir ama Peygamber bu düşünceleri kendi söz kalıplarıyla ifade etmiştir. İşte bu tür sözlere kutsal hadis denilir. Ama bunlar Kur’ân ağırlığında vahiy değildir, Peygamber’in insansal düşüncelerinin bunlarda etkisi vardır. Bundan dolayı Peygamberimiz Kur’ân vahyi dışında herhangi bir sözünü yazdırmamış, hatta sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Kıyamete kadar insanları bağlayacak emirler, yasaklar Kur’ân vahyiyle sabit olanlardır. Bunun dışındaki emirler Peygamber’in kendi sözü de olsa geçicidir, bağlayıcı değildir. Çünkü Peygamberimiz bunları o zamanın şartları içinde söylemiş, “herkes için geçerlidir, bağlayıcıdır” dememiştir. Zira kendi söz ve emirlerinin bir kısmını sonradan şartlar değişince değiştirmiştir. Bazı yasakları kaldırmış, zamanın gereği ne ise onu yapmıştır. Ama Kur’ân emrini değiştirme yetkisine sahip değildir: “De ki: Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım” (Yunus: 15).

KALBİNE DOĞAN İLHAMLAR

Fakat sonradan gelenler Kur’ân ile yetinmeyip Peygamber’in her sözünü vahiy kategorisine sokup Kur’ân ile eşit yapmaya kalkmışlardır. Oysa sözlerin bir bölümü ilham olsa da Kur’ân vahyi ağırlığında değildir.

… Ama kutsal hadis dediğimiz Peygamber’in kalbine doğan ilhamların ifade tarzı Peygamber’in kendi sözleridir. Bundan dolayı bunlar yazılmadığı için aktarımlarında büyük farklar, fazlalıklar, eksiklikler vardır. Bunlar bağlayıcı olmadığı için Peygamberimiz bunları yazdırmadı. Kendisinden sonra gelen dört Halife de bunları yazdırmadı. Onlar için bağlayıcı tek yazılı kitap Kur’ân-ı Kerîm’dir.

Kaynak:Gazete Vatan

WordPress.com'da Blog Oluşturun. | Baskerville Teması.

Yukarı ↑

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.